Erişilebilirlik

Kürtaj Tartışması Büyüyor


Türkiye, geçen Cumartesi gününden beri yepyeni bir gündeme kilitlendi. Yıllardır pek mesele edilmeyen bu gündem maddesi, kürtaj. Konuyu gündeme taşıyan isim Uludere tartışmasının uzamasından memnuniyetsizliğini açıkça dile getiren Başbakan Erdoğan, Türk Telekom Arena’da onbinlerce kişinin katılımıyla düzenlenen Adalet ve Kalkınma Partisi İstanbul İl Kongresi’nde kürtajı hem de Uludere’yle aynı cümlede kullanarak bambaşka bir konuyu Türkiye’nin gündemine soktu.

Erdoğan: ‘Her kürtaj bir Uludere’dir’

“Kürtajı bir cinayet olarak görüyorum. Ve bu ifademe karşı çıkan basın mensuplarına sesleniyorum. Yatıyorsunuz, kalkıyorsunuz ‘Uludere’ diyorsunuz. Her Kürtaj bir Uludere'dir diyorum.. Anne karnında bir yavruyu öldürmenin doğumdan sonra öldürmekten ne farkı var soruyorum sizlere. Ve bunun mücadelesini de hep birlikte vermeye mecburuz. Ve bu milleti dünya sahnesinden silmek için sinsice bir plan olduğunu bilmek durumundayız. Bunun için de bu milletin çoğalması için asla bu oyunlara prim vermemeliyiz. Bu millet muassır medeniyetleri seviyesine çıkmalıdır.”

Başbakanın bu sözleri Sağlık Bakanlığı’nı harekete geçirdi. Bakanlıki 1983 yılından beri serbest olan kürtajın yasaklanması için yeni bir düzenleme hazırlığında olduğunu duyurdu. Kendisi de hekim olan Sağlık Bakanı Recep Akdağ, Başbakan Erdoğan’ın “kürtaj cinayettir” dözlerine katıldığını söyledi ve “10 haftalık bebek artık yaşayan bir organizmadır, çünkü kalp atımları var. Karar bilim rehberliğinde verilecek siyasi bir karardır. Kadın örgütleri tüm Türk kadınlarını temsil etmiyor. Ben yaşam hakkından yanayım bir kadın örgütü yaşam hakkından da seçim hakkından da yana olabilir. Kürtaj tıbbi gereklilikler hariç, gerekirse tamamen yasaklanabilir” dedi.

Akdağ: ‘Tecavüz sonucu doğan bebeğe devlet bakar’

Kürtajın bir planlama yöntemi olarak görüldüğünü belirten Akdağ, her 100 gebelikten 10’unun kürtajla sonuçlandığını bunun da 100 bin kürtaja denk düştüğünü söyledi. CNN Türk televizyonunda yayınlanan bir programa konuk olan Akdağ, tecavüz sonucu doğan bebeklere devletin bakabileceğini de savundu, “Bazen 'Annenin başına kötü bir şey gelmişse ne olacak?' vesaire gibi şeyler söyleniyor. Gerekirse öyle bir bebeğe devlet bakar. Böyle bir yasa çıkarılıp da kürtajla ilgili daha ciddi kısıtlamalar getireceksek mutlaka onun yan tedbirlerini de almak durumda olacağız”.

Akdağ, Sağlık Bakanlığı veya Adalet Bakanlığı’nın söz konusu yasa tasarısını Temmuz ayındaki Bakanlar Kurulu’na yetiştirmeye çalışacağını da sözlerine ekledi.

Feministler: Bütün kadınlar bedenimiz üzerindeki erkek tassarrufuna karşı birleşin

Hükümetin bu çabalarına ilk ve en hızlı tepki Feminist Kolektif’ten geldi. Başbakanın açıklamasının ertesi günü İstanbul Dolmabahçe’’deki Başbakanlık Çalışma Ofisi önünde protesto gösterisi düzenleyen Feminist Kolektif, “Kürtaj değil, Uludere cinayettir”, “Rahimimiz bizim sezaryende oluruz kürtaj da”,”Hergün 5 kadın ölüyor. Başbakan sen bununla ilgilen” pankartları açtılar.

VOA’nın sorularını yanıtlayan Feminist Kolektif’ten Nilgün Yurdalan, Başbakan’ı ve Sağlık Bakanı’nı eleştirdi. “Kürtajı yasaklamak için hızla yasa hazırlamak son derece tehlikeli bir yaklaşım. Kadın bedenine müdahale ilk kez karşımıza çıkmıyor. Ancak kadın bedeninin istismarı bugünün dünyasında kabul edilemez. Erkekler artık bedenimize karışmasın, tartışmasın İsteyen istediği kadar doğurur istediği kadar kürtaj yaptırır. Umuyorum ki laik, islamcı, muhafazakar her cepheden kadınlar bedenimize yönelik bu saldırıya karşı birleşir”.

Karaca: Kürtaj yasaklanırsa kadın ölümleri artar

Hükümetin kürtaj konusunda yaklaşımı hükümet yanlısı basın ve muhafazakar kalemlerde destek buldu ancak istisnai olsa da karşı çıkanlar oldu. Onlardan biri Habertürk yazarı Nihal Bengisu Karaca oldu. İslamcı kadın yazar, 30 Mayıs’ta yayınlanan makalesinde “Şimdi kürtajın yasaklandığını varsayalım. Kadın ölümleri artar mı? Evet, bu ülkede artar. ‘Hayır artmaz ne alakası var’ diyorsanız sormak isterim: Gül Dünya Töre’nin başına gelen neydi sanıyorsunuz?” diye sordu.

Ana muhalefet partisi CHP de hükümetin “kürtaj”ı yapay gündem olarak kamuoyunun dikkatine sunduğu kanaatinde. CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Salı günü toplantının Meclis Grubu’nda “Başbakan Uuldudere’yi unutturmak için kürtajı gündeme getirdi” dedi.

CHP: ‘Hükümet yapay gündem yaratıyor’

VOA’nın sorularını yanıtlayan CHP İstanbul milletvekili Melda Onur, “Hükümetin bu tavrı korkunç, dehşete kapılmış durumdayız. Bakan seviyesinde böyle bir açıklama tecavüzü meşrulaştırır. Devlet bütün çocuklarını zaten koruma altına almalıdır. Tecavüz edilen çocuğa devlet bakar demek, bu suçu hafifletmek ve meşrulaştırmak anlamına gelir” dedi.

Kadının halet-i ruhiyyesinin psikolojinin gündeme getirilmemesini de eleştiren Onur şöyle konuştu, “Bu anlayış kadını yalnızca doğuran bir meta olarak gören bir anlayaştır, bu da çok acıklı! Üstelik seçim dönemindeki seçim beyannamelerinde kürtaj meselesi yok. Önce 4+4+4şimdi de kürtaj, hükümet gizli gündemini bir bir çekmecekden çıkarıyor”.

Kadın örgütleri 4 Haziran’da İstanbul’da büyük bir mitinge hazırlanıyor.

XS
SM
MD
LG