Erişilebilirlik

Türkiye’de Parlamento Devre Dışı mı Kalacak?


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Türkiye’de 3 ay süreyle olağanüstü hal ilanını açıklamasıyla ülkede nasıl bir yönetim süreci işleyeceği açıklık kazanmadı. Bakanlar Kurulu mekanizmasıyla birlikte olağanüstü hal süresince “kanun hükmünde kararname” yöntemiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) devre dışı bırakılarak yasal düzenlemeler hayata geçirilebilecek.

Türkiye’de 15 Temmuz gecesi yaşanan ve hükümetin ‘Fethullah Gülen Terör Örgütü’nü sorumlu tuttuğu darbe girişiminin ardından 21 Temmuz’da ülkede 3 ay boyunca olağanüstü hal uygulaması başladı.

Erdoğan’ın da açıklamasında belirttiği gibi, Anayasa’nın 120’nci maddesi çerçevesinde Türkiye’de olağanüstü hal sürecine girildi.

Anayasa’nın 120’nci maddesinde, “Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu, Milli Güvenlik Kurulu’nun da görüşünü aldıktan sonra yurdun bir veya birden fazla bölgesinde veya bütününde, süresi altı ayı geçmemek üzere olağanüstü hal ilan edebilir” hükmü mevcut. Yine Cumhurbaşkanı’nın yetkileriyle ilgili 104’ncü maddede ise, “Başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu kararıyla sıkıyönetim veya olağanüstü hal ilan etme ve kanun hükmünde kararname çıkarma” yetkisi bulunduğu belirtiliyor.

Özellikle “kanun hükmünde kararname” yetkisi çıkarma açısından Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) yetkisindeki “kanun” oluşturma sürecine sadece iktidar kontrolu getirildiği iddiası gündemde. CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel de, karar için “Bu Meclis’e ihanettir” yorumunda bulundu.

Geçmişte ne olmuştu?

Türkiye’de olağanüstü hal ilanı bugüne değin Kürt Sorunu kapsamında Güneydoğu Anadolu Bölgesi ile gündemdeydi. 12 Eylül askeri darbesi nedeniyle ülke genelinde “sıkıyönetim” ilan edilmişti. Bu sıkıyönetim uygulaması en uzun süre, Diyarbakır, Mardin ve Siirt illerinde geçerli kaldı ve en son 19 Temmuz 1987’de bu üç ilde de sıkıyönetime son verildi.

Ancak sonrasında Güneydoğu Bölgesi’ndeki illeri kapsayacak şekilde Olağanüstü Hal Valiliği mekanizması devreye girdi. Sıkıyönetim sona ererken aynı gün 19 Temmuz 1987’de 8 ili kapsayacak şekilde Olağanüstü Hal Bölge Valiliği kuruldu. Valilik kontrolu kapsamındaki illerde zaman içerisinde değişiklik olmakla birlikte uygulama, 30 Kasım 2002’de kaldırıldı.

Şimdi uygulama nasıl olacak?

Türkiye’de bu durumda, 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanunu uygulanacak.

Olağanüstü hal ilan edildiği için Anayasa Mahkemesi’ne bireysel insan hakları ihlalleriyle ilgili başvurulardan yanıt alınıp alınmayacağı belirsizleşti.

Anayasa gereği yasal düzenlemeler için yürütmeyi durdurma veya iptal talepleriyle Anayasa Mahkemesi’ne başvuru hakkı olan ana muhalefet partisi de, yasal düzenlemeler kanun hükmünde kararname ile yapılacağı için AYM’ye başvuramayacak.

Hukukçu CHP Milletvekili Mahmut Tanal’ın Twitter mesajında işaret ettiği gibi, bireyler mutlaka yanlarında kimlik belgelerini taşımak durumunda olacak.

Gözaltı sürelerinde artışa gidebilecek. Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın ifadesiyle öncesinde 4 gün olan toplu suçlardaki gözaltı süresi 8 gün olarak uygulanacak.

Basın ve ifade özgürlüğü açısından ise, sorgusuz sualsiz erişim engelleme veya yayın toplatma gibi uygulamalar hayata geçirilebilecek.

Sivil toplum örgütleri, meslek örgütlenmeleri ve sendikalar açısından da olağanüstü uygulamalar söz konusu olabilecek.

