Erişilebilirlik

Türkiye Suriye’ye Harekata mı Hazırlanıyor?


Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1 Mart tezkeresini hatırlatarak 'Irak’ta düşülen hataya Suriye’de düşmek istemiyorum' dedi. Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş ise Suriye’deki herhangi bir gelişmenin birinci dereceden Türkiye’nin güvenlik meselesi haline gelebileceğini söyledi

5 yıldır iç savaş şartlarının hüküm sürdüğü Suriye’de denge son dönemde hızla değişiyor. Yaz sonunda Rusya desteğini alan Esad güçleri, bir yandan Lazkiye kırsalında etkinliğini arttırırken diğer yandan Halep üzerindeki baskını arttırıyor. Türkiye’nin varlığından rahatsız olduğu bir diğer güç, PYD-YPG ise ülkenin kuzeyinde etkinliği pekiştiriyor. Bu örgütün ağırlığını oluşturduğu Suriye Demokratik Fırat’ın batısına geçerek Cerablus-Azez hattını radarını aldı.

Türkiye uzun zamandır Suriye’nin kuzeyindeki PYD-YPG güçlerinin Fırat’ın batısına geçmesini kırmızı çizgisi ihlali olarak tarif ediyordu. Peki hem YPG’nin hem de rejim güçlerini Türkiye’yi Suriye sahasına fiili olarak çeker mi?

Erdoğan: Irak’ta düşülen hataya Suriye’de düşmek istemiyorum

Geçtiğimiz hafta Şili, Peru, Ekvador ve Senegal’de temaslarda bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye dönerken gazetecilere yaptığı açıklamada bu yönde mesajlar verdi. PYD’nin Suriye kuzeyinde bir koridor oluşturması ve Esat güçlerinin Halep üzerindeki baskısını arttırmasına dikkat çeken belirten bir gazetecinin, ‘‘Türkiye buna karşı ne yapabilir’’ sorusuna Erdoğan, ‘‘Irak’ta düşülen hataya Suriye’de düşmek istemiyorum’’ yanıtını verdi.

Kendisinin o dönem siyasi yasaklı olduğu halde 1 Mart 2003 tezkeresinin yanında olduğunu buna rağmen gizli kulisler ve bazı arkadaşlarının yanlışıyla Türkiye’nin Irak’a girişinin önlendiğini söyleyen Cumhurbaşkanı, ‘‘sonra göreve geldim, başbakan oldum, tekrar ricada bulundu ve tezkere geçti ama o zaman da, oradaki Kuzey Irak'taki Kürt kardeşlerimiz bizim oraya girmemizi istemediler. Biz de dedik ki istenmediğimiz yere girmeyiz. Ufku görmek çok önemli. Şimdi Suriye'de de, bu iş ancak bir yere kadar böyle gider. Bir yerden sonra böyle gitmez. Hassasiyetlerimizi Türkiye olarak korumak zorundayız’’ dedi.

Türkiye'nin hava sahasının aynı zamanda NATO hava sahası olduğuna dikkat çeken Cumhurbaşkanı, Kuzey Atlantik İttifakı’nın da gerekli adımları atmak durumunda olduğunu ve tüm bunların herkes için bir test niteliği taşıdığını ifade etti.

Erdoğan ABD’ye sordu: Ben miyim senin ortağın yoksa Kobani’deki teröristler mi?

Erdoğan, PYD ve YPG’ye yönelik mesajlarını da yineledi. Her iki yapının da PKK gibi bir terör örgütü olduğunu savunana Cumhurbaşkanı, Amerika Birleşik Devletleri’nin IŞİD’e karşı mücadelede bu yapılarla işbirliği yapmasını eleştirdi:

‘‘YPG bir terör örgütüdür. PKK ne ise PYD odur. Bunu bütün uluslararası örgütlere taşıyacağız. Taşımadığımız her an bizim için kayıptır. Terör örgütü olarak ilan edilmesi için adımlar atılmazsa, geç kalırız. Ve bakın, Biden yanında bir yardımcısı ile geldi. Daha önce Sayın Obama'nın yanında da adı geçen bir ulusal güvenlik temsilcisi. Cenevre temsilcilerinin olduğu dönemde PYD gelemiyor, o kalkıyor, Kobani'ye gidiyor. Kobani'de sözde bir generalden plaket alıyor. Biz nasıl güveneceğiz. Ben miyim senin ortağın yoksa Kobani'deki teröristler mi? Bu meselelerin mücadelesini hep birlikte vermek durumundayız.’’

