Erişilebilirlik

Konya'da 16 yaşında bir lise öğrencisinin Cumhurbaşkanı Erdoğan'a hakaret ettiği gerekçesiyle tutuklanması ve İzmir'de de 5 liseliye Gezi Parkı olayları nedeniyle üç ay hapis cezası verilmesi tartışma yarattı

Türkiye’de Cumhuriyet devrimi şehitlerinden Asteğmen Mustafa Fehmi Kubilay’ı anmak amacıyla Konya’da basın açıklamasına katılan lise öğrencilerinden 16 yaşındaki M.E.A.’nın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a hakaret ettiği gerekçesiyle tutuklanması tartışma yarattı.

Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun “hukuki” dediği tutuklama kararına; CHP ve MHP, toplumsal muhalefete karşı ifade özgürlüğüne aykırı cezalandırmalara imza atıldığını açıkladı.

Türkiye’de basın özgürlüğü ve gazetecilere yönelik tutuklama tartışmaları sıcaklığını korurken; toplumsal ve siyasal muhalefet açısından ifade özgürlüğü noktasında da sıkıntılı güncel gelişmeler ortaya çıktı.

Konya’da Asteğmen Kubilay’ın anılması törenindeki basın açıklamasında, yolsuzluk ve rüşvet iddialarını anımsatarak Cumhurbaşkanı Erdoğan'a hakaret ettiği belirtilerek, lise öğrencisi M.E.A.’nın evinden sabah saatlerinde gözaltına alınması şaşkınlık yarattı.

Türkiye’deki şaşkınlık, 16 yaşındaki M.E.A.’nın avukatı Barış İspir’in adli kontrol talebiyle tutuklamaya itirazına Konya 1.Sulh Ceza Mahkemesi’nin red kararı vermesiyle pekişti. Konya 1.Sulh Ceza Mahkemesi, kararında, “Kaçak sarayın hırsız sahibi sözleri TCK’nın 299. Maddesindeki düzenlenen Cumhurbaşkanı’na hakaret içerdiği yönünde kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösterir somut olguların elde edilmiş olması” tutuklamaya temel gerekçe gösterildi. Avukat İspir, henüz reşit olmayan müvekkili için ceza indirimi uygulanması yönünde de bir eğilim göremediği karara yeniden itiraz etti. Ancak itirazlar kabul edilmezse, M.E.A., Türk Ceza Kanunu’nun 299. Maddesi uyarınca 1 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası talebiyle yargılanması söz konusu olabilecek.

Muhalefet ve avukatlar Konya’ya gitti

Bu arada Konya’ya CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu ile hukukçu milletvekilleri İlhan Cihaner ve Atilla Kart bizzat giderek, M.E.A.’nın ailesi ve avukatına destek açıklamalarında bulundu.

CHP’li Tanrıkulu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı sert sözlerle eleştirirken, “M.E.A. hırsızlık yapmadı. Yolsuzluk yapmadı. Uyuşturucu satmadı. Kimseye dokunmadı. Bir elinde mikrofon, bir elinde bu açıklama. Elinde silah yok. Hiçbir şey yok. Mikrofon var sadece. Mikrofondan korkan, metinden, yazıdan korkan bir iktidar ile bir Erdoğan ile karşı karşıyayız. Ama korkunun ecele faydası yok. Çocuklardan korkanlar, çocukların sözünden korkanlar Türkiye’yi idare edemezler ve etmeyeceklerdir” dedi.

Tanrıkulu, ayrıca “Karara baktım. Bu karar yargı tarihinin yüz karasıdır ve yüz karası olarak da anılacaktır. Yargıç kimse, ismi hiç önemli değil. Onun siciline onun manevi hayatına bir yüz karası olarak geçecektir. M.E.A. bizim onurumuzdur, Vicdan sahibi bütün Türkiye’nin onurudur. Onuru olmaya da devam edecek” sözleriyle Konya 1.Sulh Ceza Mahkemesi Hakimliği’ne de tepki gösterdi.

Türkiye Barolar Birliği üyesi avukatlar da M.E.A.’nın avukatlığını üstlenen İspir’e destek amacıyla Konya’ya gitti. İspir’in tutuklamaya ikinci itiraz dilekçesine 100 avukat imza attı.

CHP ve MHP: Çocuk tutuklanır mı?

