Erişilebilirlik

Türkiye'de Geçen Hafta

  • Can İzbul

Türkiye'de Geçen Hafta

Türkiye'de Geçen Hafta

SICAK, DAHA DA SICAK OLACAK!

Türkiye yoğun ve gergin bir haftayı geride bıraktı. Hem iç hem dış gelişmeler, yakın dönemde Ankara’yı daha da yoğun günlerin beklediğine işaret ediyor.

SEÇİM, YASAK VE BOYKOT

12 Haziran seçimlerinin hemen ardından “yumuşama” ve “helalleşme” kavramları çerçevesinde özetlenebilecek olan siyasi atmosfer, kısa sürede sertleşmeye başladı.

Barış ve Demokrasi Partisi BDP desteğinde seçime giren bağımsızlardan Hatip Dicle’nin, Terörle Mücadele Kanunu çerçevesinde bir yıldan fazla kesinleşmiş hapis cezası bulunması nedeniyle milletvekilliğinin geçersiz olduğunun açıklanması, Kürt kökenli siyasilerde tepkiye yol açtı.

Yüksek Seçim Kurulu’nun kararının ardından toplanan bağımsız milletvekilleri TBMM'yi “boykot” kararı aldı.

Bağımsızlar adına konuşan Diyarbakır milletvekili Şerafettin Elçi;

“Parlamento ve iktidar bu haksızlığı giderme ve demokratik siyasetin önünü açarak çözüm olanaklarını geliştirme yolunda somut bir adım atıncaya kadar Parlamento’ya gitmeyeceğiz” diye konuştu.

Dicle’nin Meclis’e girmesinin engellenmesinden ardından, aldığı oyların Adalet ve Kalkınma Partisi adayına kaydırılması da kamuoyunda tartışılan önemli başlıklardan birini oluşturdu.

BDP'nin desteklediği milletvekilleri, Başbakan Erdoğan’a çağrıda bulunarak Dicle’nin yerine mazbata alan Oya Eronat’ın milletvekilliğinin geri çekilmesini istedi.

Bu tepkilere paralel olarak Türkiye’nin birçok kentinde BDP yanlısı grupların sokak eylemlerine başladığı ve bu eylemlerin bazı noktalarda polisle çatışmaya dönüştüğü görüldü. Özellikle Güneydoğu’daki kentlerle İstanbul’daki bazı gösterilerde taş, molotov kokteyli ve gaz bombaları atıldı.

Dicle’nin durumu akıllara Erdoğan’ın Meclis’e girme formülünü getirdi.

Adalet ve Kalkınma Partisi yetkilileri Erdoğan’ın 2002 seçimleri sonrasında Meclis’e girmesini sağlayan formülün Dicle için geçerli olamayacağını, seçilme yeterliliği açısından iki durum arasında fark bulunduğunu söyledi.

Geçen haftanın yoğun siyasi atmosferi içinde, KCK, Ergenekon ve Balyoz davaları sanıklarından olup da milletvekili seçilenleri de kötü haberin beklediği kısa sürede anlaşıldı.

CHP’den seçilen Ergenekon tutuklu sanıklarından Profesör Doktor Mehmet Haberal ve gazeteci Mustafa Balbay’ın tahliye taleplerinin, “kuvvetli suç şüphesi, suçun mahiyeti ve delillerin toplanamaması” nedeniyle mahkeme tarafından reddedilmesi ciddi eleştirileri beraberinde getirdi.

Konunun tartışıldığı televizyon programlarına katılan ve gazetelere açıklamalarda bulunan birçok gözlemci bu kararın, teamüllerin ve daha önceki benzer durumlarda atılan adımların aksi bir tasarruf olduğunu ve ciddi siyasi yansımalar yaratacağını dile getirdi.

Bir kısım gözlemci ise, mahkemelerin yasaklama kararının hukuka ve mantığa uygun olduğunu savundu.

Partisinin yönetim organlarını acilen bir dizi toplantıya çağıran CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ise;

“Özgürlüğe indirilen bu darbe karşısında Parlamento zemininde sonuç alıncaya kadar mücadelemiz devam edecek,” şeklinde bir açıklama yaptı.

CHP kararlara itiraz ederek, hem siyasi hem de hukuki alanda mücadele etmeye kararlı olduğunu gösterdi. Bu itirazların kısa sürede karara bağlanması bekleniyor.

Kulislerde konuşulan, “iki ismin Meclis’e girememesi durumunda CHP’nin yemin törenine katılmama ihtimalini gözden geçirdiği” yolundaki haberler henüz parti temsilcileri tarafından doğrulanmadı.

Balyoz Davası tutuklusu Emekli Korgeneral Engin Alan’ı aday gösteren MHP ise, CHP’yi ilgilendiren ilk günkü kararlarda yüksek profilli bir açıklama yapmaktan kaçınırken, Grup Başkan Vekili Mehmet Şandır, “toplumsal fayda ve milli iradenin” dikkate alınması gerektiğini söyledi. Şandır, Alan için tahliyenin reddi durumunda karara itiraz edeceklerini vurguladı.

BDP destekli, KCK davası sanığı 5 tutuklu milletvekili içinse tahliye konusunun Pazartesi günü belirginleşmesi bekleniyor.

Hem tutuklu sanıklara Meclis yolunun kapatılması hem de BDP destekli milletvekillerinin boykot kararı TBMM’deki temsil oranının sorgulanmasına neden oldu. Mevcut koşullarda ilk aşamada en azından 2,5 milyondan fazla oyun Meclis’te temsil edilmeyeceğini belirten gözlemciler, bunun orta vadede anayasa süreci açısından önemli bir sorun yaratabileceğine dikkati çekiyor.

