Erişilebilirlik

Türkiye'de 'Devlet Krizi' mi Yaşanıyor?


Ankara'da düzenlenen ve hükümetin protesto edildiği bir gösteri

Ankara'da düzenlenen ve hükümetin protesto edildiği bir gösteri

Hükümet'in savcı yetkilerini kısıtlayan Adli Kolluk Yönetmeliği'ni Danıştay'a taşıyan Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu, ülkede artık devlet krizi yaşandığını savunuyor

Türkiye'de yolsuzluk ve rüşvet operasyonu nedeniyle yargı ile yürütme arasında yaşanan gerilimde tansiyon yükseliyor. Hükümet'in savcı yetkilerini kısıtlayan Adli Kolluk Yönetmeliği'ni Danıştay'a taşıyan Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu, ülkede artık devlet krizi yaşandığını söyledi.

Yargı ile yürütme arasındaki ilişkiyi düzenleyen Adli Kolluk Yönetmeliği, Türkiye gündemini belirledi. İstanbul'daki yolsuzluk ve rüşvet operasyonu ardından hükümet, 21 Aralık'ta o yönetmelikte değişikliğe gitti ve 'gizli soruşturma' kavramını zedeleyerek mülki idare amirini bilgilendirme zorunluluğu getirdi. İşte o değişiklik kırılma noktası yarattı.

Türkiye Barolar Birliği, o değişikliği iptal ettirmek için Danıştay'a başvururken; dün Hakim ve Savcılar Yüksek Kurulu'ndan şerh düşülmüş yazılı açıklama geldi. 5 üyeden karşı oy yazısı ile birlikte Başkanvekili Ahmet Hamsici'nin de aralarında bulunduğu 13 üye imzasıyla, Adli Kolluk Yönetmeliği'nde anayasaya aykırı bir değişiklik yapıldığı açıklandı. HSYK tarafından yapılan açıklamada, "Yasama ve yürütme organlarına karşı bağımsızlığı korunan yargı, yönetenlere karşı yönetilenlerin güvencesidir. Hukuka aykırı eylem ve işlemlerde bulunulması halinde yönetenlerin de herkes gibi yargı tarafından denetlenmesi demokratik hukuk devletinin bir gereğidir" denildi. Açıklamada, hükümete ve yolsuzluk-rüşvet operasyonu ile 'komplo' yapıldığı iddialarına da yanıt verildi. Hakim ve savcılar tarafından yasalara aykırı davranışta bulunulduğu veya sıfat ve görevlerine uygun davranılmadığı düşüncesindeki herkesin HSYK’ya şikâyette bulunabileceği ifade edildi. Açıklamada, "Görev sınırlarını aşan veya suç teşkil eden eylemlerde bulunan hâkim ve savcı varsa o hâkim ve savcılarla ilgili bugüne kadar gereğine tevessül edildiği gibi bundan sonra da edileceği izahtan varestedir" denildi.

HSYK tarafından yazılı açıklama yoluyla yapılan tepki ise hükümette rahatsızlık yarattı. İlk önce Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, HSYK'nın açıklama yapma yetkisi olmadığını söyledi. Ardından Başbakan Erdoğan, "Suç duyurusunda bulunuyorum. HSYK burada suç işledi. Adli Kolluk'la ilgili bir dava sürerken kalkıp açıklama yapıyorlar. Anayasa'nın 138. Maddesine aykırı hareket ediyorlar. Bu HSYK’yı kim yargılayacak. Öyle bir yetkim olsa anında yargılayayım. Kim yargılayacak biliyor musunuz. Millet!" dedi.

Ancak Danıştay da, HSYK gibi Anayasa'daki yargı bağımsızlığına aykırı olarak Adli Sicil Yönetmeliği'nin değiştirildiği kanaatine vardı. Danıştay 10'ncu Dairesi, dün Türkiye Barolar Birliği'nin başvurusu üzerine yönetmelik değişikliği hakkında yürütmeyi durdurma kararı verdi. Karara telafisi güç zararlar doğabileceği gerekçe gösterildi.

Amerika'nın Sesi'nin sorularını yanıtlayan Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu da, ortada anayasaya aykırı bir tablo olduğu için HSYK'nın açıklama yapmasından ve Danıştay'ın yürütmeyi durdurma kararı almasından daha doğal bir şey olmadığını ifade etti. Türkiye tarihindeki en dikkat çekici yolsuzluk soruşturmasının gündemde olduğunu kaydeden Feyzioğlu, "Bu soruşturmada daha detaylara ulaşılmasını engelleyecek ve bu algıyı yaratacak her türlü girişimden rahatsız oluyoruz. Başbakan'ın bir paralel devlet oluştuğuna dair açıklamalarını da son derece ciddiye alıyoruz ve izliyoruz" dedi.

Türkiye'deki hükümet - cemaat çatışması çerçevesinde yaşanan gelişmelerden rahatsızlık duyduklarını belirten Feyzioğlu, Türkiye'de hukuk dışında siyasi güç çekişmeleri çerçevesinde yargı ve Emniyet'in pozisyon aldığı yönünde karşılıklı açıklamalar yapıldığını vurguladı. Feyzioğlu, "Burada hukukun üstünlüğünden söz etmek mümkün değil. Hukuka güven, bu karşılıklı açıklamalarla ve salvolarla yok ediliyor. Biz hem soruşturmayı ciddiye alıyoruz, örtbas edilmesini istemiyoruz hem de Başbakan'ın paralel devlet ifadesiyle kast ettiği tabloyu da ciddiye alıyoruz" diye konuştu.

Türkiye Barolar Birliği gibi HSYK'nın da yönetmelik değişikliğini anayasaya aykırı bulduğu düşünülürse bunun hukuki bir görüş olarak algılanması gerektiğini belirten Feyzioğlu, ancak hükümetten gelen açıklamalarla ortada yürütme ve yargı oranları adeta savaşa dönüşen bir tablo ortaya çıktığını söyledi. "Artık bir devlet krizi yaşanıyor" diyen Feyzioğlu, hem sağlıklı bir soruşturma yürütülmesi hem de eğer ortada bir paralel devlet varsa bunu ortadan kaldıracak hukuki adımlar atılabileceğini anlattı. Feyzioğlu, "Dolayısıyla ne o taraftan, ne bu taraftan değil. Hukuk devletinden, demokrasiden yana taraf olmak ve açık tavır alınması gerekiyor" dedi.

Bozdağ'ın HSYK'nın etik davranmadığı yönündeki sözlerini de eleştiren Feyzioğlu, "Sayın Adalet Bakanı Bozdağ, eğer etik kaygı ve yargıyı etki altına bırakmama kaygısı duyuyorsa polisler görevden alınırken, savcıya dosya bıraktırılırken de karşı çıkmalıydı" diye konuştu.

Ayrıca Başbakan Erdoğan'ın Danıştay kararı için "Gereğini yaparız" ifadesi ise, Türkiye Barolar Birliği'nce ve hukuk çevrelerince yönetmelikle yapılamayan savcı yetkilerini kısıtlayan düzenlenmenin yasayla yapılacağı yorumlarına yol açtı.
XS
SM
MD
LG