Erişilebilirlik

‘Türkiye ile Yapılan Anlaşma Avrupalılar’ı Rahatsız Ediyor’


Fransa'nın en büyük sağ eğilimli gazetesi Le Figaro, Türkiye ile Avrupa arasındaki göçmen geri kabul anlaşmasının karşılığı olarak imzalanan ve vize serbestisini içeren anlaşmasının Avrupa halkını ve yöneticilerini "kaygılandırdığını" anlattı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, Brüksel'in istediği koşulları uygulamayı reddetmesi üzerine AB-Türkiye ilişkilerinin yine çok kötü bir dönemeçten geçtiğini kaydeden Le Figaro, "Anlaşmayı reddeden Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın başkanlık rejimi istediğini ve resmen kampanyasına başladığını" yazdı.

Türkiye ile AB anlaşmasının tıkanmasına neden olan konuları analiz eden Le Figaro gazetesi, "Türkiye ile Yapılan Anlaşma Avrupalıları Rahatsız Ediyor" manşetiyle verdiği habere içerde de iki tam sayfa ayırdı. Yazı, Avrupa sağının mülteci anlaşmasına, vize serbestisine ve Ankara'nın terörle mücadele yasasında değişiklik yapılması istemini reddetmesiyle yaşanan gelişmelere nasıl baktığını gözler önüne seriyor.

Le Figaro gazetesinde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "terörle mücadele anlaşmasına ilişkin düzenlemeleri reddetmesi nedeniyle, 18 Mart'ta imzalanan Geri Kabul Anlaşması’ndan yaklaşık iki ay sonra, Brüksel ile Ankara arasında tansiyonun yükseldiğini yazdı. Le Figaro, "Brüksel, Erdoğan'dan terör yasalarını Avrupa ile uyumlu hale getirmesini istedi. Ancak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan reddetti. AB Komisyonu Başkanı Juncker, 'Eğer şartları yerine gelmezse anlaşmanın uygulanmayacağını' söyledi. Angela Merkel Almanya'da 'Ankara'ya fazlaca bağımlı olmakla' suçlanıyor. Avrupalılar bu anlaşmadan son derece kaygılı" ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıkça "kendine ait başkanlık sistemini getirmek için açıkça kampanyaya başladığını da" yazan gazete, "Erdoğan, her geçen gün daha çok şiddet sarmalına batan bir Türkiye'de başkanlık rejimi için kampanyada, Almanya'da ise Merkel, AB'yi ‘Türk şantajına’ maruz bıraktığı için eleştiriliyor. Erdoğan'ın terörle mücadele yasasındaki değişiklikleri reddetmesi ise Avrupa'daki şüphe ve endişeleri artırdı. Türkiye ve AB arasındaki ilişkiler bir kez daha çok kötü" yorumuna yer verdi.

Kürtlerin sığınma talebi artar endişesi

Fransa eski Cumhurbaşkanı ve ana muhalefet lideri Nicolas Sarkozy'nin, Le Figaro'ya geçtiğimiz hafta verdiği söyleşide konuya ilişkin "Vize serbestisi, göç ve güvenlik krizi ortamında bir çılgınlıktır" şeklindeki değerlendirmesine de atıfta bulunan Le Figaro, "Vize serbestisinin sağlanması durumunda Almanya ve Avusturya Kürtler’in sığınma talebinde patlama yaşanmasından endişe ediyor. Bu ortamda Almanya ve Fransa, eğer vize serbestisi istismar edilirse, yani gelen Türk vatandaşları dönmez ya da fazla sayıda sığınma talebi gelirse anlaşmanın askıya alınması gündeme gelebilir" bilgilerini de aktardı.

Ankara'nın şantajı

Ankara'nın göçmen krizi üzerinden Avrupa'ya şantaj yaptığını öne süren gazete şu görüşleri dile getirdi: "AB'nin koyduğu şartlar Tük Cumhurbaşkanını kızdırdı. Anlaşmadaki 'Aşil'in topuğu' yani zayıf nokta belli oldu: Terör yasalarındaki değişiklik. Erdoğan Avrupalılar’ı, kendi ülkesi Kürtler ve IŞİD tarafından saldırıya uğradığında iki yüzlü davranmakla suçladı. Ve Yunanistan'a doğru kapıları yeniden açmakla tehdit etti. Avrupalılar bu şantajı kınıyor. Muhalefeti ve medyayı susturmak için kullanılan yasaların değişmesini istiyor. Ama anlaşmanın ölüm fermanını imzalayan sert eleştiriler Avrupa Parlamentosu'ndan geldi. Juncker, 'Eğer Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkler’in Avrupa'da serbestçe seyahat etmesini engellemek istiyorsa, Türk halkına bunu açıklamak zorunda. Bu O'nun problemi olacak, benim değil. Biz kriterlerin yerine getirilmesine önem veriyoruz. Aksi taktirde anlaşma gün yüzü görmez' dedi.

Strasbourg'a giden AB Bakanı Volkan Bozkır, "Koşullar, terörle mücadele yasasını değiştirmeye elverişli değil. Müzakerelerin sonucuyla ilgili çok iyimser değilim' diye konuştu. Erdoğan çözümü Ekim ayı sonunda istiyor. AB ise Türkiye ile ilişkilerin normalleşmesinin hayati olduğunu düşünüyor."

“Erdoğan Başkan olmak istiyor”

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bütün planlarını 'kendi başkanlık sistemi üzerine kurduğunu' yazan gazete, bu konuda da şu görüşlere yer veriyor:

"Erdoğan Başbakan ve Cumhurbaşkanı olarak 13 yıldır ülkeyi yönetiyor, 2019'a kadar da devam edecek. Ve 90 yıllık meclis geleneğini artık bitirmek istiyor. Ama istediği sistem meclis denetiminden uzak bir Latin Amerika sistemi mi? Belki. Erdoğan'ın en yakın danışmanlarından birisi 'Kesinlikle Barack Obama'nın, bir elçiyi bile atamak için Senato ile tartıştığı başkanlık sistemi değil' diyor. Anayasayı değiştirmek için 367, referanduma götürmek için 330 milletvekili gerekiyor. Erdoğan'ın kurmayları, referandum için gerekli olan 13 ya da 14 vekili arıyorlar. Zira AKP'nin Meclis'teki sandalye sayısı 317. MHP lideri Bahçeli sık sık AKP'ye elini uzatıyor. AKP yeni genel başkanını 22 Mayıs'ta seçecek ve Ahmet Davutoğlu 'elveda' diyecek. Yerine gelecek kişi, Erdoğan'ın rahatça Başkanlık seçimi kampanyası yapmasına izin verecek bir isim olacak ve Erdoğan tarafından atanacak."

“Fezlekeler bu hafta geliyor”

"Erdoğan'ın kampanyası, Anayasa'yı değiştirme yolunda, AKP'nin sandalye sayısını artırmayı umut eden bir erken genel seçim ile başlayacak. Ama Erdoğan, HDP'li milletvekillerinin düşürülmesi ve yerine AKP'li vekillerin seçilmesini de planlıyor. Zira 59 HDP'li vekilin dokunulmazlık dosyası "terörizm propagandası" gerekçesiyle Meclis gündemine gelebilir. Üstelik muhalefet bu fezlekeleri desteklemeye hazır. Fezlekeler bu hafta parlamento gündemine geliyor."

XS
SM
MD
LG