Erişilebilirlik

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Fransa'ya Taziye


Son olarak 10 Ekim günü Ankara’da yaşanan canlı bomba saldırılarıyla 102 can kaybı yaşayan Türkiye adına Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Fransa’da IŞİD’in üstlendiği terör saldırılarıyla ilgili olarak “Terörün anlamını ve yol açtığı sonuçları çok iyi bilen bir ülke olarak şu anda Fransa'da yaşanan acıyı gayet iyi anlıyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin ev sahipliğinde Antalya’da gerçekleşen G20 Zirvesi’de bugün sabah düzenlediği basın toplantısında, zirveye katılımını iptal ettiğini ileten Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande’ye ve uluslararası kamuoyuna yönelik teröre ilişkin mesajlar verdi.

“Ülkem ve milletim adına mevkidaşım Sayın Hollande’a ve Fransız halkına kayıpları için taziyelerimi sunuyor yaralılara acil şifalar diliyorum” diyen Erdoğan, Paris’teki elim hadiseyle Türkiye’nin dile getirdiğini hassasiyetlerde ne kadar isabetli olduğunu acı bir şekilde gösterdiğini söyledi. Erdoğan, Türkiye’nin ifade ettiği hassasiyetlere zamanında yanıt verilmediği yönünde sitemkar bir tutumunu aktararak, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Artık terörizmle mücadele konusunda sözün bittiği yerde olduğumuzu hatırlatmak istiyorum. Bunun artık ön plana çıkması gereken bir dönemde olduğunu özellikle hatırlatmak istiyorum. Terör konusunda yaklaşık 30 yılı aşkın bir süredir bunun mücadelesini veren bir ülkenin Cumhurbaşkanı olarak bunları ifade ediyorum. Her zaman ifade ettiğimiz gibi terörün dini, milliyeti, ırkı, vatanı yoktur. Terörizmin hepsi kötüdür, teröristin hepsi kötüdür. ‘Benim teröristim iyi, seninki kötü’ mantığını artık bir kenara bırakıp ayaklar altına almamız gerekir. Terörü kendi iddialarının ve söyleminin ötesinde bizatihi varlık sebebiyle değerlendiremedikçe, bu meselenin üstesinden gelemeyeceğimiz aşikardır.”

Türkiye’nin terörizm konusunda ilkeli tavrını koruyacağını savunan Erdoğan, “Ankara'daki, Suruç'taki, Gaziantep'teki, Diyarbakır'daki, Şırnak'taki terör saldırılarında ne düşünüyorsak, ne hissediyorsak, Paris'teki eylemler için de aynısını düşünüyor, aynısını hissediyoruz” görüşünü dile getirdi.

Erdoğan açıklamasını, “Terörün anlamını ve yol açtığı sonuçları çok iyi bilen bir ülke olarak şu anda Fransa'da yaşanan acıyı gayet iyi anlıyoruz. Gerek mevkidaşım Hollande, gerekse tüm Fransız halkıyla aynı acıyı paylaştığımızı tekrar hatırlatmak istiyorum. Ve bir kez daha Fransız dostlarımıza başsağlığı diliyorum” sözleriyle tamamladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün saat 01.38’de Antalya’da kameraların karşısına geçti ve Paris’teki saldırılar ile ilgili bizzat açıklama yapmış oldu. Ancak Erdoğan, 10 Ekim’deki Ankara Katliamı üzerine yazılı açıklama yapmıştı. Erdoğan, 13 Ekim’de Finlandiya Cumhurbaşkanı Sauli Niinistö ile ortak basın toplantısında, Ankara Katliamı üzerine ilk kez bizzat konuşmuş ve ertesi gün 14 Ekim’de de Finlandiyalı mevkidaşı ile birlikte olaydan dört gün sonra Ankara Garı’nın önündeki taziye alanına gitmişti.

Başbakan Ahmet Davutoğlu da, Japonya Başbakanı Şinzo Abe ile ortak basın toplantısında, Paris için saygı duruşunda bulundu. Davutoğlu, ilk değerlendirmesinde “Terör insanlık suçudur. Fransa'yla birlikte bundan sonra da terörle mücadelede omuz omuza olacağımızı söylüyorum” dedi.

