Erişilebilirlik

‘Türkiye İslami Otoriter Rejime Gidiyor’


Türkiye 7 Haziran seçimi sonrası koalisyon kurulamaması nedeniyle 1 Kasım’da erken seçim için tekrar sandık başına gitti. En çok merak edilen konu ise sandıktan bu sefer de koalisyonun mu yoksa tek parti iktidarının mı çıkacağı oldu.

7 Haziran’dan 1 Kasım’a kadar geçen süre içerisinde Türkiye’de neler değişti? Partilerin bu süreçte izledikleri politikalarda bir değişiklik oldu mu? Sandıktan neden tek parti iktidarı çıktı? Bu sonuç bekleniyor muydu yoksa sürpriz mi oldu? Muhalefetin bu sonuçlara etkisi oldu mu?

“Siyaset bilimciler de yanıldı”

Bütün bu soruların yanıtını almak için görüştüğümüz Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Koray Çalışkan 1 Kasım seçim sonucunun büyük bir süpriz olduğunu söyledi ve şöyle devam etti:

“Sonuçlar üç aktör için süpriz oldu. Yanılanlardan ilki, siyaset bilimciler ve kamuoyu araştırma şirketleri oldu. Dünya tarihinde hiçbir demokraside bir seçimi bu kadar yanlış tahmin eden bir kamuoyu araştırma profili çıkmadı. Yanılan ikinci grup, iktidar partisinin kendisi oldu. Onlar dahi böylesine büyük bir başarıyı beklemiyorlardı. Üçüncü grup ise muhalefet. Cumhuriyet Halk Partisi kendi oyuna dair bir şaşkınlık yaşamıyor ancak Ak Parti’nin böylesine yüksek bir oy oranına ulaşmasına şaşırdılar. HDP ve MHP önemli ölçüde oy kaybetti ve bu partilerin mecliste boşalan sandalyelerini Ak Partili milletvekilleri doldurdu.”

“Normal bir seçime gidilmedi”

Türkiye’nin normal bir atmosferde seçime gitmediğini ifade eden Çalışkan, Türkiye’de bir korku seçimine gidildiğini vurguladı. İnsanların barış ortamının bozulmasından, her gün alınan şehit haberlerinden ve canlı bombaların ülkeyi tehtid etmesinden kaygı duyduklarını ve bu atmosferde insanların duygusal bir saikle sandığa gittiğini ifade etti.

Seçmenin, Türkiye’ de 7 Haziran’dan sonra yaşanılan terör saldırıları sonrasında fikrinin değiştiğini belirten Çalışkan, insanların terör ve istikrarsızlığın acilen bitirilmesini istediklerini söyledi. Seçmenin önceliklerinin PKK ve İŞİD gibi terör örgütlerinin ortadan kaldırılması olarak değiştiğini bu sebeple seçmenin tek parti iktidarını tercih ettiğini belirtti.

“Kaosu yaratan aktör, çözen olarak kabul edildi”

Çalışkan, sandıktan çıkan sonuçtan muhalefetin de sorumlu olduğunu düşünüyor ve Bahçeli’nin halk tarafından sevilmemesinin, Kılıçdaroğlu’nun bir kriz anında kurtarıcı olarak görülmemesinin ve Demirtaş’ın terörize edilmesinin oyları etkilediğini savunuyor. Çalışkan sözlerine şöyle devam ediyor: “Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kaosu yaratan aktörlerden biri olmasına rağmen kaosu çözen aktör olarak kabul edildi.”

Çalışkan bundan sonra Türkiye’deki siyasetin, daha fazla tek adamcı, daha otoriter ve basına daha fazla baskı uygulayan bir profilde olacağını düşündüğünü de sözlerine ekledi.

XS
SM
MD
LG