Erişilebilirlik

Türkiye Sonbaharı Sokaklarda Karşıladı


22 yaşındaki Ahmet Atakan’ın ölümünü sokaklarda protesto eden Antakyalılar (11 Eylül, 2013)

22 yaşındaki Ahmet Atakan’ın ölümünü sokaklarda protesto eden Antakyalılar (11 Eylül, 2013)

Türkiye, Eylül ayı ile birlikte sonbaharı eylemli günlerle karşıladı. İstanbul'da Gezi Parkı'nda yapılaşmayı engellemek amacıyla 28 Mayıs günü, başladıktan sonra polis müdahalesiyle AKP hükümeti karşıtı protestoları tetikleyen süreç, sonbaharda ‘Suriye eksenli savaş’ tartışmasıyla devam ediyor. Suriye sınırındaki Hatay ise, hem çok kültürlü ve etnik yapısı hem de bu hafta Ahmet Atakan adlı gencin ölümüyle katlanan acıları nedeniyle hükümet karşıtı protestolarda 'kritik eşik kenti' olacak gibi görünüyor.

Ankara'da Orta Doğu Teknik Üniversitesi'ne (ODTÜ) ait ormanlık araziden AKP'li Büyükşehir Belediyesi yönetimince otoyol geçirme projesine ilişkin tepkiler Türkiye açısından Gezi Parkı gibi 'ağaç' temalı eylemleri tetikledi. Başkentte ODTÜ arazisinde, 25 Ağustos günü başlayan ağaç nöbeti eylemine polis müdahalesiyle başlayan eylem dalgası ülke geneline yayıldı. Adalet ve Kalkınma Partisi karşıtlığı temelinde gelişen eylemler, Amerika’nın Suriye'ye askeri müdahale yapabileceği yönündeki açıklamaların gölgesinde, Türkiye'deki savaş karşıtlığıyla birleşince kitle protestolarına dönüştü. Protestolar, Gezi Parkı sürecinde olduğu gibi Twitter başta olmak üzere sosyal medya üzerinde örgütlenirken, polis tarafından yapılan müdahale sertleşti ve karşı tepki de artış gösterdi. Eylül ayı ile birlikte ODTÜ'de akademisyenler ile öğrenciler önderliğinde yürütülen eylem, ardından Türkiye genelinde hükümetin Suriye politikasını hedef alan protesto dalgasında, 9 Eylül'de Ahmet Atakan'ın hayatını kaybetmesi Hatay’ı dikkat çekici bir noktaya taşıdı.

Hatay neden önemli?

Suriye sınırındaki Hatay, Musevilik, Hristiyanlık ve İslamiyet dinlerine ev sahipliği yapmış tarihiyle aslında Türkiye'de hoşgörü simgesi bir kent [idi]. Suriye iç savaşından kaçan mültecilere ev sahipliği yapan kent halkından şikayet sesleri yükseldi. Suriye tarafından atılan top mermileriyle eskiden Türkiye'nin turizm tanıtımlarında 'üç din bir kent' diye tanıtılırken, 52 can kaybına neden olan 11 Mayıs 2013'te Reyhanlı'daki patlama, Hatay'daki gerginliği tırmandırdı. Hükümetin Reyhanlı'daki patlama ile ilgili Suriye'deki Esat yönetimini adres göstermesine rağmen 22 Mayıs'ta RedHack (bilgisayar korsanı grup) tarafından yayımlanan yazışmalarda Esat karşıtlarınca Türkiye'ye patlayıcı madde sokulduğu bilgisi, Hatay halkındaki rahatsızlığı arttırdı. Gezi protestolarında 3 Haziran'da Hatay'da Abdullah Cömert'in hayatını kaybetmesi, bu kentteki AKP karşıtı protestoları bir adım ileri taşıdı. Hatay'da, özellikle Alevi kökenli nüfus açısından AKP hükümetinin Suriye'deki Esat yönetimini eleştirirken kullandığı bazı ifadelerde 'mezhep' vurgusu ardından 22 yaşındaki Cömert'in “biber gazı kapsülü ile başından vurulduğu için hayatını kaybetmesi,” eylemleri daha dikkat çekici hale getirdi.

Bu arada Eskişehir'deki Gezi Parkı eylemlerinde 14 Temmuz'da sokak arasında dövülmesi nedeniyle ölen Ali İsmail Korkmaz'ın da memleketi Hatay'ın Armutlu mahallesi. Tüm bu yaşananlar üzerine bu hafta başında Cömert gibi 22 yaşındaki Atakan'ın, "ODTÜ'yü destekliyoruz, Abdullah Cömert'in katilleri cezalandırılmalı ve Suriye'ye müdahaleye karşıyız" sloganlarıyla düzenlenen eylemde yaşamını yitirmesi, gözleri yine Hatay'a çevirdi.

