Erişilebilirlik

Türkiye’nin İşi Juncker İle Daha Da Zorlaşacak


Yeni Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı seçilen Jean Claude Juncker, Avrupa'nın en deneyimli siyasetçileri arasında yer alıyor.

Yeni Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı seçilen Jean Claude Juncker, Avrupa'nın en deneyimli siyasetçileri arasında yer alıyor.

Türkiye’nin beş yıl içinde Avrupa Birliği'ne üye olma olasılığı çok düşük olsa da yeni Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Jean Claude Juncker’in beş yıllık görevi süresince genişlemeye kapıyı kapatması Ankara açısından olumsuzlukları artırma potansiyeline sahip.

Mayısta düzenlenen Avrupa seçimlerinden bu yana Avrupa Birliği’nde adından en fazla bahsedilen isimler arasında yer alan ve Birlik üyesi ülkelerin liderleri tarafından aday gösterilen eski Lüksemburg Başkanı Jean Claude Juncker, Avrupa Parlamentosu’nda yapılan oylama sonunda Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı seçildi.

Avrupa Parlamentosu’nun 751 üyesinden 729’u oylamaya katılırken Juncker için 422 lehte, 250 aleyhte oy çıktı. 47 parlamenter çekimser kalmayı tercih ederken 10 oy da geçersiz sayıldı.

Juncker’in seçilmesi için 376 oyun yeterli olduğu düşünülürse 422 oy oldukça güçlü bir destek olarak yorumlanabilir. 28 Avrupa Birliği ülkesinin 26’sından, Avrupa Parlamentosu’nun 422 parlamenterinden gelen güçlü destek Juncker’in, “Önümüzdeki 5 yılda yeni Avrupa Birliği üyesi olmayacak” açıklamasının olumsuz potansiyelini ve etkisini artıran bir boyut yaratıyor.

Juncker seçim kampanyasında da aynı mesajı vermişti. Avrupa Parlamentosu’nda aynı söylemi tekrarlaması bu politikaya resmi bir boyut katmış oldu.

Mevcut müzakerelerin süreceğini açıklayan Juncker’in bu derece köşeli ve bağlayıcı niteliği yüksek bir açıklama yapmasının ardında Avrupa Parlamentosu’nda genişlemeye özellikle de Türkiye’ye yönelik alerjinin yükselmesi ve Birlik liderlerinin Avrupa seçimlerinden çıkan tablodan ürkmesi yatıyor.

Mevcut parametrelerde beklenmedik ve radikal bir değişiklik olmaması halinde Türkiye’nin 5 yıl içinde Avrupa Birliği’ne üye olma ihtimali sıfıra yakın olsa da yeni Komisyon Başkanı’ndan gelen bu açıklama hem moral açıdan hem de olası ve mevcut zorlukların aşılması konusunda sürece zarar verici bir içeriğe sahip.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile kurduğu yakın ilişkiye rağmen Juncker’in Türkiye’nin Avrupa Birliği’ni gerçekten desteklediğini ve üyeliğine inandığını söylemek mümkün değil.

Son dönemde Türkiye’de yaşanan gelişmeler ve verilen mesajlar da Juncker’in Türkiye konusundaki görüşlerini olumsuz eğilimli durağandan olumsuza çevirdi.

AKP’nin üyesi olduğu Avrupa Muhafazakarlar ve Reformcular İttifakı’nın (AECR) Avrupa Parlamentosu kanadı olan Avrupa Muhafazakarlar ve Reformcular (ECR) Grubu’na Türkiye’nin üyeliğine karşı çıkan siyasi partilerin de girdiği, Avrupa Parlamentosu’nun en büyük siyasi grubunda Türkiye için imtiyazlı ortaklık fikrinin yeniden ısıtılmaya başlandığı, Avrupa Parlamentosu Başkanı Martin Schulz’un Türkiye’ye olumsuz bakışının güçlendiği, Avrupa Birliği ülkelerinin Türkiye ile müzakere sürecini nasıl ilerletecekleri yerine nasıl frenlemeyi sürdürecekleri yönünde hesapları gözden geçirdiği bir ortamda genişlemeye kapıyı kapatan bir Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı’nın Türkiye açısından olumlu sonuçlar doğurmasını beklemek oldukça zor.

Yorumları göster

XS
SM
MD
LG