Erişilebilirlik

Türkiye İran Pazarını Neden Büyütemiyor?


Türkiye ve İran, Ortadoğu’nun en önemli iki güç merkezi. Suriye savaşı ve Suudi Arabistan’la ilişkilerde iki farklı diplomatik duruşa sahip olsalar da iki ülke ekonomik ilişkileri güçlendirmeye çalışıyor. Bunun son iki örneği İran’a ray satış anlaşması ve Kültür ve Turizm Bakanı Mahir Ünal’ın İran ziyareti oldu.

Başbakan Davutoğlu’nun görevinden ayrılacağının ortaya çıkmasının ardından en güçlü başbakan adayları arasında ismi telaffuz edilen Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, 26 Nisan’da İran’la takas anlaşması imzalandığını açıkladı.

Karabük’te konuşan Yıldırım, “Geçen gün İran’a 80 milyon Euro’luk takas esasına göre bir sözleşme imzalattık. TÜPRAŞ İran’dan petrol alacak, buna karşılık Karabük (Kardemir) 80 milyon Euro tutarında ray verecektir” dedi. Bu sözlerden iki hafta sonra İran’a giden Kültür ve Turizm Bakanı Mahir Ünal, Turizm İşbirliği Protokolü imzaladı.

Turizm Bakanı Mahir Ünal: ‘Bankacılık ve enerjiden sonra turizmde de üst seviye ilişki istiyoruz’

Ünal İran’da yaptığı konuşmada, “Son dönemde bankacılık ve enerji alanında İran’la Türkiye arasında üst düzey bir ilişki oluştu. Biz bu ilişkiyi turizm sektöründe üst seviyeye çıkarmak istiyoruz” diye konuştu. Gerçekten de Türkiye ile İran arasındaki turizm ilişkisi artıyor. Geçen yıl Türkiye’ye 1 milyon 700 bin İranlı turist gelirken 2016’nın ilk üç ayında toplam turist sayısı % 10 civarında düşerken İranlı turist sayısı % 7,5 arttı.

Bu olumlu gelişmelere rağmen Türkiye-İran ekonomik ilişkileri henüz beklentilerin çok gerisinde. Eylül 2014’te İran’la Tercihli Ticaret Anlaşması’nı imzalayan dönemin Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi, 2015 yılı sonu için 35 milyar dolar ticaret hacmi koymuştu.

Ancak 2014 yılında 13,7 milyar dolar olan ticaret hacmi, geçen yıl 4 milyar doların altına gerileyerek 3,7 milyar dolarda kaldı.

Dr. Sinkaya: ‘Tercihli Ticaret Anlaşması da sıçrama yaptırmadı’

10 milyar dolar civarındaki kayıp, Türkiye-İran çalışmaları yapan Dr. Bayram Sinkaya için şaşırtıcı değil.

Amerika’nın Sesi’nin sorularını yanıtlayan Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Öğretim Üyesi, “2012 yılında ticaret 22 milyar dolara çıktı. Sonra düştü. 2012’de altın ticareti kaynaklı olağanüstü durum vardı. Bu gerçek ticaret potansiyelini yansıtmıyordu. Kısa dönemde 30, 35, hatta 50 milyar dolara çıkacak deniyordu. Ancak öncelikle petrol fiyatlarındaki düşüş bunu etkiledi. Baktığınızda Türkiye’nin İran’a ihracatında azalma yok. Ancak Tercihli Ticaret Anlaşması da sıçrama yaptırmadı” dedi.

İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani Nisan ayında Ankara'da resmi temaslarda bulunmuştu.

İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani Nisan ayında Ankara'da resmi temaslarda bulunmuştu.

Dr. Sinkaya: ‘Türkiye’nin İran pazarını büyütmesi için başta TÜSİAD büyük sermayenin girmesi gerek’

Sinkaya, Türkiye’nin geleneksel olarak İran’da pazar bulduğunu ancak bunun tekstil, müteahhitlik ve inşaat bazlı olduğuna dikkat çekiyor. Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Öğretim Üyesi’ne göre, Türkiye’nin İran’a yaptırımların kalkmasının ardından bu ülkedeki işlerden payının alması için büyük sermayenin girmesi gerekiyor.