CHP: ‘Acıyı paylaşıyoruz’

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu ise, Twitter’dan paylaştığı mesajında, “Yakın zamanda terör sonucu yüzlerce canını kaybetmiş bir millet olarak Fransa halkının yaşadığı acıyı paylaşıyor, terörü lanetliyorum” dedi.

Kılıçdaroğlu, ayrıca Fransa Cumhurbaşkanı Hollande’ye yazılı bir mektup kaleme aldı ve mektupta “Paris'te dehşet verici terör saldırılarına uğrayan Fransa halkıyla dayanışma içindeyiz. Derin acınızı paylaşır, yürekten taziyelerimi sunarım” mesajını iletti.

CHP Lideri, Paris’teki saldırıları çerçevesinde teröre karşı evrensel değerleri savunma gereğini anımsatarak, “Bu saldırı da daha öncekiler gibi özgürlük, eşitlik, kardeşlik gibi insanlığın tüm ortak değerlerini hedef almaktadır. Nitelik ve nicelik değiştiren terör tehdidiyle, evrensel değerlerimize ve insanlığın ortak kazanımlarına bilhassa sahip çıkarak, küresel bir planlama ve sürdürülebilir bir stratejiyle etkili bir şekilde mücadele etme gereği bir kez daha görülmektedir” dedi. Ancak bu terör saldırılarıyla toplumsal kutuplaşmalara da izin verilmemesi çağrısında bulunan Kılıçdaroğlu, “Sosyal demokrat, özgürlükçü ve ilerici partilerin bu mücadelede öncü bir rol alması insan yaşam ve onuruna, dayanışmaya verdiğimiz yüce değerin doğal bir gereğidir. Biz bu noktada da yanınızda olacağız” ifadelerini kullandı.

HDP: ‘Destekçi devletler de sorumludur’

HDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ, yazılı açıklama ile Paris’teki terör saldırılarını kınadıklarını bildirdi. HDP’nin acıları paylaştığını ve Fransa ile Lübnan halklarına taziye dileklerini belirten Demirtaş ve Yüksekdağ, ortak açıklamasında, teröre destek verilmesi durumunu da hatırlatarak, şunları ifade etti:

“Sivillere yönelik IŞİD saldırılarının son aylarda sınır tanımaksızın tırmanmasına ve bunların giderek ağırlaşan sonuçlarına üzülerek tanık olmaktayız. Bu vesileyle dün Paris'te ve bir önceki gün Beyrut'ta sivillere karşı gerçekleştirilen insanlık düşmanı saldırıları en güçlü şekilde kınıyor ve lanetliyoruz, Fransa ve Lübnan halklarının acılarını en içten duygularla paylaşıyoruz. IŞİD'in insanlık düşmanı saldırılarına defalarca maruz kalan ve yüzlerce insanını kaybetmiş bir siyasi hareket olarak Beyrut'tan, Reyhanlı'ya, Suruç'tan Paris'e, Bağdat'tan Kobani'ye, Tunus'tan Ankara'ya kadar çok geniş bir coğrafyada insanlık suçu işleyen IŞİD ve benzeri yapılara karşı daha fazla dayanışma içinde olmamızın önemini bir kez daha vurguluyoruz. IŞİD ve benzeri katliamcı yapılara karşı geliştirilecek önlemler, demokrasinin ve özgürlüklerin korunması açısından da büyük önem taşımaktadır. Bu yapıların hem Türkiye'de hem de Avrupa'da bu kadar rahat eylemler yapabiliyor olmasında, bu yapılara destek veren devletlerin de sorumluluğu bulunmaktadır.”

‘HDP’ iddiası

Ankara saldırısının ardından Başbakan Ahmet Davutoğlu ile Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarıyla “kokteyl terör” iddiası ortaya atılmıştı. 10 Ekim’deki canlı bomba saldırılarıyla 102 can kaybına neden olan terör olayı için sadece IŞİD’in değil PKK, DHKP-C gibi örgütler ile ortaklaşa bir saldırı olduğu iddiası gündeme taşınmıştı. Ancak 28 Ekim’de Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yapılan yazılı açıklamada, 10 Ekim’deki terör eyleminde doğrudan talimatı Suriye’deki IŞİD’in verdiği belirtilmişti.