Kurtulmuş: Suriye’deki herhangi bir gelişme birinci dereceden Türkiye’nin güvenlik meselesi haline gelebilir

Türkiye’nin Suriye’ye yönelik askeri harekat hazırlığında olup olmadığı CNN Türk Televizyonu’nda hafta sonu programına katılan Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş’a da soruldu. Kurtulmuş bu soruya verdiği yanıtta Türkiye’nin Irak gibi Suriye’nin de bir arada bulunması gerektiğini savunduğunu bu ülkenin Nusayri, Kürt, Arap bölgelerine ayrılmasına rıza göstermeyeceğini belirtti:

‘‘Suriye’deki iç savaş, vekalet savaşları öyle bir noktaya geldi ki, Suriye’deki herhangi bir gelişme birinci dereceden Türkiye’nin güvenlik meselesi haline gelebilir. Önceliğimiz Türkiye’nin egemenliğini, güvenliğini korumaktır. Türkiye’ye gelecek olan herhangi bir tehdidin, saldırının bunlara karşı Türkiye kendisini koruyacak güce sahiptir. Bu hazırlığı her zaman yapıyor. Bir güç savaşının bir parçası haline gelmek değildir. Teyakkuz halinde oluruz gelişmeleri çok yakından takip ederiz. Kritik nokta, Türkiye’nin egemenliğine yapılacak bir saldırıyı Türkiye asla kabul etmez.’’

Rusya, Türkiye’nin Suriye’ye ‘aktif müdahale’ hazırlığında olduğunu iddia etmişti

Erdoğan’ın, ‘Suriye’de Irak’ta yaptığımız hataları yinelemeyiz’ şeklindeki sözleri Perşembe günü Rusya’dan gelen açıklamaları akla getirdi. Rusya Savunma Bakanlığı Sözcüsü İgor Konaşenkov, Türkiye'nin Suriye'ye askeri müdahale hazırlığında olduğunu gösteren işaretler olduğunu iddia etmişti.

Konaşenkov, "Elimizde Türkiye'nin Suriye topraklarına yoğun bir askeri müdahale hazırlığında olduğundan şüphelenmemize neden olan ciddi dayanaklar var. Türkiye Silahlı Kuvvetleri'nin Suriye topraklarında aktif eylemler gerçekleştirmek için gizli bir hazırlık içinde olduğunu gösteren işaretler giderek artıyor" demişti.

Yeni Şafak: Mısır, Ürdün ve Sudan askerlerinin de yer aldığı 150 bin kişilik Suudi ordusu Türkiye üzerinden Suriye’ye girecek

Hükümete yakın Yeni Şafak gazetesinin internet sitesi ise bugün CNN Arabic’e dayandırdığı haberinde Suudi Arabistan’ın IŞİD’le mücadele kapsamında 150 bin kişilik bir orduyu Suriye’ye gönderme programı yürüttüğünü yazdı.

Haberde, ‘’CNN Arabic kanalının ismini gizli tuttuğu Suudi yetkililere göre çoğunluğunu Suudilerin kişilerin oluşturduğu orduda Mısır, Ürdün ve Sudan askerleri bulunuyor. Türkiye, Fas, Katar, Kuveyt, Bahreyn ve BAE de gerekli eğitimleri verdikten sonra operasyona katılmak üzere S. Arabistan'a birlikler gönderecek. Suriye'nin kuzeyine Türkiye üzerinden girecek birliklerin yürüteceği operasyonlar için ortak bir komuta merkezi oluşturulacağı da ileri sürüldü. Asya ülkelerinden Malezya, Endonezya ve Brunei'nin de orduda yer alacakları ancak bu üçlü gücün, ayrı bir komutanlığa dahil olacağı bildirildi’’ dendi.

XS
SM
MD
LG