Erişilebilirlik

‘Türkiye Daha Otoriterleşiyor’


Uluslararası Af Örgütü, son raporunda Türkiye’nin 2013’teki Gezi Parkı protestolarını bastırmasının, hükümetin eski müttefiki Fethullah Gülen’le yollarını ayırmasının ardından muhaliflere karşı daha otoriter bir yapıya büründüğünü savunuyor.

Hükümetin yargı bağımsızlığına zarar verdiğini, internet özgürlüğünü kısıtladığını ve Milli İstihbarat Teşkilatı’nı daha önce eşi benzeri görülmemiş yetkilerle donattığını bildiren Af Örgütü, barışçı gösteri düzenleyenlerin haklarının ihlal edildiğini, polisin cezai yaptırım korkusu olmadan aşırı güç kullandığını bildiriyor.

Raporda yetkililerin askerlik yapmak istemeyen “vicdani retçilerin”, LGBTİ bireylerin haklarının hiçe sayıldığı, kadınlara yönelik şiddeti önleyici adımlar atılmadığı vurgulanıyor.

Türkiye’ye Suriye iç savaşından sığınan kişilerin sayısını 1 milyon 600 bin olarak veren Uluslararası Af Örgütü, bu kişilerin yoksulluk içinde olduğunun da altını çiziyor.

Recep Tayyip Erdoğan’ın geçen yıl kendisini ve ailesini içine alan üst düzey yolsuzluk skandalına rağmen geçen Ağustos’ta rahatlıkla Cumhurbaşkanlığı seçimlerini kazandığına dikkati çeken Af Örgütü 2014 yılı insan hakları raporunda, bu suçlamalara yönelik tepkisinin aynı Gezi olaylarında olduğu gibi sert olduğunu, Fethullah Gülen’e bağlı olduklarından kuşku duyulan savcıları, polisleri ve yargıçları görevden aldığını ya da sürdüğünü yazıyor.

İktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisi’nin kamu ve özel sektördeki bağlarını kötüye kullanarak medya üzerindeki nüfuzunu güçlendirdiğini savunan Af Örgütü, bağımsız ve muhalif gazetecilerin öfkeli editörleri ve medya kuruluşu sahipleri tarafından işlerinden çıkarıldığını, otosansürün hala yaygın olduğunu kaydediyor.

İnsan Hakları örgütü, 2013’te zalimce bastırılan barışçı toplanma özgürlüğünün, gösterilere getirilen kısıtlayıcı yasalarla ya da polis şiddetiyle ihlal edildiğini yazan rapor, Aralık ayında gazetecileri de hedef alan tutuklama operasyonlarına dikkati çekiyor.

Rapor, Türkiye’de son dönemde işkencenin azalmakta olduğunu yazsa da hem polisin aşırı güç kullanımının rutin hale geldiğini, hem de Gezi eylemleri sırasında öldürülen ve polis şiddetiyle ağır yaralanan kişilerle ilgili adaletin hala sağlanmadığını vurguluyor.

Uluslararası Af Örgütü’nün 2014 yılı insan hakları raporundaki ifade özgürlüğüne yönelik kısıtlamalar bölümünde, terörle mücadele yasalarının yanı sıra kişilik onurunu zedeleyici ya da dini hedef alan suçları içeren yasaların da araç olarak kullanılmasına yer veriliyor. Ayrıca geçen yıl Musul’da kaçırılan 49 Türk vatandaşıyla ilgili basın-yayın yasakları, YouTube ve Twitter gibi sosyal medya organlarına toptan yasak getirmek yerine mahkeme kararıyla bunların kısmen bloke edilmeleri de raporda dikkat çekici unsurlar arasında yer alıyor.

Raporda belki de Türkiye hakkında geçen en olumlu ifadeler, “resmi gözaltı merkezlerindeki işkence şikayetlerinin azaldığı” yönünde. Birleşmiş Milletler işkenceye karşı sözleşmenin ek ihtiyari protokolünü imzalamasından iki yıl sonra Türkiye’de hala ulusal önleme mekanizması kurulmadığını bildiren Uluslararası Af Örgütü raporu, bununla birlikte bir “Türkiye İnsan Hakları Kurumu” kurulmasına rağmen de bu kurumun da bağımsız hareket edecek yetki, kaynak ve güvencelere sahip olmadığının altını çiziyor.

XS
SM
MD
LG