Erişilebilirlik

Türkiye’de 'Saray’da Hükümet' Dönemi


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 19 Ocak’ta Beştepe’deki Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda bakanlar kurulunu toplayıp başkanlık edeceğini resmen açıkladı

Türkiye Cumhuriyeti’nde, 8.Cumhurbaşkanı Turgut Özal dönemi ardından yeniden Cumhurbaşkanı başkanlığında Bakanlar Kurulu’nun toplanması dönemi 19 Ocak’ta başlayacağı resmiyet kazandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Bakanlar Kurulu’na Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda başkanlık edeceğini açıklarken Atatürk Orman Çiftliği arazisindeki makamı için “Beştepe” ifadesini vurgulaması da dikkat çekti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bugün Ankara’da Türk-İş Genel Merkezi’ni ziyareti sonrasındaki açıklamasında, 19 Ocak'ta Beştepe'deki Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda Bakanlar Kurulu'nu toplayıp başkanlık edeceğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bugünkü açıklamasındaki ifadeleri, Türkiye siyasetinde önümüzdeki günlerde yeni tartışmaları da tetiklemeye gebe görünüyor. Erdoğan’ın açıklamasındaki “Beştepe” vurgusu, “biz” ifadesiyle kendisini halen AKP ile özdeş gördüğü izlenimi yaratması, “vesayet” denildiğinde “halkın seçtiği Cumhurbaşkanıyım” hatırlatması ve Hükümet’i toplamaya devam edebileceği sinyalini vermesi dikkat çekti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ne dedi?

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk-İş ziyareti dışında tek soru kabul etti ve bu çerçevede kendisine yöneltilen Bakanlar Kurulu’na başkanlık etmesiyle ilgili soruyu yanıtladı. Türkiye açısından Erdoğan’ın ‘tarihi’ niteliğindeki açıklaması şöyleydi:

"Türkiye Cumhuriyeti, Anayasa'nın çizmiş olduğu çerçeveler içerisinde yönetilen bir cumhuriyettir. Burası böyle rastgele bir kasaba devleti değildir. 16 devlet ile teşekkül etmiş olan bir cumhuriyettir. Şu anda da bizim bir anayasamız var. Bu anayasada Cumhurbaşkanı’nın yetkileri belirlenmiştir. Halkın seçtiği bir cumhurbaşkanı olarak seçimler öncesinde hatırlarsanız şu ifadeyi sıkça kullanmışımdır. 'Anayasa'nın vermiş olduğu yetkileri sonuna kadar kullanırım' demişimdir. Devir teslimden bu yana Eylül-Ekim-Kasım-Aralık dört ay geçti ve şimdi Ocak ayına giriyoruz. Bu konularda 2014 ve 2015 ile geleceğin bir cumhurbaşkanı olarak Bakanlar Kurulu'nu Anayasa'nın hükmü başkanlık eder gerekli gördüğü hallerde toplar bu hükümdür. Sayın Başbakan ile de bu konuyu görüştük. Tabii Binali Bey’in (Yıldırım), böyle bir tarih verip vermediği konusunda, kendisi gerçi ‘Ben bir tarih vermedim’ diyor ama biz Sayın Başbakan ile de bu konuyu görüşerek, ayın 19'unda ben Bakanlar Kurulu'nu Beştepe'de toplayacağım ve orada Bakanlar Kurulu toplantısına başkanlık edeceğim. Bunun dışındaki şeylerde de Cumhurbaşkanlığı üzerinde kimse vesayet kurmaya kalkmasın. Cumhurbaşkanı bu devletin başıdır ve bu devletin başı olarak da yetkisini kullanır. Ama Cumhurbaşkanı’na birileri vesayet kurmaya kalkarsa, hatırlarsanız yine seçim öncesinde ben alışılmış bir cumhurbaşkanı olmayacağımı da söylemiştim. Dolayısıyla da böyle vesayetlerle de hareket eden birisi değilim. Tam aksine Hükümeti ile uyum içerisinde olan, hükümetine güç katmaya çalışan çünkü hükümetimizin başarılı olması şahsımın başarılı olması anlamına gelmez. Tam aksine ülkemizin 2023 hedeflerini yakalaması ve muasır medeniyetler seviyesinin üstüne çıkması anlamına gelir ki bizim Bakanlar Kurulu’muzla bu şekildeki bu belli aralıklarla olabilir zaman zaman olur bu tür bir araya gelişimiz kimseyi rahatsız etmesin. Çünkü bu bir rahatsızlık vesilesi değil tam aksine birlikte gelişmeleri değerlendirme ve nasıl adımlar atabiliriz bunları konuşma. Yani Hükümet ile Beştepe’nin veyahut da Cumhurbaşkanı’nın kopuk olması bize farklı bakışlar sergileyenleri sevindirebilir. Biz onları sevindirmeye pek niyetinde değiliz. Gayet güzel bir çalışma olacağı inancındayım.”