“İran’daki elitlerini bir kısmında Türkiye sendromu var. Kabul etmek gerekir ki bir Batılı kompleksi de bulunuyor. Batılı ve Türkler aynı anda, aynı işte olursa genel eğilim Batılılar yönünde. Ama İran’da Türkçe bilenlerin çokluğu da hem Türkiye’nin rolünü arttıran hem de ticareti kolaylaştıran bir faktör. Bir iltifat var, ama güvensizlik de var. Büyük batılı şirketler İran’dan çekildiler geri dönüşlerinde kabullenmek de kimi çevreler için o kadar olmayacak. Türkiye’nin bu pazardan rol olması büyük sermayenin İran pazarında girmesine bağlı. Ekonomik ilişkilerin restorasyonu kolay olmayacak. TÜSİAD bir ziyaret gerçekleştirecekti olmadı. Türkiye’de de İran siyaseti hala stabil olmadığı için güvensizlik var. Türk şirketlerin kötü tecrübeleri caydırıyor. Onlar da oraya girmek için Batılı ortak arıyor.”

İSO Başkanı: ‘İran’la dış ticaret hedefi 100 milyar dolar’

TÜSİAD henüz İran’a gitmedi ama İstanbul Sanayi Odası, 70 işadamıyla geçtiğimiz hafta Tahran’a çıkartma gerçekleştirdi. 400’e yakın görüşme yapan İSO heyeti, İran’la kurulacak köprünün Türkiye ayağı olmaya talip olduğunu açıkladı.

İSO Başkanı Erdal Bahçıvan ise dış ticaret çıtasını 100 milyar dolara çıkardı.

“İki ülke Hükümetleri arasında 30 milyar dolarlık bir dış ticaret hedefi olmasına rağmen, yakın gelecekte doğru bir bakış açısı oluşturmamız halinde bunun 100 milyar doları bulacağından şüphe duymuyoruz. Cumhurbaşkanımız Erdoğan ve Hükümetimizin hedefleri doğrultusunda GSMH’yi 1,5 trilyon dolar çıkararak dünyanın ilk 10 ekonomisi arasına gireceğiz. İran da 400 milyar dolarlık ekonomik büyüklüğünü ambargo sonrası 1 trilyon dolara çıkarabilir. Gelecek 10 yıl içinde dünyanın en büyük ekonomileri arasına girmiş iki kardeş ülke olabiliriz. Bu hayal torunlarımız için değil. Çok genciz ve biz de bunu göreceğiz.”

Davutoğlu sonrası İran’la ilişkiler nasıl şekil alır?

Hedefler ve iddialar büyük ama bir yandan da Türkiye-İran ilişkileri arasında dış politika anlaşmazlıkları var. Peki İran’la ilişkilere önem veren Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun görevinden ayrılmasının Tahran-Ankara hattında nasıl sonuçlara neden olabilir? Dr. Bayram Sinkaya, oluşacak yeni durum hakkında temkinli olmak gerektiğini söylüyor.

“Türkiye İran ilişkilerin çok karmaşık yapısı var. Bir taraftan işbirliğine zorlayan bir eğilim, diğer yanda çatışmacı eğilim görülüyor. Uzun vadeli bakınca ne kopma oluyor, ne çok güçleniyor. Davutoğlu’nun varlığı ve İran ziyaretinin zamanlaması önemliydi. Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a paralel açıklamalar yapıyor. Bakan, tıpkı Cumhurbaşkanı gibi Tahran’ı mezhepçi politikalar sergileyen bir aktör olarak görüyor. İran dış politikasında gözden geçirsin diyordu. Davutoğlu’nun ayrılığı bu açıdan Negatif faktör olabilir. Ama Turizm Bakanı’nın ziyareti de iyimser olmamızı da sağlıyor.”

XS
SM
MD
LG