Erişilebilirlik

Türk Siyasetinde Yenilenmeye Doğru mu?


Türkiye, 28 Ağustos günü Recep Tayyip Erdoğan'ın 12.Cumhurbaşkanı olarak göreve başlamasıyla siyasette yenilenme rüzgarı yaşayacağa benziyor. Yeni dönemde muhalefet partilerinin nasıl bir kadrolaşmaya gideceği de tartışılıyor

AKP'de Ahmet Davutoğlu yönetimiyle doğrudan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın liderlik otoritesine nasıl itaat edileceği ve CHP'de Muharrem İnce'nin genel başkanlık adaylığına karşın liderliğini koruyacak görünen Kemal Kılıçdaroğlu'nun yeni dönemde nasıl bir kadrolaşma izleyeceği tartışılıyor.

Türkiye, ''Anayasa'daki tüm yetkilerimi kullanacağım'' diyen Recep Tayyip Erdoğan'ın Çankaya Köşkü'nde parlamenter demokrasi sınırlarında nasıl hareket edeceği ve o sınırları değiştirmek amacıyla başkanlık sistemine geçiş için nasıl bir baskı uygulayacağıyla belirlenecek değişim süreci arifesinde.

Bu dönemde AKP, ''Tek lider Erdoğan'' sloganıyla özetlenen anlayışla Ahmet Davutoğlu'na yarın gerçekleşecek olağanüstü kongrede tek aday olarak delegeler tarafından oybirliğiyle genel başkan seçilerek emaneti üstlenecek. Türkiye Cumhuriyeti'nin 62. Hükümeti'ni 29 Ağustos günü Erdoğan'ın Cumhurbaşkanı sıfatıyla imza atmasıyla Başbakan sıfatıyla kuracak olan Davutoğlu'nun, AKP'yi 2015'deki genel seçimlere taşıması öngörülüyor. Bu noktada, 28 Ağustos'ta sivil hayata dönüş yapacak olan Abdullah Gül'ün, 11.Cumhurbaşkanı sıfatıyla emeklilik hayatı tercih etmeme yönündeki kararlığı sürecek olursa Türkiye'de sonbahardan itibaren iktidar partisi AKP kanadında neler yaşanacağı yakından izlenecek.

Ana muhalefet partisi CHP'de ise Türkiye'nin siyaset tarihinde artık kronikleşmiş izlemi veren ''parti içi muhalefet'' tartışmaları devam ediyor. Ekmeleddin İhsanoğlu'nun, 10 Ağustos'ta yapılan Cumhurbaşkanlığı seçiminde CHP-MHP'nin ortak adayı olarak yarışmasını destek vermeyeceklerini açıklayan ve partide ''ulusalcı kanat'' olarak adlandırılan Süheyl Batum, Emine Ülker Tarhan, Birgül Ayman Güler gibi isimlerle Kılıçdaroğlu ve ekibi arasındaki mücadele sürüyor. 30 Mart Yerel Seçimleri'nde Yalova'da yürüttüğü kampanya ile kamuoyunda dikkat çeken Muharrem İnce, şimdi 5-6 Eylül tarihlerindeki olağanüstü kongerede genel başkanlık için yarışacak. Ancak CHP içindeki delege yapısı ve il örgütleri yönetimlerinden çoğunluğu tarafından Kılıçdaroğlu'na destek açıklamaları gelmesi, eğer sürprizler yaşanmazsa İnce'nin yarışta kaybedeceği yorumlarına gerekçe gösteriliyor.

AKP ve CHP'deki hareketli günlere karşılık MHP'de ise Devlet Bahçeli yönetiminde önümüzdeki günlerde değişiklik yaşanması öngörülmüyor. MHP'de uzun yıllardır genel başkanlık arzunu ortaya koyan isimlerden Koray Aydın'ın partideki muhalif tutumu sürmekle birlikte yeterli desteği henüz bulamadığı konuşuluyor.

AKP'de yaprak dökümü mevsimi mi?

Bu arada Davutoğlu'nun başbakanlığında kurulacak 62. hükümette AKP'nin kıdemli isimlerinden bazılarına kendi talepleri doğrultusunda görev verilmeyeceği bilgisi Ankara kulislerinde konuşuluyor. Basında yer alan iddilara göre, şimdiki Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik ile Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, gelecek kabine yer almak istemediklerini Erdoğan'a iletti. AKP'de milletvekilliğinde üst üste 3 dönem seçilmiş isimler yerine hem yeni kabinede hem de TBMM'deki grup yönetiminde yeni isimlere yer verileceği kaydedildi. Bu noktada, yeni kabine şekillenirken Erdoğan'ın karar verici rolünü koruyacağı belirtilirken; Erdoğan'ın danışmanlığını yürüten Ankara Milletvekili Yalçın Akdoğan'ın Başbakan Yardımcılığı'na ve MİT Müstaşarı Hakan Fidan'ın ise Dışişleri Bakanlığı'na getirileceği konuşuluyor.

Gül ekibi öfkeli ama...

Çankaya Köşkü'ne veda mesajları kapsamında ''Partime geri döneceğim'' diyen Abdullah Gül açısından ise AKP'de sıkıntılı bir süreç yaşanıyor. Gül'ün, Köşk'ten inişinden 1 gün önce Davutoğlu ismi ile yola devam edecek AKP içinde kendisine nasıl bir görev bulacağı tartışılıyor.

Bu arada Başbakanlık kaynaklarına yakın oldukları iddia edilen sosyal medya ciddi takipçi sayılarıyla dikkat çeken AKP destekçisi Twitter kullanıcıları tarafından Gül'ün, Köşk'teki yakın çalışma kadrosuna karşı ''karalama kampanyası'' niteliğindeki mesajlar dikkat çekiyor. Gül'ün Çankaya Köşkü'ndeki veda resepsiyonuna ayrım yapılmaksızın Fethullah Gülen cemaatine yakınlığıyla tanınmış medya kuruluşlarından da temsilcilerin davet edilmiş olması adeta fitili ateşledi.

O günden bugüne Cumhurbaşkanlığı Basın Başdanışmanı Ahmet Sever, Kurumsal İletişim Başkanı Kemal İlter ve Koruma Müdürü Osman Cangal, AKP'lilerce ''paralel yapı destekçisi'' olmakla suçlanıyor. Bu isimler, kendilerine yönelik suçlamalara karşı sert açıklamalarla yanıt verirken; Gül'ün tüm bunları kendi partisi içerisinden doğrudan kendisine yönelik saldırılar olarak değerlendirdiği de belirtildi. Bu noktada, Gül ile birlikte görev yapmış isimlerin Çankaya Köşkü'ndeki görevlerinden nasıl ayrıcalıkları ve kamu personeli olanlar açısından Erdoğan'ın nasıl bir insiyatif izleyeceği ise merakla bekleniyor.

XS
SM
MD
LG