Erişilebilirlik

Türkiye’de Gazetecilik Tartışılıyor


Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ile Ankara Temsilcisi Erdem Gül’ün, Suriye’deki MİT tırlarıyla ilgili haberleri nedeniyle tutuklamasıyla birlikte Türkiye’de 30 tutuklu gazeteci bulunması ve basın özgürlüğü tartışılıyor.

Gazeteciler Can Dündar ve Erdem Gül’ün, casusluk ve Fethullah Gülen Terör Örgütü (FETÖ) amacına hizmet etmek gibi suçlamalarla hapsedilmesi üzerine son dönemde gazetecilere yönelik tutuklu yargılama süreçleri sert tepki topladı. İstanbul Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği’nce verilen tutuklama kararına dün geceden itibaren uluslararası ve ulusal gazetecilik örgütlerince protesto edilmeye başlandı.

Türkiye’de anayasal güvence altında olmasına rağmen basın özgürlüğü kavramına açıkça aykırı şekilde, sadece yayınladıkları haberler nedeniyle Can Dündar ve Erdem Gül’ün tutuklanması temel eleştiri noktası oldu. Ancak İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Hadi Salihoğlu imzasıyla bugün yapılan yazılı açıklama ile Dündar ve Gül’ün gazetecilik nedeniyle suçlanmadığını iddia edildi ama aynı anda da yayınlanan haberleri gerekçe gösterildi.

Savcılıktan yapılan yazılı açıklamada; 2014 yılında 1 Ocak’ta Adana-Ceyhan ve 19 Ocak’ta Hatay-Kırıkhan ilçelerinde Suriye’deki Türkmenlere yardım malzemesi taşıyan Milli İstihbarat Teşkilatı’na ait (MİT) tırlarında yapılan arama olayları hakkındaki soruşturma anımsatıldı. Savcılık, “MİT tırlarına silah zoruyla arama yapılması ve MİT mensuplarına da darp uygulanması” nedeniyle 2014/41637 sayılı dosya numarasıyla soruşturma açıldığını hatırlattı. Savcılık, 26’sı asker 55 tutuklu ile 67 tutuksuz toplam 122 şüpheli hakkında 26 Ekim 2015’te İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nde kamu davası açıldığını kaydetti. Açıklamada, “Soruşturma kapsamında MİT’e ait yardım tırlarının herhangi bir yasa dışı örgüte gittiğine hiçbir bilgi, belge, delil ya da emare bulunmamıştır” ifadesi göze çarptı.

Savcılık, cemaat yapılanmasıyla ilgili Fethullah Gülen Terör Örgütü (FETÖ) ifadesinin yanı sıra PDY kısaltmasıyla Paralel Devlet Yapısı ifadesine de değinerek “terör örgütü” tanımlanmasına sıkça vurgu yaptı. Açıklamada, FETÖ/PDY’nin nihai amacı ise, “Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni, sahte ihbar ve delillerle teröre yardım eden ülke konumuna sokarak, Uluslararası Ceza Mahkemesi’nde yargılanmasını sağlamak” olarak kaydedildi. Bu çerçevede; Can Dündar ve Erdem Gül’ün yayınladıkları haberleriyle FETÖ/PDY’ye hizmet ettiği iddiası maddeler halinde anlatıldı. Dündar ve Gül için “şüpheliler bahse konu eylemlerinde ısrar” vurgusu da yapıldı.

Savcılık açıklamasında en dikkat çekici nokta ise, Dündar ve Gül’ün sadece yayınladıkları haberler nedeniyle suçlandığını madde madde anlattıktan sonra basın özgürlüğü ihlali olmadığını savunması oldu. Savcılık açıklamasında, “Soruşturmanın anayasal teminat altında bulunan ‘Basın Özgürlüğü’ ile hiçbir ilgisi bulunmayıp, kişi hak ve hürriyetlerini ihlal edecek hiçbir tavır içerisine girilmemiştir. Şüpheliler gözaltına alınmayıp, telefonla aranmak suretiyle Cumhuriyet Başsavcılığımıza davet edilmişlerdir” denildi. Ancak savcılık, gözaltına almadığını vurguladığı gazeteciler Dündar ve Gül’ün neden tutuklu yargılanmasına ihtiyaç duyulduğuna dair ise herhangi bir açıklama getirmedi.

