Erişilebilirlik

Türkiye, AKP Hükümeti döneminde 'sivilleşme' ve Avrupa Birliği'ne (AB) uyum gerekçesiyle askeri yetkileri kısıtlayan yasa değişikliklerinin ardından toplumsal protestolar nedeniyle polis yetkilerini ve cezaları arttırmaya hazırlanıyor

Başbakan Ahmet Davutoğlu, 'özgürlük-güvenlik uyumu' sağlanacağını öne sürerek, gözaltı sürelerini uzatacak, 'Güvenlik Paketi' olarak adlandırılan yeni yasal düzenlemeyi açıkladı.

Türkiye'de 2013 yaz döneminde yaşanan Gezi protestoları sonrasında AKP hükümeti toplumsal eylemlere karşı tepkili tutum geliştirmiş ve internet erişim özgürlüğü başta olmak üzere son bir yıl içerisinde özgürlükleri kısıtlayıcı yasal düzenlemelere imza atmıştı. Son bir ayda ise Kobani'ye yardım edilmediği gerekçesiyle başlayan ancak PKK-Hizbullah çatışmasına dönüşen protestolar sonrasında AKP hükümeti, şimdi polisiye önlemleri genişletme kararı aldı. Bunun ilk sinyali Başbakan Davutoğlu'nun, “Yakılmış 1 TOMA yerine 5-10 TOMA alacağız” sözleriyle verilmişti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise bugünkü açıklamasında, Gezi protestolarında polis müdahalesiyle yaşama veda eden Berkin Elvan'ın “terör örgütü maşası” olduğunu savunarak, yeni yasal düzenlemeyi savundu.

Uluslararası kamuoyuna 'çifte standart' yanıtı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugünkü konuşmasında, Türkiye'deki otoriterleşme eğilimi eleştirilerine de yanıt verirken, Kobani protestolarını özetle şöyle gerekçe gösterdi:

“Birkaç gün içinde 42 insan gösterilerde hayatını kaybetti. Binlerce işyeri yakıldı, yıkıldı, yağmalandı. Kamuya ve sivillere ait yüzlerce araç kullanılamaz hale geldi, bina yakıldı, kullanılamaz hale getirildi. Bingöl'de 2 polisimiz şehit edildi, onlarca polisimiz olaylarda yaralandı. Şimdi biz bunlara demokratik hak mı diyeceğiz? Bu vandallığa, bu şiddete gösteri hakkı, protesto hakkı, ifade özgürlüğü mü diyeceğiz? Dünyanın neresinde böyle bir hak, böyle bir özgürlük var? Bizi kıyasıya eleştiren o uluslararası medyaya, o Batılı siyasetçilere soruyorum; kendi ülkelerinde böyle bir vandallığa, böyle bir yağmacılığa, insan hayatına kasteden bu türden şiddete demokratik hak diyebilirler mi? Özgürlük diyebilirler mi? Türkiye söz konusu olduğunda çok bariz bir çifte standardın devreye girdiğini görüyoruz.”

Başbakan Davutoğlu yasal değişiklikleri açıkladı

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasının ardından TBMM'deki parti grubunda Başbakan Davutoğlu kürsüdeydi. “Özgürlük-güvenlik uyumu. İki taraflı denge değil, uyum mantığıyla yaklaşıyoruz” diyen Davutoğlu, “Emniyet Genel Müdürlüğü'nün etkinliğini ve esnekliğini güçlendirecek tedbirler alacağız” sözleriyle 'Güvenlik Paketi'ni açıkladı. Davutoğlu'nun ifadeleriyle bugünlerde TBMM'ye sunulması öngörülen 'Güvenlik Paketi'ndeki dikkat çekici yasal değişiklikler satır başlarıyla şöyle:

Jandarma YAŞ dışına mı çıkacak?

- Jandarma ve Sahil Güvenlik komutanlıklarında atamalar İçişleri Bakanlığı'na bağlanacak. Jandarma kıyafetiyle de sivilleşecek. Davutoğlu'nun “devrim” dediği bu adım ile Türk Silahlı Kuvvetleri'ndeki Jandarma Genel Komutanlığı bugüne dek 'Kuvvet Komutanlığı' kabul ediliyordu ve Yüksek Askeri Şura (YAŞ) ile personeli yükseliyordu. Şimdi Jandarma, Emniyet gibi İçişleri Bakanlığı'nın bir birimine dönüşecek.

- Telefon ve ortam dinleme kayıtları ise İçişleri Bakanlığı denetiminde olacak. TBMM'ye de dönemsel dinleme raporu sunulacak.

Hakimin molotof için takdir hakkı olmayacak

Davutoğlu, toplumsal gösteri ve eylemlerle ilgili değişiklikleri ise şöyle anlattı

“Eğer biri engelleyecek olursa, ben oraya gider toplantı ve gösteri yaparım. Ama toplantı ve gösteri yapma hakkı da hukuk devleti içinde kamu düzeni kuralları içinde gerçekleşir. Bu alanda ‘sadece ben gösteri yaparım başkası yapamaz, her türlü şiddeti yaparım’ denilirse ses çıkarılır. Toplantı ve gösteri yapılıyor, bize karşı da olsalar, eleştirel de olsalar, güvenlik birimlerimizin görevi o gösteriyi yapanların can güvenliğini de teminat altına almaktır. Herhangi bir gösteriye dışardan bir saldırı olduğunda bu saldırı durdurulacak. Şiddete dönüştüren her türlü eylem suç sayılacak. Yani toplantı gösteri yapıyoruz, ne yapacaksınız fikirlerimizi ifade edeceğiz, edin. Ama elinize molotof aldığınız anda şiddet eylemi başlar. Patlayıcı yakıcı ateşli silahlar diye tanımlamalar var. Ama molotof konusunda öyle bir muğlaklık var ki, hakimlerin takdirine bırakıyorlar. Bu konuda kimseye takdir hakkı bırakmayız, Molotof bir saldırı aracıdır.”

Yüzünü kapatmak suç sayılacak ama nasıl?

- “Şiddet işlemek amacıyla yüzünü kapatarak toplantı ve gösteri yapacağım iddiasında bulunanlara izin verilmeyecek.” Davutoğlu'nun bu sözleriyle itibariyle örneğin Gezi'de veya 1 Mayıs'ta polis tarafından atılan biber gazına karşı ağızlarını tıbbi maske veya eşarp ile kapatanlarla ilgili suçlama olup olmayacağı sorusu da ortaya çıktı.

- Toplumsal eylemlerde ateşli silah taşıyanlara ise, var olan 6 aydan 3 yıla olan ceza, 2,5 yıldan 4 yıla kadar artırılacak.

Gözaltı süreleri uzatılacak, zarar rücu edilecek

- 24 saat yargı kararı olmaksızın, ardından savcılık kararıyla 42 saat gözaltı süreleri öngörülecek.

- Suçlu tespit edildiğinde, kamu zararı şahsa rücu edilecek (mal edilecek).

- Kolluk kuvvetlerine üst ve araç arama yetkisi yeniden düzenlenecek.

- İstanbul Tahkim Mahkemeleri kurulacak.

Yorumları göster

XS
SM
MD
LG