‘Beştepe’ ifadesi, ‘Çankaya’ dönemini kapatma mesajı mı?

Bugüne değin Türkiye Cumhuriyeti’nin tarihinde Cumhurbaşkanlığı ile özdeşleşmiş adres “Çankaya” semti idi. Cumhurbaşkanlığı makamı da Mustafa Kemal Atatürk’ün yerleştiği günden itibaren Çankaya Köşkü idi. Ancak Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu yıl 10 Ağustos’daki Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde Başbakanlık Binası olarak inşaatına başlanan ve farklı binalara dağılmış birimleri tek çatı altında toplayacağı belirtilen binaya taşınmayı tercih etti. Bu gelişme ardından Ankara’da Atatürk Orman Çiftliği arazisindeki binaya resmen “Cumhurbaşkanlığı Sarayı” denildi.

İnşaatı arasında Atatürk Orman Çiftliği arazisinde olması nedeniyle Danıştay’ın “yürütmeyi durdurma”, “imar planı iptali” gibi yargı kararlarına rağmen Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nın hizmete açılması ise, muhalefet cephesinde “Kaçak Saray” yorumlarına neden oldu.

Şimdi Erdoğan’ın, “Cumhurbaşkanlığı Sarayı” ile eşanlamlı şekilde “Beştepe” ifadesini kullanması dikkat çekti. Erdoğan’ın bugüne değin “Çankaya” ifadesinde olduğu gibi “Beştepe” ifadesini Cumhurbaşkanlığı ile özdeşleştirmek istediği gözlendi.

Erdoğan’ın “biz” ifadesi AKP mi?

Erdoğan’ın açıklamasındaki, “Hükümet ile Beştepe’nin veyahut da Cumhurbaşkanı’nın kopuk olması bize farklı bakışlar sergileyenleri sevindirebilir. Biz onları sevindirmeye pek niyetinde değiliz” sözlerinde “biz” vurgusu da göze çarptı. Bunun yanı sıra Erdoğan, ‘Hükümet ile Beştepe’nin veyahut da Cumhurbaşkanı’nın kopuk olması bize farklı bakışlar sergileyenleri sevindirebilir. Biz onları sevindirmeye pek niyetinde değiliz’ sözleri ise, hem AKP’ye hem de Başbakan Ahmet Davutoğlu’na mesaj izlenimi yarattı.

Bu bakımdan Erdoğan’ın, AKP Liderliği’ni sahiplendiği hissedildi.

Hükümet’in değil kendisi üzerinde vesayet algısı mı?

Erdoğan’a yöneltilen soruda, Bakanlar Kurulu’na başkanlık etmesi halinde Hükümet’in üzerinde vesayet oluşacağı eleştirisi de anımsatıldı. Buna karşın Erdoğan’ın, ‘Cumhurbaşkanlığı üzerinde kimse vesayet kurmaya kalkmasın. Cumhurbaşkanı bu devletin başıdır ve bu devletin başı olarak da yetkisini kullanır. Ama Cumhurbaşkanı’na birileri vesayet kurmaya kalkarsa, hatırlarsanız yine seçim öncesinde ben alışılmış bir cumhurbaşkanı olmayacağımı da söylemiştim’ sözleriyle Bakanlar Kurulu’nu toplamasını ‘alışılmış olmayan cumhurbaşkanı için doğal’ olduğunu ilan etti.Bununla birlikte Erdoğan’ın, ‘vesayet’ tehlikesini kendisine yönelik eleştiriler ile kendisi üzerinde kurulmak istendiği algısı da dikkat çekti.