Ahmet'in ölümü

Hatay'da 9 Eylül gecesi Ahmet Atakan'ın eylem sırasındaki ölümü de yeni bir tartışmayı başlattı. Hatay Tabip Odası Başkanı Selim Matkap, Atakan'ın ölümü sonrasındaki ilk muayeneye katıldığını belirterek, "Akciğerlerinde kanama ve kafa travması vardı" açıklamasıyla Adli Tıp raporu kaynaklı "Ahmet Atakan yüksekten düşerek öldü" şeklindeki resmi açıklamaya karşı çıktı. CHP Hatay Milletvekili Mevlüt Dudu da, eylem sırasında görgü tanıkları bulunduğunu ve olay mahallindeki görüntüler de incelendiğinde Atakan'ın 'Akrep' olarak adlandırılan polis aracından yakın mesafeden biber gazı kapsülü ateşlenmesi nedeniyle öldüğünü savundu. Ancak hükümet, Hatay Valiliği'nce yapılan ilk resmi açıklamadaki "Atakan'ın ölüm nedeni yüksekten düşme" tezinde ısrarlı. Bu tablo ise, Hatay başta olmak üzere bütün hafta boyunca Türkiye genelindeki eylemleri tetikledi. Ahmet'in ölümü çerçevesinde protesto mesajları ve yeni eylem kararları sosyal medyada yankılandı.

Türkiye kamuoyu ve muhalefetten gelen tepkiler üzerine İçişleri Bakanlığı, Atakan'ın ölümüyle ilgili soruşturma yürütüleceğini belirtirken; Hatay Cumhuriyet Başsavcısı Bestami Tezcan yaptığı yazılı açıklama ile bölgedeki kamera kayıtlarının inceleneceği ve tanık ifadelerine başvurulacağını bildirdi.

Twitter yine başrolde

Ahmet Atakan'ın ölümünü protesto çağrılarıyla ülke genelindeki parklarda başlayıp sokaklara taşan eylemler zinciri, hafta içinde mesai saatleri sonrasında başlayıp gece geç saatlere dek sürdü. Eylemler ise, Gezi Parkı sürecinde olduğu gibi #DirenTürkiye, #DirenODTÜ, #SavaşaHayır, #AhmetAtakan gibi başlıklı tweet mesajlarıyla yaygınlaştı.

Ankara'da ODTÜ meselesi

Bu arada Ankara'da AKP'li Büyükşehir Belediyesi ile ODTÜ'den otoyol geçirilmesine karşı olan grup arasındaki gerginlik ise sürüyor. ODTÜ'nün ormanlık arazisindeki ağaçlar kesilerek, yol sahası açılmasına karşı çıkan hocalar ve öğrenciler, üniversite arazisi girişinde nöbet tutma eylemini polis müdahalesine rağmen devam ettirmeye çalışıyor.

ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Acar, Büyükşehir Belediyesi'nin üniversiteyi hedef alan açıklamalarına karşı özetle "İmar sorunumuz yok" ifadesiyle direniyor. Ancak bu süreçte, ODTÜ'de üniversiteye kayıtlar sırasında türbanlı genç kızlara yönelik pankartlı protesto yapılması ise, ODTÜ'yü doğrudan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın da eleştirisine maruz bıraktı. Bu durumu, Büyükşehir Belediyesi Başkanı Melih Gökçek ise, Twitter aracılığıyla ODTÜ aleyhine kampanya yürüterek kendi lehine çevirmeye çalıştı. Gökçek, katıldığı televizyon programında da, "ODTÜ'nün imarsız yapılaşma örneği" olduğunu iddia etti.

Ayrıca anımsanacağı üzere türban protestosu ile otoyol projesi, aslında Başbakan Erdoğan ve AKP'liler ile ODTÜ'lüleri karşı karşıya getiren ilk süreç de değil. Göktürk Uydusu'nun 18 Aralık 2012'de uzaya fırlatılması nedeniyle Başbakan Erdoğan'ın ODTÜ kampüsüne gelişi de olaylı olmuştu. ODTÜ'lü öğrenciler ile polis arasında çatışma yaşanırken, olaylar ardından Erdoğan'ın ODTÜ'yü hedef alan açıklamaları nedeniyle bir anlamda arayı yumuşatmak amacıyla Rektör Acar, o dönemde Başbakan'ı ziyaret etmek zorunda kalmıştı.

Buluşma 21 Eylül'de Ankara'da

Ankara'da önemli bir etkinlik ise, 21 Eylül gecesi gerçekleşecek. Anadolu Gösteri Merkezi'nde, "Gezi Şehitleri Aileleri Dayanışma Konseri" başlığı altında Kardeş Türküler, Bandista gibi gruplarla sanatçılar sahne alacak. Etkinliğe, Gezi Parkı ile başlayan eylem sürecinde hayatını kaybedenlerin aileleriyle İhsan Eliaçık, BDP İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder gibi isimler de katılacak. etkinlik afişi Ahmet Atakan'ın ölümü öncesinde hazırlanmış olduğu için adı orada yer almıyor, ancak etkinliği organize edenler Atakan ailesini de Ankara'ya davet ettiklerini açıkladı.
XS
SM
MD
LG