Erişilebilirlik

‘Türkiye’de Basın Özgürlüğü Giderek Zayıflatılıyor’


Merkezi New York’ta bulunan Gazetecileri Koruma Komitesi (CPJ) evininin önünde dört kişi tarafından saldırıya uğrayan Hürriyet gazetesi yazarı ve CNN Türk televizyonu program yapımcısı gazeteci Ahmet Hakan’a yapılan saldırıyı sert şekilde kınadı. Gazetecileri Koruma Komitesi Başkanı Joel Simon, “Türkiye’de basın özgürlüğü giderek zayıflatılıyor” dedi.

‘Ahmet hakan’ın ifade özgürlüğünü koruyun’

Gazetecileri Koruma Komitesi Başkanı Joel Simon, Ahmet Hakan’a yapılan saldırıyla ilgili yaptığı açıklamada, Türkiye’de basın özgürlüğüne karşı düzenlenen saldırıların arttığını vurguladı:“Türk gazeteciler hapsediliyor, hakaret ediliyor, saldırıya uğruyor, taciz ediliyor, mahkemeye veriliyor. Bu son fiziki saldırı bize açıkça gösteriyor ki, artık Türkiye’de basın özgürlüğü giderek zayıflatılıyor, basın özgürlüğünün altı oyuluyor. Yetkililer acilen bu saldırıyı, nedenlerini ve sorumlularını bulup hukuk çerçevesinde soruşturup gerekeni yapmalıdır. Ahmet Hakan’ın ifade özgürlüğü Türk adaletinin güvencesindedir ve bu hak korunmalıdır.”

Gazetecileri Koruma Komitesi yayımladığı bildiride, Ahmet Hakan’ın uzun bir süredir AK Parti’ye yakınlığıyla tanınan bazı yazarlar tarafından hedef gösterildiği belirtildi. Ahmet Hakan ve korumasının yaralanarak hastanelik olduğu saldırıyla ilgili bazı detaylara bildiride yer verdi. Çeşitli medya kuruluşlarının haberlerinden derlenen olayla ilgili ayrıntılar, Doğan Grubu’na yönelik tehditler de bildiride yer aldı. Uluslararası Gazetecileri Koruma Komitesi tarafından yayınlanan bildiride, Hürriyet gazetesine düzenlenen baskını organize ettiği iddia edilen, AK Parti İstanbul Milletvekili Abdurrahim Boynukalın’ın da söz konusu baskının gerçekleştiği gün, Ahmet Hakan’la ilgili tehdit içeren sözleri sonrası da bazı kişiler tarafından tehdit edildiği belirtildi.

‘Gazeteciler için açık hava hapishanesi’

Türkiye’de basın özgürlüğüne yönelik kısıtlamalar Gazetecileri Koruma Komitesi tarafından, birçok kez kaleme alınmış, Türkiye için özel basın özgürlükleri raporlar hazırlanmıştı. Birçok kez Amerika ve Avrupa’nın çeşitli ülkelerinden Türkiye’ye giden komite üyeleri hükümet yetkilileri, basın kuruluşu temsilcileri, gazeteciler, siyasetçiler, akademisyen ve aydınlarla bir araya gelip endişelerini iletip çözüm önerilerini iletmişlerdi.

Baydar: ‘Medya Erdoğan’ın kontrolunda’

Gazetecileri Koruma Komitesi yayımladığı ‘Basına Karşı Saldırılar 2015’ raporunda, Türkiye’nin CPJ adına Türkiye’deki sansür uygulamalarını kaleme alan gazeteci Yavuz Baydar, Türkiye’nin gazeteciler için adeta bir açık hava hapishanesine dönüştüğünü savunmuştu.

Türk medyasının son beş yıl içinde adım adım güç yapılarının hakimiyetine girdiği belirtilmiş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bu kontrolün başında olduğu, Türk medyasının üçte ikisinin Erdoğan’ın kontrolünde olduğu vurgulanmıştı. Kabul edilemeyecek sayıda gazeteci ve muhalifin hapiste olduğuna belirtilip, mesleki değerleri ve tavrıyla Türkiye medyasının geleceğinin ciddi şekilde tehlikede olduğuna işaret edilmişti.