Bu arada, bu yoğun gündem içinde dikkatlerden kaçmayan bir haber daha vardı.

Seçimden sonra Başkan Obama’nın Başbakan Erdoğan’ı arayarak tebrik ettiği ve “Ben siyasette sizin kadar usta değilim.” dediğine ilişkin haberin yankıları geçen haftanın ilk günlerine kadar devam etti. Türk basını, Adalet ve Kalkınma Partisi kaynaklarından gelen bu bilgiyi çeşitli gerekçelerle manşetlere taşıdı.

SURİYE ASKERLERİ TÜRKİYE SINIRINDA

Hafta içinde, Suriye kriziyle ilgili gelişmeler de Ankara’nın yakın takibindeydi.

On binden fazla Suriyeli göçmenin Türkiye tarafındaki kamplardaki ikameti devam ederken tanınmış aktris ve BM İyi Niyet Elçisi Angelina Jolie’nin kamplara yaptığı ziyaret Türk ve dünya basınının ilgisini bu bölgeye çekti.

Binlerce Jolie hayranı Hatay’a akın ederken televizyonlar ve gazeteler ziyaret ve yarattığı etkiye geniş yer ayırdı.

Haftanın son günlerinde Suriye askerlerinin Türkiye sınırına 500 metreye kadar yaklaşması ve Suriye Dışişleri Bakanı Velid Muallim’in Ankara’ya uyarı mahiyetinde açıklamalarda bulunması gerilim yarattı.

Ankara, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun açıklamalarıyla Şam yönetimini uyarırken, Washington da Dışişleri Bakanı Hillary Clinton aracılığıyla Suriye’ye sert mesajlar verdi. ABD, Suriye askerlerinin Türkiye sınırına yaklaşmasını bir “provokasyon” olarak nitelendirdi ve çatışma tehlikesine dikkat çekti.

TÜRKİYE ORTADOĞU’DAKİ VARLIĞINI YENİDEN HATIRLATTI

Arap Baharı’nın yarattığı çalkantılar, İsrail ile yaşanmış olan gerginlikler ve yoğun iç gündem nedeniyle bir süredir Ortadoğu’ya yönelik hamlelerini rölantiye almış görünen Ankara, seçim sonrasında bölge sorunlarına hızlı bir dönüş yaptı.

Filistin Başbakanı Mahmut Abbas ve Hamas lideri Halid Meşal Türkiye’de bir dizi görüşme gerçekleştirdi. Ankara, Mısır’daki toplantının ardından Filistinli iki grubun arasında filizlenen yakınlaşmayı hızlandırmak ve hükümet sorununu aşmak için ciddi bir çaba harcıyor.

Gazze’ye ikinci kez insani yardım götürmeye hazırlanan filonun bayrak gemisi Mavi Marmara’nın teknik gerekçelerle limandan ayrılmasına izin verilmemesi ile İsrail basınında çıkan bazı haberlerin zamanlaması da Türkiye’nin Ortadoğu politikasında önemli bir hamleye işaret ediyor.

İki ülke arasındaki gerilimin giderilmesi için gizli görüşmelerin devam ettiğine dair haberlerin önce İsrail basınında yer alması, ardından bu gelişmenin İsrail kaynaklı haberlerle Türk basınına yansıması dikkat çekti.

Öte yandan, daha önce Türk Büyükelçisini alçak koltuğa oturtarak diplomatik bir skandala imza atan İsrail Dışişleri Bakan Yardımcısı Daniel Ayalon yakınlaşma haberlerinin hemen ardından Türk basınıyla görüştü. Koltuk krizinin aslında bir “şaka”dan ibaret olduğunu savunan Ayalon, olayın odanın fiziki koşulları nedeniyle bu şekilde gerçekleşmiş olduğunu iddia etti.

SICAK HAFTALAR KAPIDA

Mahkeme kararları, yasaklar ve boykot, 24. Dönem TBMM çalışmalarına daha başlamadan Türk siyasetine damgasını vuran olaylar olarak ön plana çıkıyor.

Yoğun ve gergin bir haftanın ardından gelecek günlerin de sıcak geçmesi bekleniyor.

Yemin töreni, yeni hükümetin ilanı ve güvenoyu alması süreçlerini içerecek olan yaklaşık iki haftalık dönemde Kürt kökenli milletvekillerinin tutumu özellikle önem taşıyacak.

Siyasi gözlemciler, Kürt sorununun çözümü çerçevesinde şekillenmesi kaçınılmaz olan yeni anayasa sürecinde, BDP destekli vekillerin katılımları ve yaklaşımlarının belirleyici konumda olacağını hatırlatarak, gelecek haftalarda Meclis’in çözüm üretme başarısı gösterip gösterememesinin Türkiye’nin geleceği açısından yaşamsal önem taşıdığına dikkat çekiyor.

Ayrıca CHP’nin, Haberal ve Balbay’ın Meclis’e girememesi durumunda “parti olarak yemin törenine katılmama” seçeneğini masaya yatırması da, gelecek haftaların gergin geçebileceğine işaret ediyor.

İç politika kadar, başta Suriye olmak üzere bölge ülkeleriyle ilişkiler de yakın dönemde Ankara’nın başını ağrıtabilecek başlıklar arasında ön plana çıkıyor.

XS
SM
MD
LG