Kanuna göre gündeme gelebilecek olağanüstü hal uygulamaları şöyle:

  • Sokağa çıkmayı sınırlamak veya yasaklamak,
  • Belli yerlerde veya belli saatlerde kişilerin dolaşmalarını ve toplanmalarını araçların seyirlerini yasaklamak,
  • Kişilerin üstünü, araçlarını, eşyalarını aratmak ve bulunacak suç eşyası ve delil niteliğinde olanlarına el koymak,
  • Olağanüstü hal ilan edilen bölge sakinleri ile bu bölgeye hariçten girecek kişiler için kimlik belirleyici belge taşıma mecburiyeti koymak,
  • Gazete, dergi, broşür, kitap, el ve duvar ilanı ve benzerlerinin basılmasını, çoğaltılmasını, yayımlanmasını ve dağıtılmasını, bunlardan olağanüstü hal bölgesi dışında basılmış veya coğaltılmış olanların bölgeye sokulmasını ve dağıtılmasını yasaklamak veya izne bağlamak; basılması ve neşri yasaklana kitap, dergi, gazete, broşürö afiş ve benzeri matbuayı toplatmak,
  • Söz, yazı, resmi, film, plak, ses ve görüntü bantları ve sesle yapılan her türlü yayımı denetlemek, gerektiğinde kayıtlamak veya yasaklamak,
  • Hassasiyet taşıyan kamuya veya kişilere ait kuruluşlara ve bankalara, kendi iç güvenliklerini sağlamak için özel koruma tedbirleri aldırmak veya bunların artırılmasını istemek,
  • Her nevi sahne oyunları ve gösterilen filmleri denetlemek, gerektiğinde durdurmak veya yasaklamak,
  • Ruhsatlı da olsa her nevi silah ve mermilerin taşınmasını veya naklini yasaklamak,
  • Her türlü cephaneler, bombalar, tahrip maddeleri, patlayıcı maddeler, radyoaktif maddeler veya yakıcı, aşındırıcı, yaralayıcı eczalar veya diğer her türlü zehirler ve boğucu gazlar veya benzeri maddelerin bulundurulmasını, hazırlanmasını, yapılamasını veya naklini izne bağlamak veya yasaklamak ve bunlar ile bunların hazırlanmasına veya yapılmasına yarayan eşya, alet veya araçların teslimini istemek veya toplatmak
  • Kamu düzeni veya kamu güvenini bozabileceği kanısını uyandıran kişi ve toplulukların bölgeye girişini yasaklamak, bölge dışına çıkarmak veya bölge içerisinde belirli yerlere girmesini veya yerleşmesini yasaklamak,
  • Bölge dahilinde güvenliklerin sağlanması gerekli görülen tesis veya teşekküllerin bulunduğu alanlara giriş ve çıkışı düzenlemek, kayıtlamak veya yasaklamak,
  • Kapalı ve açık yerlerde yapılacak toplantı ve gösteri yürüyüşlerini yasaklamak, ertelemek, izne bağlamak veya toplantı ve gösteri yürüyüşlerinin yapılacağı yer ve zamanı tayin, tespit ve tahsis etmek, izne bağladığı her türlü toplantıyı izletmek, gözetim altında tutmak veya gerekiyorsa dağıtmak,
  • İşçinin isteği, ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller, sapğlık sevepleri, normal emeklilik ve belirli süresinin bitişi nedeniyle hizmet aktinin sona ermesi veya feshi dışında kalan hallerde işçi çıkartmalarını işverenin de durumunu dikkate alarak üç aylık bir süreyi aşmamak kaydıyla izne bağlamak veya ertelemek
  • Dernek faaliyetlerini; her dernek hakkında ayrı karara almak ve üç ayı geçmemek kaydıyla durdurnak,
  • Anayasa'nın 121'inci maddesine göre, olağanüstü halin ilanına veya devamına sebep olan hallerin Türkiye Cumhuriyeti sınırları ve mücavir yurt bölgelerimiz üzerinde cereyan etmesi ve eylemcilerin eylemlerini müteakip komşu ülke topraklarına sığındıklarının tespit edilmesi durumunda, ilgili komşu ülke ile Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti arasında varılacak mutbakat çerçevesinde, valinin talebi üzerine ilgili komutan, eylemcileri ele geçirmek veya tesirsiz hale getrirmel maksadı ile, her defasında Genelkurmay Başkanlığı kanalı ile Hükümetim müsaadesi tahtında, ihtiyaca göre, Kara, Hava veya Deniz Kuvvetleri unsurları ile mahdut hedefli sınır ötesi harekat planlayıp icra etmek.

Resmi Gazete beklemeye alındı

Bu arada Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın duyurduğu olağanüstü hal ilanıyla ilgili Bakanlar Kurulu kararını resmileştirmek adına “Resmi Gazete” de geceyarısı itibariyle beklemeye alındı. Teamüller uyarınca saat 12.00 itibariyle baskıya girmesi ve artık teknoloji nedeniyle internette yayınlanması gerekli Resmi Gazete, saat 01.20 itibariyle dahi yayınlanmadı.

Olağanüstü Hal Kanunu'nun tamamına aşagıdaki link'ten ulaşabilirsiniz.

http://docs.voanews.eu/tr-TR/2016/07/20/319909e8-4846-48cf-951f-883d9f161202.pdf

XS
SM
MD
LG