Türkiye’de bağımsız kalabilen gazete, internet sitesi ve televizyon kuruluşlarının çok az sayıda olduğunu ifade edilmiş, medyanın üçte ikisinin Erdoğan’ın kontrolunda olduğu ifade edilen makalede, TRT ile Anadolu Ajansı’nın da tamamen iktidara teslim olduğu belirtilmişti.

Joel Simon, executive director of the Committee to Protect Journalists (CPJ)

Joel Simon, executive director of the Committee to Protect Journalists (CPJ)

‘Gazetecileri koruyacağınızı söylemiştiniz’

Gazetecileri Koruma Komitesi Başkanı Joel Simon, Şubat ayında Türkiye Başbakanı Ahmet Davutoğlu’na hitaben yazdığı mektupta, Türkiye'deki yeni bir basın karşıtı dalga üzerine uyarıda bulunmuş ve Başbakan Davutoğlu’nun daha önce Simon’a gazetecileri koruyacağına dair verdiği taahhütleri yerine getirmesini istemişti. Simon, Başbakan Davutoğlu’na yazdığı mektupta şöyle demişti:”Ekim ayında Ankara'daki görüşmemizde makamınızın Türkiye'de mesleki faaliyetlerinden dolayı tehdit edilen gazetecilere koruma sağlayacağına dair taahhüdünü memnuniyetle karşılamıştık. Diğer yetkililerle görüşmelerimizde de Türkiye'nin özgür basın ve ifade özgürlüğü koşullarını iyileştirmeye yönelik yargı reformunu devam ettirmeye kararlı olduğu konusunda temin edildik. Ancak bazı toplantılardan çıkarken de medyaya yönelik resmi bir düşmanlık olduğu hissine kapıldık ve bu düşmanlığı son aylarda basın özgürlüğüne yönelik bir dizi saldırıda iş başında gözlemledik. Bunlar arasında sosyal medyadaki faaliyetleri dolayısıyla gazetecilerin taciz edilmeleri ve yargısal işleme tabi tutulmaları, gazetecilerin sosyal medya iletilerinin engellenmesi, hassas bir haberin işlenmesinin yasaklanması ile birlikte gazetecilerin gözaltına alınmaları, polis baskınları ve cezai soruşturmalara tabi tutulmaları var. Bu hareketlerin Türkiye'de haberciliğe olumsuz etkisi var’’

‘Liderler gazetecileri eleştirip kötülüyorlar’

Gazetecileri Koruma Komitesi Başkanı Joel Simon, Davutoğlu’na hitaben yazdığı mektupta adeta son dönemde yaşanılacak olayları da işaret ediyordu. Liderlerin kamuoyu önünde gazetecileri kötülediği ve eleştirdiğini vurgulayıp bazı düşmanlık besleyen kesimlerin, gazetecileri tehdit ettiğini hatta onlara fiziksel saldırıda bulunduğunu vurguluyordu. Joel Simon, mektubunun son bölümünde, Türkiye’de gazetecilere yönelik şiddete varacak derecedeki saldırıların gerekçelerini şöyle anlatıyordu: “CPJ araştırmaları, Türkiyeli yetkililerin hassas konulara devamlı yayın yasağı getirerek halkı haber alma hakkından mahrum ettiğini gösteriyor. Basın özgürlüğü ve ifade özgürlüğüne karşı yakın tarihli ihlaller, mesleki faaliyetten dolayı hapiste olan gazetecilerin sayısındaki sert düşüş gibi hükümetiniz tarafından atılan olumlu adımlara gölge düşürüyor.

Sayın Başbakan, Türkiye'nin liderleri, en azından prensip olarak, özgür basından yana olduklarını söylediler ama aynı liderler kamuoyu önünde gazetecileri eleştirip işlerini kötülediler de. Bu resmi tavır polislerin, savcıların, mahkemelerin ve denetçilerin medyaya yönelik hareketlerine olanak sağlıyor ve toplumun düşmanlık besleyen kesimlerinin gazetecileri tehdit etmekte hatta onlara fiziksel saldırıda bulunmakta kendilerini özgür hissettikleri bir ortamın oluşmasına katkıda bulunuyor.

Sizden yüksek makamınızın yetkisiyle basın özgürlüğünü savunma ve gazetecilere yönelik saldırıların karşısında durma şeklinde sesinizi yükseltmenizi, medya için daha hoşgörülü bir atmosfer yaratmanızı istiyoruz.”

XS
SM
MD
LG