Ankara ve İstanbul’da eylemler başladı

Gazetecilik mesleği en doğal işlevi gereği haberler hazırlayan Can Dündar ve Erdem Gül’ün tutuklanmasıyla birlikte FETÖ/PDY gerekçeli soruşturma dosyaları çerçevesinde Türkiye’de tutuklu gazeteci sayısı ise 30’a yükseldi.

Meslektaşlarıyla dayanışma sergilemek üzere meslek örgütleri işbirliğiyle oluşturulan G9 Platformu, bugün Ankara ve İstanbul’da eş zamanlı olarak Dündar ve Gül ile dayanışma eylemleri düzenledi.

Başkent’teki eylemde CHP Genel Başkan Yardımcıları Bülent Tezcan, Selin Sayek Böke, Grup Başkanvekilleri Özgür Özel, Levent Gök ile çok sayıda milletvekili de yer aldı. Yüksel Caddesi’ndeki İnsan Hakları Heykeli önünde, ellerinde “Özgür Basın Susturulamaz”, “İnadına Gerçek İnadına Gazetecilik” ve “Can Dündar – Erdem Gül Yalnız Değildir” yazılı pankartlarla gazeteciler buluştu. “Basın Özgürlüğü” çağrısıyla düzenlenen eylemde, gazeteciler ve siyasetçiler yanı sıra gençler ağırlıklı vatandaşlar da yer aldı. G9 Platformu adına ortak basın açıklaması yapılmasının ardından Atatürk Bulvarı üzerinden Çankaya Belediyesi’ne ve oradaki otobüsler aracılığıyla Cumhuriyet Gazetesi’nin Ankara Bürosu’na destek ziyareti yapılacağı duyuruldu. Ancak polis, Atatürk Bulvarı’na en önde gazetecilik örgütleri başkanları ve milletvekilleri olan grubu kesinlikle çıkarmayacaklarını bildirdi.

Anayasal güvence altındaki toplumsal yürüyüş ve protesto haklarını kullanmak istediklerini belirten gazetecilere, polis ısrarla yürüyüş engellemesi getirdi ve yaşanan tartışma sırasında polis biber gazıyla müdahaleye başladı. Kargaşa yaşanması dakikalarda Levent Gök, Veli Ağbaba, Ali Haydar Hakverdi gibi CHP’li vekiller ile bazı gazeteciler biber gazı nedeniyle rahatsızlandı. Gök’ün direkt yüzüne sıkılmış biber gazı dolayısıyla gözlerindeki rahatsızlık devam edince hastaneye götürüldü. Polisler ile gençler arasına girmiş vekiller ve gazeteciler durumu yatıştırdıktan sonra otobüslere gidilebildi. Ardından da Cumhuriyet Gazetesi’ne destek ziyareti gerçekleştirildi. Burada G9 Platformu adına Doğan Tılıç, yaptığı konuşmada, Dündar ve Gül’ün gazeteci kimliğinden kuşku edilemeyeceğini vurgulayarak, tüm gazeteciler özgür kalıncaya değin mücadele edileceğini dile getirdi.

Can Dündar ve Erdem Gül'ün tutuklanmasının ardından, CHP’li milletvekilleri, HDP eşbaşkanı Figen Yüksekdağ, Cumhuriyet Gazetesi çalışanları ve çok sayıda vatandaş İstanbul'daki Cumhuriyet Gazetesi binası önünde durumu protesto etti.

Ellerinde “Basının Kara Günü” manşetli Cumhuriyet Gazetesi ve “Özgür Basın Susturulamaz” yazılı dövizler taşıyan grup alkışlarla protestolarını sürdürdüler.

Yaşanabilecek olumsuzluklara karşı polisler, protestocuların çantalarını tek tek ararken, binanın yakınında TOMA’ lar hazır bekletildi.

12 Eylül mağduru baba Ziya Gül

Gazeteci Erdem Gül’ün emekli öğretmen babası Ziya Gül de, Amerika’nın Sesi’ne yaşanan süreci değerlendirdi. Kendisi de 12 Eylül Askeri Darbesi ardından 6 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmış Ziya Gül, oğlu ve Dündar’ın tutuklanmasını Türkiye’deki insan hakları mücadelesinde ve basın özgürlüğünde son noktaya olarak yorumladı. Gül, “Ufukları kararmış bir Türkiye’de yaşamak zorunda bırakıyorlar bizi. Demokrasi, özgürlük ve barış kavgası veren bir aileden geliyoruz. Geldiğimiz noktada da Erdem, Can bir bedel ödüyorlar. Her özgürlük için bedel ödeniyor. Ama bu bedel ödenirken özgür ve aydınlık bir Türkiye yaratılması ise artık sokaktan geçiyor. Buraya gelişimizde de bizlere gaz sıkıldı maalesef. Özgürlüğü toplumun bağrına yerleştirmeliyiz” dedi.