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, TBMM’deki basın toplantısında, 2013 yaz aylarındaki Gezi Parkı protestolarında hayatını kaybeden gençleri anımsatarak, şunları söyledi:

“Mehmet Ayvalıtaş ve Berkin Elvan'ın katilleri dışarıda, Mehmet Ayvalıtaş ile Berkin Elvan ile aynı yaştaki M.E.A. düşüncesini açıkladığı için içeride.. Düşünen, konuşan çocuklar ya cezaevinde ya mezarda. AKP'nin ileri demokrasi anlayışının Türkiye'yi getirdiği nokta bakımından herkesin ibretle izleyip, şiddetle karşı çıkması gereken bir durum. Sulh Ceza Hakimi hükümetin intikam timi rolünü üstlenmiştir. Demokrasi tepki rejimidir, siyaset refleks işidir tepkiye kapalı iktidar demokrasilerde yaşayabilecek bir yapı değildir. Demokrasilerden bahsedilemez diktatörlük vardır Diktatörlük illa askeri olmaz sivil de olur AKP iktidarının geldiği bu noktada Türkiye sivil diktatörlük noktasına gelmiştir.”

MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural

MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural

MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural da, “16 yaşında çocuğu tutuklamak göz dağı vermek siyasi bir karardır. Maalesef sulh ceza hakimlikleri siyasi amaç için kullanılan hakimler haline gelmiştir. Bu konu da bir şikayet mi olmuştur niye tutukluyorsunuz?.. Bakan çocuklarını kurtarmak için hakimi savcıyı darmadağın yapanlar, 16 yaşındaki çocuğu tutuklamak için de polisi hakimi kullanıyorsa hukuk sıkıntılı. Hepimizi tutuklayabilirler hepimiz makul şüpheliyiz” tepkisini gösterdi.

İzmir’de 5 liseliye Gezi cezası da kesildi

Türkiye’deki ifade özgürlüğü alanında tartışmalı bir diğer haber ise, İzmir’den geldi. İzmir’de Gezi Parkı protestoları sırasında Gündoğdu Meydanı'nda kurdukları çadırları kaldırmak isteyen polislere karşı geldikleri iddiasıyla 5 lise öğrencisine, 3 ay 10'ar gün hapis cezası verildi. İzmir 4'üncü Çocuk Mahkemesi'nin “polise mukavemet” suçunu işlediklerine dair somut delil bulunmadığı için beraat derken, lise öğrencilerine, “kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşüne katılmaktan” ceza vermesi dikkat çekti.

Öğrenciler M.A.T., B.S.,.A.U., Z.M.K. ve M.E. adli sicillerinde bir başka suç olmadığı için hakkında cezasının hükmünün açıklanması geri bırakıldı. Öğrencilerden C.A.U. ise, hakkında başka bir davadan benzer bir karar olduğu gerekçesiyle tutuklanacak.

CHP ve MHP pankartlarına polis müdahalesi

Türkiye’de ifade özgürlüğü açısından bir başka dikkat çekici gelişme ise, geçen hafta 4 eski bakan ve çocukları hakkındaki yolsuzluk-rüşvet iddiaları nedeniyle düzenlenen 17 Aralık Operasyonu’nun yıldönümündeki CHP ve MHP’nin protesto amaçlı pankartlarına müdahale edilmesi oldu. CHP ve MHP’nin il ve ilçe binalarındaki pankartlara polis ile müdahale edilmesi olayları son birkaç gündür yeniden yaşandı.

Altay’dan “iç savaş” uyarısı

Siyasi partiler CHP ve MHP’nin binalarına dahi müdahalede bulunulan atmosferde Türkiye’deki kutuplaşmada gerilimin arttığına dikkat çeken CHP’li Engin Altay, Hükümet’e iç savaş uyarısıyla dikkat çekti. Altay, “İş şirazeden çıktı, tadı kaçtı. Türkiye, büyük bir toplumsal ayrışmaya gidiyor. Bunun sonu iyi olmaz. Temenni etmeyiz ama böyle işler, bu süreçlerin sonu iç savaştır. 16 yaşındaki çocuğu, Cumhurbaşkanını eleştirdi diye hapse atan yönetim demokratik olma özelliğini kaybetmiştir” dedi.

Yorumları göster

XS
SM
MD
LG