Erişilebilirlik

Temsilciler Meclisi'nde 3 Oyla Türkiye Kararı


Temsilciler Meclisi'nde 3 Oyla Türkiye Kararı

Temsilciler Meclisi'nde 3 Oyla Türkiye Kararı

Türkiye’de Hıristiyanların mirasının korunması ve kiliselerin iadesi çağrısında bulunan tasarı Temsilciler Meclisi Genel Kurulu’nda 1'e karşı 2 oyla kabul edildi

ABD Temsilciler Genel Kurulu, Türkiye'de Müslüman olmayan grupların din özgürlüğünün ihlal edildiğini öne süren ve Türk hükümetini bu gruplara ait, el konmuş mülkü iade etmeye çağıran karar tasarısını, sadece 3 üyenin katıldığı oturumda bire karşı iki oyla kabul etti.

Görgü tanıkları ve ajans haberlerine göre tasarı 435 üyeli Temsilciler Meclisi’nde dün gece görüşülmeye başlandığında salonda 7; oylamada ise sadece 3 milletvekili bulunuyordu.

Tasarıya, girişimin öncülüğünü yapan Cumhuriyetçi Partili California milletvekili Ed Royce ve Demokrat Partili California milletvekili Howard Berman “evet”, Türkiye Dostluk Grubu eş başkanı Ed Whitfield “hayır” oyu verdi.

Berman ve Royce, Türkiye'de din özgürlüklerinin ihlal edildiğini ileri sürdü. Türkiye Dostluk Grubu eş başkanı Whitfield ise, Türkiye'de bu alanda önemli ilerleme kaydedildiğini söyledi ve Ankara hükümetinin kınanmak değil teşvik edilmesi gerektiğini savundu.

Ermeni ve Rum lobileri tarafından desteklenen tasarıda Türkiye’de dini ayrımcılığa son verilmesi; kiliselerin her türlü ibadete ve diğer çalışmalara açılması; kiliselerin ve diğer ibadet yerlerinin sahiplerine iade edilmesi çağrısında bulunuyor.

Tasarı metninde 1915 olaylarına atıfta bulunan ifadeler daha önce çıkarılmıştı.

Türkiye'nin Washington Büyükelçisi Namık Tan, 2 milletvekilinin oyuyla geçen tasarıyı ''adaletsiz, haksız ve lüzumsuz'' olarak niteledi.

Tasarısının bağlayıcı niteliği yok.


Türkiye Dışişleri Bakanlığı'nın oylamayla ilgili açıklaması:

ABD Temsilciler Meclisi 13 Aralık 2011 tarihinde “Türkiye Cumhuriyeti’ni Hıristiyan Mirasını Korumaya ve El Konmuş Kilise Mülklerini İadeye Davet Etmek” başlıklı ve H. Res. 306 rumuzlu tasarıyı, Komite sürecini atlamak ve doğrudan Genel Kurul’a getirmek suretiyle kabul etmiştir.

Ermeni Grubu Eşbaşkanı Royce’un sunduğu ve Azınlık Grubu Lideri Berman’ın ortak sunucu olduğu tasarının, sadece üç kişinin katıldığı bir oylamada iki ortak sunucunun oyuyla geçmiş olması, konunun ne kadar gayri ciddi biçimde ele alındığını göstermektedir.

Hiçbir temeli olmayan ve oylama sürecinden de görüleceği üzere tüm Meclisin iradesini yansıtmayan bu metnin kabulünden tepki ve hayal kırıklığı duyuyoruz.

Ülkemizde anayasal sistem, bireylerin, din, ırk, renk, etnik köken, dil ve benzeri özelliklerine bakılmaksızın kanun önünde eşitliğine dayanmaktadır. Dolayısıyla, ülkemizde din temelinde ayrımcılıktan söz edilmesi temelden yoksundur.

300’den fazla gayrimüslim ibadethanenin ve bu çerçevede yabacılara ait 50’den fazla kilisenin faaliyet gösterdiği ülkemiz, özellikle son yıllarda gerçekleştirilen reformlar da dikkate alındığında, dini özgürlükler açısından örnek teşkil edebilecek seviyededir.

Türkiye’deki gayrimüslim cemaat vakıflarının mülkiyet haklarının kullanımı ise, Vakıflar Kanunu’nda 2008 yılında ve son olarak 2011 Ağustos ayında yapılan değişikliklerle daha da iyileştirilmiş; 1936 Beyannamesinde kayıtlı tüm taşınmazların vakıflar adına tescili veya rayiç değerinin ödenmesine imkan tanınmıştır.

Herşeyden önemlisi, Türkiye'de gerek siyasi, gerek toplumsal düzeyde ayrımcılıkla mücadele ve farklılıklara hoşgörü yaklaşımı çerçevesinde önemli bir irade olduğu açıktır.

Tabiatıyla bu tür tek yanlı ve gerçeklerden uzak girişimlerin hiçbir değeri bulunmamaktadır. Bu konularda ABD Temsilciler Meclisince yargıya varılmadan önce daha ciddi değerlendirme yapılmasına ihtiyaç olduğu görülmektedir.

XS
SM
MD
LG