Erdoğan, Bakanlar Kurulu’na 19 Ocak’ta başkanlık etme gerekçesi olarak Anayasa’yı işaret ederken, ‘zaman zaman’ bu uygulamayı sürdüreceği mesajıyla da Türkiye ile ilgili herhangi gelişmeden dolayı ihtiyaç duymadığını da dile getirmiş oldu.

Binali Yıldırım tartışması sürecek mi?

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugünkü açıklaması öncesinde Bakanlar Kurulu’na başkanlık etmeye kararlı olduğu mesajı, AKP İzmir Milletvekili ve Cumhurbaşkanı Özel Danışmanı Binali Yıldırım aracılığıyla vermişti. Yıldırım, Erdoğan'ın 5 Ocak'taki Bakanlar Kurulu toplantısında başkanlık edeceğini açıklamıştı. Bu gelişme üzerine Başbakan Ahmet Davutoğlu, "5 Ocak’ta böyle bir toplantı yok" demişti. Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç ise, "İzmir milletvekili olmanın dışında bir sıfat taşımayan Binali Bey'in bu açıklaması yanlıştır" tepkisi göstermişti.

AKP’li Yıldırım, şimdi de Cumhurbaşkanı ile Başbakan'ın el ele verdiklerini belirterek, "Yeni Türkiye'nin yeni yol güzergahında nöbet değişiminde Başbakanımız Ahmet Davutoğlu'nu iş başına getirdik, görev verdik. İlk etapta 2015 seçimlerinde AKP'yi bir adım öteye taşımak, ikinci hedefimiz 2023 hedefini yerine getirmek" sözleri gündem yarattı. Yıldırım, Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı ile ilgili ise, "Türkiye'de 10 Ağustos'ta yeni bir döneme geçtik. Cumhurbaşkanımız artık millete karşı sorumludur, çünkü yüzde 52, milletin desteğini almıştır. Anayasada millete karşı sorumsuz yazması bir şey ifade etmez. Milletten destek alanın millete karşı sorumluluğu siyaseten de devam eder" dedi. Bu sözleriyle Yıldırım, Türkiye gündeminde yeniden tartışılmaya başlandı.

Turgut Özal ilk kez başlatmıştı

Türkiye tarihinde Bakanlar Kurulu’na başkanlık eden ilk Cumhurbaşkanı ise, 9 Kasım 1989 ile 17 Nisan 1993 tarihleri arasında görev yapan 7.Cumhurbaşkanı Turgut Özal olmuştu. Özal, 7 Ağustos 1990’da Çankaya Köşkü’ndeki Bakanlar Kurulu’na, Birleşmiş Milletler’in Irak’a amborgo kararı gibi uluslararası gelişmeleri gerekçe göstermişti. Özal, Körfez Savaşı döneminde ise, 12 Ocak 1991 günü bizzat Başbakanlık’a geldi ve sonraki günlerde de savaş gerekçesiyle Başbakan Yıldırım Akbulut yerine Bakanlar Kurulu’na başkanlık etti. Özal, bu süreçte kurucusu olduğu Anavatan Partisi iktidarındaki Hükümet’e başkanlık etmişti ancak bununla da yetinmedi. Özal, merkez sağ siyasetteki rakibi Süleyman Demirel’in başbakanlığında kurulu DYP-SHP Koaslisyon Hükümeti döneminde de Bakanlar Kurulu’na başkanlık etme yetkisini kullandı.

Turgut Özal, Demirel’in başbakanlığı dönemindeki ilk kez yetkisini 27 Ağustos 1992 günü kullanırken, o gün Ankara dışında Diyarbakır’da Milli Güvenlik Kurulu ardından da Bakanlar Kurulu toplantılarını gerçekleştirmesiyle de bir ilke daha imza atmış oldu.

Çankaya Köşkü’nün Özal’dan sonraki sakini 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in, Bakanlar Kurulu’na başkanlık edişi ise o dönemki 57. Hükümet Başbakanı Bülent Ecevit’in davetiyle gerçekleşti. Demirel, 16 Mayıs 2000’de Cumhurbaşkanlığı görev süresi tamamlanmadan önce 12 Mayıs 2000 günü Başbakanlık’a geldi ve kabine üyeleriyle vedalaştı. Demirel, Hükümet’e kendilerini takdir mesajını verdiğini belirten bir açıklama da yapmıştı.

Yorumları göster

XS
SM
MD
LG