Cezaevindeki gazeteciler kimler?

İşte o tutuklu gazeteciler listesi:

  1. Ali Konar, Azadiya Welat Gazetesi Temsilcisi, Malatya E Tipi Cezaevi
  2. Can Dündar, Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni, Silivri Cezaevi
  3. Cengiz Doğan, Azadiya Welat Gazetesi Nusaybin Muhabiri, Mardin E Tipi Cezaevi
  4. Cüneyt Hacıoğlu, Dicle Haber Ajansı (DİHA) Şırnak Muhabiri, Şırnak Cezaevi
  5. Cevheri Güven, Nokta dergisi Genel Yayın Yönetmeni, Silivri Cezaevi
  6. Ensar Tunca, Azadiya Welat Gazetesi Iğdır Muhabiri, Iğdır Kapalı Cezaevi
  7. Erdal Süsem, Eylül Dergisi Editörü, Edirne F Tipi Cezaevi
  8. Erdem Gül, Cumhuriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi, Silivri Cezaevi
  9. Erol Zavar, Odak Dergisi Sahibi ve Yazı İşleri Müdürü, Şair, Ankara-Sincan 1 Nolu F Tipi Cezaevi
  10. Faysal Tunç, Dicle Haber Ajansı (DİHA) Şırnak Muhabiri, Rize-Kalkandere L Tipi Cezaevi
  11. Ferhat Çiftçi, Azadiya Welat Gazetesi Gaziantep Temsilcisi, Gaziantep H Tipi Cezaevi
  12. Gültekin Avcı, Bugün Gazetesi Yazarı, Silivri Cezaevi
  13. Hamit Duman (Dilbahar), Azadiya Welat Gazetesi Yazarı, Erzurum E Tipi Cezaevi
  14. Hatice Duman, Atılım Gazetesi Sahibi ve Yazı İşleri Müdürü, Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi, İstanbul
  15. Hidayet Karaca, Samanyolu Yayın Grubu Başkanı, Silivri Cezaevi
  16. Kamuran Sunbat, Dicle Haber Ajansı (DİHA) Çukurova Eski Muhabiri, Antep H Tipi Cezaevi
  17. Kenan Karavil, Radyo Dünya Yayın Yönetmeni, Adana Kürkçüler F Tipi Cezaevi
  18. Mehmet Baransu, Taraf Gazetesi Yazarı, Silivri Cezaevi
  19. Mikail Barut, Özgür Halk Dergisi Editörü, Silivri 2 Nolu L Tipi Cezaevi
  20. Miktat Algül, Mezitli FM Genel Yayın Koordinatörü, Osmaniye T Tipi Kapalı Cezaevi
  21. Murat Çapan, Nokta dergisi sorumlu yazı işleri müdürü, Silivri Cezaevi
  22. Mustafa Gök, Ekmek ve Adalet Dergisi Ankara Temsilcisi, Tekirdağ 2 Nolu F Tipi Cezaevi,
  23. Nuri Yeşil, Azadiya Welat Gazetesi Dersim Temsilcisi, Maraş-Elbistan E Tipi Cezaevi
  24. Ömer Gül, Dicle Haber Ajansı (DİHA) Bursa Muhabiri, Bursa E Tipi Cezaevi
  25. Sami Tunca, Mücadele Birliği Dergisi Yazı İşleri Müdürü, Tekirdağ 1 Nolu F Tipi Cezaevi
  26. Sevcan Atak, Özgür Halk Dergisi Editörü, İzmir Şakran Kadın Kapalı Cezaevi
  27. Seyithan Akyüz, Azadiya Welat Gazetesi Adana Temsilcisi, Isparta E Tipi Cezaevi
  28. Şahabettin Demir, Dicle Haber Ajansı (DİHA) Van Muhabiri, Erzurum Oltu T Tipi Cezaevi
  29. Tahsin Sağaltıcı, Yürüyüş Dergisi Muhabiri, Metris Cezaevi-İstanbul
  30. Ufuk Erhan, Gelecek Gazetesi Muhabiri, Maltepe Cezaevi-İstanbul
XS
SM
MD
LG