Erişilebilirlik

'Türkiye Tercih Edilen Bir Aday Olacaktır'


Türkiye ile Amerika uzun yıllardır devam eden askeri ve siyasi alandaki yakın işbirliğini, son dönemde ekonomik boyutta da aynı seviyeye çekmek istiyor. Resmi düzeyde ve özel sektör çevrelerinde ikili ticareti artıracak yönde adımlar atılırken, Türk tarafında, ikili ilişkilerin, en iyi, bir serbest ticaret anlaşmasıyla perçinleneceği görüşü ağırlık kazanmaya başladı. “Amerika ile Türkiye arasında bu tür bir anlaşma imzalanabilir mi?” Temsilciler Meclisi Demokrat Üyesi ve Amerikan Kongresi’ndeki Türk-Amerikan Dostluk Grubu üyelerinden Steve Cohen, bu konuda umutlu olduğunu söylüyor. Kongre’de Tennessee eyaletini temsil eden Demokrat Steve Cohen, Türkiye’nin serbest ticaret anlaşması için iyi bir aday olacağı görüşünde. Ancak Cohen, yine de bunun uzun bir süreç olacağını söyledi.

Cohen, “Bilindiği gibi, serbest ticaret anlaşmalarını hayata geçirmek her zaman zordur. Amerikan sendikaları bu tür anlaşmalara itiraz eder. Ayrıca anlaşma imzalanan ülkedeki işgücünün içinde bulunduğu koşullar, çevrecilerin kaygıları da bu anlaşmaları yokuşa sürebilir. Ben Türkiye’nin tercih edilen bir aday olacağına ve bu anlaşmayı yapabileceğimize inanıyorum. Giderek küreselleşiyoruz, bu yüzden de bu konuya küreselleşme açısından bakmalıyız. Bu anlaşmayı imzalamak hem Türkiye hem Amerika için önemli. Ayrıca böyle bir anlaşma, Türkiye’nin bulunduğu bölgenin de yararına olur,” diyor.

Steve Cohen, Amerika’nın Türkiye ile mevcut güçlü bağlarını daha da geliştirmek istediğini, ikili ticari ilişkilerin de buna paralel şekilde ilerleyeceğine inandığını söyledi. Cohen, ikili siyasi ilişkilerde öne çıkan bölgesel sorunlar konusunda ise şu görüşleri dile getirdi: “Türkiye, Ortadoğu’da bir lider olarak kabul görmek istiyor. Tek lider olmasa da önde gelen bir lider olarak görülmek gibi temel bir hedefi var. Biz de bu görüşe katılıyoruz. Arap Baharı sırasında Türkiye bir liderdi ve hala da devam ediyor bu süreç, Arap baharı devam ediyor. Erdoğan, demokrasi fikrine yeni olan bu yerlerde, özel şartlarda bile bu ilkenin yaşatılabileceğini gösterdi.”

Steve Cohen, özellikle de ticari ilişkiler öne çıktığında Türkiye ile Amerika arasında İran’la ilgili olarak zaman zaman ortaya çıkan görüş ayrılıkları konusunda da şunları dile getirdi: “İran Amerika’ya karşı tamamen düşmanca tutum sergiliyor. Ama ben bunun zamanla değişeceğine inanıyorum. İran’da özgürlük için yanıp tutuşan, Batı kültürüne değer veren genç bir kuşak var. Bu kuşak, ifade ve seyahat özgürlüklerini kısıtlayan, dünya toplumuna katılımlarını engelleyen baskıcı tutumların devamına izin vermeyecektir. Ben İran’ın zaman içinde dünya toplumunun yeniden bir parçası olacağına inanıyorum. Elbette Türkiye’nin İran’la yakınlığını aralarındaki ticari ilişkiyi anlıyoruz. Ama İran’ın nükleer silah edinme çabasından vazgeçmesi gerekir, biz buna izin veremeyiz. Bu yüzden de Amerika’nın konuyla ilgili önceliği budur.”

Türk-Amerikan ilişkilerini Suriye ve İran gibi bölgesel güncel konular kadar tarihe uzanan ancak yakın bir zamanda yeniden Kongre’nin gündemine gelecek bir konu da tekrar sınavdan geçirecek gibi görünüyor.

Bu da Amerika’daki Ermeni Diasporası’nın Ermeni soykırımı iddialarıyla ilgili olarak Kongre’ye bu konuda yeni bir tasarı sunması olasılığı. Özellikle, 1915’in 100’üncü yıldönümüne denk gelen 2015 tarihi yaklaşırken lobi faaliyetlerini güçlendirmesi beklenen Amerikalı Ermenilerin bu konuda ilişkileri zorlayabileceği tahmin ediliyor.

“Bu konuda bir tasarının yeniden Kongre’nin gündemine gelmesini bekliyorum. Bu da bir kere daha Türk-Amerikan ilişkileri açısından kötü bir gelişme olacak, çünkü Türkler bu tasarının geçmesini istemiyor. Ben de elimden geldiğince böyle bir tasarının kabulünü engelleyeceğim” diyen Cohen bu tür bir tasarıyı onaylamanın Kongre’nin görev alanına girmediği görüşünde.
  • 16x9 Image

    Melek Çağlar

    Melek, meslek yaşamına yazılı basında başladı. Haftalık Barometre gazetesinde muhabir ve Management-Marketing sayfa editörü olarak çalıştıktan sonra 1990’lı yılların başında aynı gazetenin Yazı İşleri Müdür Yardımcısı olarak görev yaptı. Meslek yaşamına kısa bir ara verip İngiliz Kraliyet bursuyla City University London’da gazetecilik eğitimi aldı. 1994 yılında Amerika’ya yerleşmeden önce Hürriyet gazetesinde çalıştı. Meslek yaşamına halen Internet, radyo ve televizyon yayıncılığı yapan Amerika’nın Sesi’nde devam ediyor. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü mezunu olan Melek, yüksek lisans derecesini 2002 yılında tamamladığı George Washington Üniversitesi MBA programından aldı.

Yorumları göster

XS
SM
MD
LG