Erişilebilirlik

Türkiye'de Yüce Divan Olacak mı?


Soruşturma komisyonu yolsuzluk ve rüşvet iddialarında adı geçen 4 eski bakanla ilgili karar almazsa CHP meclis genel kurulunda oylama yapılması için önerge verecek

Türkiye, geçtiğimiz yıl 17 Aralık’ta kamuoyuna yansıyan yolsuzluk ve rüşvet iddialarıyla ilgili önemli bir dönüm noktası eşiğine geldi. TBMM Soruşturma Komisyonu, yolsuzluk ve rüşvet iddialarında adı geçen 4 eski bakan ile ilgili Pazartesi günü gerçekleştireceği oylamayla karar vereceğini açıklarken; CHP’li üye Erdal Aksünger’in “Türkiye’de AKP mensubu olup da üzerinde Recep Tayyip Erdoğan baskısı olmayan olduğunu zannetmiyorum” sözleri dikkat çekti.

Türkiye, geçen yıl 17 Aralık’ta İstanbul Cumhuriyet Savcılığı’nda yürütüldüğünü kamuoyuna yansıyan aralarında İran kökenli Rıza Sarraf’ın da bulunduğu iş adamları ile AKP Hükümeti’nin ilişkilerinde yolsuzluk ve rüşvet iddialarıyla sarsılmıştı. O dönem Youtube ve Twitter aracılığıyla paylaşılan telefon dinleme kayıtlarıyla peş peşe iddialar gündeme gelmesi üzerine aylarca sosyal medya sitelerine de erişim yasağı da getirilmişti.

Bugün Cumhurbaşkanlığı makamında olan o dönemki Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan ile konuşmalarındaki maddi unsurlar yanı sıra medya kuruluşları yöneticilerine talimatlar vermesi, Danıştay’a seçilecek başkan ile ilgili görüşmeleri, Erdoğan ailesi bağlantılı imar değişikliği talepleri gibi pek çok iddia gündeme taşınmıştı. O iddialarda o dönemki Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, AB Bakanı Egemen Bağış, Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan ile İçişleri Bakanı Muammer Güler itham edilen isimlerdi.

İddialar üzerine 26 Aralık’taki kabine değişikliğinde bakanlık görevlerine sona eren bu 4 eski bakan hakkında Türkiye’deki mevzuat üzere sivil yargıda soruşturulamadığı için aylar sonra TBMM’de Soruşturma Komisyonu kurulmuştu. Şimdi o Komisyon, görev süresini tamamlama noktasına erişti.

TBMM Soruşturma Komisyonu Başkanı, AKP’li Hakkı Köylü, Pazartesi günü 4 eski bakan ile ilgili Yüce Divan’a gönderilip gönderilmeyeceklerini oylama yapacaklarını açıkladı. Ancak Komisyon’un CHP’li üyesi Erdal Aksünger’e göre, AKP’li üyeler üzerinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın baskısı söz konusu ve bu nedenle de Yüce Divan’a gönderme yönünde sürpriz olup olamayacağı ise Pazartesi günkü açık oylamada ortaya çıkacak.

TBMM’deki basın toplantısında, “Türkiye’de AKP mensubu olup da üzerinde Recep Tayyip Erdoğan baskısı olmayan olduğunu zannetmiyorum” diyen Aksünger, yolsuzluk ve rüşvet soruşturmasında gelişecek son süreci şöyle özetledi:

“Her bakanla ilgili ayrı ayrı oylama yapılacak suçlarla ilgili ayrı ayrı oylama olacak komisyon sonunda karara varacak. 9 Ocak’a kadar rapor yazılmış olacak. Rapor elimize geçtiği anda muhalefet şerhlerini yazacağız ayın 10'undan sonra Meclis Başkanı’na gidecek 10 gün içinde Genel Kurulu indirmesi gerekiyor.

Son sözü AKP söyleyecek

CHP’li üye Erdal Aksünger’in özetlediği bu süreç öncesinde şimdi gözler AKP’ye çevrildi. TBMM çatısı altındaki 15 kişilik Komisyon’un 9 üyesi AKP’li olduğu için 4 eski Bakan ile ilgili Yüce Divan kararı oylamasında sonucu iktidar partisi belirleyecek.

Aksünger, eğer Komisyon’da Yüce Divan’a gönderme kararı çıkmazsa CHP olarak TBMM Genel Kurulu’nda önerge vereceklerini açıkladı. Dolayısıyla eski bakanlarla ilgili son sözü; 312 sandalyesinde AKP’liler oturduğu 536 kişilik TBMM Genel Kurulu oylaması söyleyecek. Meclis’teki bu oylama gizli olacak.