Bu arada Yeni Şafak Haber Müdürü Recep Yeter'in, HDP Eş Genel Başkanı Demirtaş ile Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Gültan Kışanak’ın, 12 Kasım’da Paris’te olduğunu iddia ederek, Paris’te yaşanan saldırılar ile bağlantı imasında bulunduğu öne sürüldü. HDP’den yapılan yazılı açıklamada, Yeter’in “insanlık düşmanı saldırılar ile HDP arasında ilişki kurmaya çalıştığı” vurgulanarak, tepki gösterildi. Açıklamada, “12 Kasım günü ne Sayın Selahattin Demirtaş’ın ne de Sayın Gültan Kışanak’ın Paris’te veya yurtdışında başka bir ülkede herhangi bir programı yoktu. Bu bilinmesine rağmen, Recep Yeter, partimizi, Eş Genel Başkanımızı ve Belediye Eş Başkanımızı itibarsızlaştırmak için bu alçakça yalana başvurmuştur. Recep Yeter, öykündüğü Nazi Almanyası’nın Propaganda Bakanı Joseph Goebbels gibi, bir yalanın çok kez tekrarlandığında artık hakikat gibi anlaşılacağına inanmış olabilir. Partimize, Eş Genel Başkanımıza ve Belediye Eşbaşkanımıza dönük bu yalanı şiddetle kınıyoruz” denildi.

Yeter: "Aydar’ın katıldığı toplantıyı kast ettim"

Yeni Şafak Gazetesi Haber Müdürü Recep Yeter, Amerika’nın Sesi’ne ilettiği yazılı açıklamasında, “Haberinizdeki benimle ilgili bölümde ‘Demirtaş ve Kışanak'ın Paris'teki saldırıda parmakları olabileceğini ima ettiğim’ bilgisi verilmiştir. Benim böyle ifadem bulunmamaktadır ve bu tamamen sizin yorumunuzdur” ifadesini kullandı. HDP’nin bazı haber sitelerine dayanarak yaptığını belirttiği yazılı açıklamadaki suçlamalara tepki gösteren Yeter, söz konusu Twitter paylaşımı ve sonrasındaki süreci şöyle anlattı:

“Türkiye'nin ve ABD'nin terör örgütü olarak kabul ettiği PKK'lı aranan teröristler listesinde yer alan ve başına 4 Milyon TL ödül konulan bir şahsın salonda bulunarak izlediği Paris'teki 12 Kasım 2015 tarihli bir programın basın duyurusunda Demirtaş ve Kışanak'ın da birer konuşma yapacağına yer verilmiştir. Bu bilgi üzerine önceki gece sabaha doğru ‘S. Demirtaş ve Gültan Kışanak 12 Kasım günü Paris'te görünüyor programa göre. 15.45-17,45 arası sunumları vardı Fransız meclisinde. Ne iş?’ şeklinde bir twit attım. Bu twitimden bir dakika önce bu iki ismin Paris'teki programa katıldığını yazmıştım. Ancak söz konusu programın içeriği gece yarısı elime ulaştığı için programda yer aldıkları bilgisini doğrulatma imkanı da yoktu. Bu yüzden hakkaniyetli olmak adına bir dakika sonra katıldıklarına dair bir bilgiye yer vermediğim ikinci twiti yazdım. Öznesi kim olursa olsun, bırakın gazete haberlerinde, twitter hesabında aktardığı bilgilerde dahi asla hakkaniyetten ödün vermemeye çalışan bir gazeteci olarak ilk twiti silme düşüncesiyle ikinci twiti yazdığım okuyanlarca zaten farkedilecektir. Aynı konuda bir kaç saniye aralıkla birbirini yalanlayan iki twit atılması takdir edersiniz ki zaten akla mantığa uymaz. Ancak gece Paris'teki saldırının haberleri ile çalışmış olmanın verdiği yorgunlukla ilk twiti silmediğimi sabah farkettim. Söylediğim gibi söz konusu twitlerde Türkiye'deki kanunlara tabi bir partinin genel başkanının Türkiye'nin aranan teröristler listesindeki bir kişi" ile aynı programda yer aldığına dikkat çekilmiştir.”

XS
SM
MD
LG