AKP çoğunluğuyla verilecek karar çerçevesinde eğer 4 eski bakanlardan Muammer Güler, Erdoğan Bayraktar, Zafer Çağlayan ve Egemen Bağış’ın herhangi birisi veya hepsi hakkında Yüce Divan’a gönderme kararı çıkarsa; Türkiye’deki mevzuata göre, Anayasa Mahkemesi, yıllar sonra yeniden bakan yargılamasına sahne olacak. Yüce Divan sıfatıyla Anayasa Mahkemesi, TBMM Genel Kurulu’nun resmi kararı kendisine ulaştıktan sonra tüm soruşturma dosyalarını talep edecek ve öncelikle kendi raportörlerine dosyaları inceletecek. Ardından Yüce Divan olarak yargılama aşamasına geçecek.

CHP eylemde MHP de destekledi

Bu arada Ankara’da Çarşamba günü 17 Aralık’ın yıldönümü dolayısıyla renkli protesto eylemleri yaşandı. CHP Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin başta olmak üzere çok sayıda CHP’li vekil, üzerlerine kent merkezlerine asılmasına müdahale edilen 4 eski Bakan’ın “hırsız” olarak simgelendiği afişleri asarak Kızılay Meydanı’na geldi. Burada yolsuzluk ve rüşvet iddialarını protesto eden vekiller ile CHP Gençlik Kolları üyeleri, İran ile altın ticaretinde yolsuzluklar için kullanıldığı iddia edilen ve kamu bankası niteliğine sahip Halkbank’ın önüne ayakkabı kutuları da fırlattı.

Amerika’nın Sesi’ne konuşan CHP Gençlik Kolları Başkanı İrfan İnanç Yıldız da, 17 Aralık sonrasında ortaya çıkan ses kayıtları hakkında Adli Tıp Kurumu’nun montaj olmadığını teyit ettiğini kaydetti. Buna rağmen yolsuzluk ve rüşvet iddiaları çok ciddi olmasına rağmen savcılık makamlarınca hukukun gereğinin yerine getirilmediğini söyleyen Yıldız, “Bu hafta boyunca eylem planımızı farklı illerde alanlarda sürdüreceğiz. Amacımız Cumhuriyet tarihindeki en büyük yolsuzluğu dediğimiz bu olayı unutturmamaktadır. Çünkü bu yolsuzluk bizlerin cebinden çalınan paralar yani dar gelirli insanların, emekçilerin, işçilerin ceplerinden çalınan paradır” dedi.

CHP’nin afiş asmasına Aydın ilinde 16 Aralık akşamı polis müdahalesi yapılmasını da değerlendiren Yıldız, bu yasağa karşın söz konusu afişi 20 bin CHP’linin üzerine asarak bu hafta boyunca kent merkezlerinde gezeceğini açıkladı.

CHP’nin bu haftayı yolsuzluk ve rüşveti protesto haftası ilan etmesine MHP’den de destek geldi. TBMM’de MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, aralarında Çinçe’nin bulunduğu 9 dilde yolsuzluk yapıldığını belirten ifadeyi taşıyan büyük bir pankart ile basın toplantısı düzenledi.

HDP: Ne darbeciden ne hırsızdan yanayız

HDP ise geçtiğimiz ay Komisyon'daki üyesi Bengi Yıldız'ı soruşturma yürütülmediği gerekçesiyle geri çekmişti. Bugün ise HDP adına Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, yolsuzluklarla ilgili tavırlarını Twitter'dan paylaştığı mesajlarla ortaya koydu. Demirtaş, Twitter'da şunları ifade etti:

"17 Aralık'ta ortaya dökülenler gerçek hırsızlık ve rüşvet belgeleriydi. Ama bu belgeleri ortaya dökenler temiz eller savcı/polisi değildi. Cemaatin siyasi amaçları için devleti kontrolü altına almak isteyen cemaatin savcı/polisiydi. Cemaat 17 Aralık operasyonlarını temiz toplum/temiz siyaset için yapmadı. Hırsızın yerine geçmek için yaptı. Bundan dolayı AKP tabanının partisinin etrafında kenetlenmesine yol açtı. Yerel ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde sandıkta AKP'den hesap sormamızı engellemiş oldu. Böylelikle Cemaat, hırsızı bizzat kendisi korumaya almış oldu. Şimdi bize düşen şey ne AKP ne cemaat şiarıyla ikisinden de hesap sormaktır. Ne darbeciden ne de hırsızdan yana taraf olmak zorunda değiliz. İkisi de suç ortağıdır. Biz ikisine de karşı bir yerde tarafız. Ben yine de anlamadım diyenler için 6 numaralı twit geçerlidir."

Demitaş'ın son twit'i "Ayrıca beni çok sert eleştirenler dahil hepinizi seviyorum, şapşikler" ifadesiyle de paylaşım rekoruna imza attı.

XS
SM
MD
LG