Erişilebilirlik

Türkiye-ABD İlişkilerinde Gerilim Azalıyor mu?


Washington – Ankara hattında uluslararası ilişkiler sahasında en önemli görüş ayrılığı, Suriye iç savaşı kapsamında ortaya çıkmıştı. Washington’un Suriye’nin kuzeyindeki Kürt örgütlenmesi PYD-YPG yapılanmasını açıkça desteklemesi, Ankara’nın uzun süredir sert tepki gösterdiği bir konu oldu.

Ankara, Suriye’deki PYD yapılanmasıyla ilk dönemde görüşmeler gerçekleştirmiş ve PYD Lideri Salih Müslim de Türk Dışişleri Bakanlığı’nda temaslarda bulunmuştu. Ancak Genelkurmay Başkanlığı’nın, Ekim 2014’teki yazılı açıklamasında, sınırdan kaçak geçiş yaptığı belirlenen PYD mensupları için “terörist” ifadesini kullanmasıyla Ankara’nın politikasında değişiklik gözlenmeye başlamıştı. Ardından Ankara, Suriye’deki PYD yapılanmasını terör örgütü PKK ile bağlantısı olduğu gerekçesiyle terör örgütü olarak sınıflandırdı. Ankara’nın bu yaklaşımı ise, PKK’yı terör örgütleri listesine alan ABD’nin PYD’yi Suriye’de sahada askeri açıdan IŞİD’e karşı destekleyen yaklaşımıyla örtüşmedi. Bu nedenle yaklaşık son iki yıldır Washington – Ankara arasında polemiklere de yol açan ciddi bir gerilim yaşandı.

Carter’la gelen yumuşama

Son olarak ABD Savunma Bakanı Carter’ın, Türkiye’yi ziyareti kapsamında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan Binali Yıldırım ve Savunma Bakanı Fikri Işık ile görüşmeleri kapsamında verdiği mesajlar Ankara’da olumlu karşılandı. Carter’ın, IŞİD operasyonlarına Ankara’nın katılması konusunda destekleyici ifadeleri gözlendi.

Türk–Amerikan ilişkilerinde son gelişmeleri sorduğumuz dış politika alanında uzman Hasan Selim Özertem’e göre; Türkiye’de gözler Washington’un politikasında değişik yönünde adımlar atmasında. Bu konuda, Özertem’in, Amerika’nın Sesi’nin sorularına yanıtları şöyle oldu:

Amerika’nın Sesi – Savunma Bakanı Ash Carter’ın son ziyaretiyle Türkiye'nin askeri varlığıyla Irak'ta aktif olması konusunda ABD’nin görüşlerinde değişiklik sizce gözleniyor mu? Musul bağlamında, Türk–Amerikan ilişkileri sizce nasıl gelişiyor?

Özertem - “Görünen o ki taraflar en azından Türkiye’nin bir şekilde operasyonun parçası olması gerektiği konusunda hemfikir. Ancak, başından beri Irak’ın Türkiye’nin Musul operasyonunda aktif bir şekilde yer alması ve Başika kampının varlığı konusunda bir muhalefeti söz konusu. Burada ABD, Türkiye’nin prensip olarak operasyonlarda yer almasını destekliyor görünüyor. Bundan sonrası biraz da diplomatik anlamda yürütülecek diyaloga bağlı olacaktır. Türkiye bu konuda Bağdat nezdinde Ümit Yalçın’ın liderliğinde bir heyetle bir girişimde bulundu. Bundan sonra da Washington-Bağdat arasındaki görüşmeler neticesinde biraz daha fotoğraf netleşecektir. Türkiye, başından beri Irak’ın sınır komşusu olarak operasyonun ortaya çıkarabileceği mülteci ve güvenlik risklerini azaltmak adına siyasi olarak masada yer almak istiyor. Öte yandan mesele sadece IŞİD’in bölgeden temizlenmesi değil, sürdürülebilir bir dengenin inşa edilebilmesi. Bu açıdan bölgeye yönelik mesajlarını operasyonların bir parçası olarak iletmesinin daha etkili olacağı inancında.”

Amerika’nın Sesi - ABD’nin sizce PYD konusunda Suriye’de tavır değişikliği söz konusu olacak mı?

Özertem - “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Carter’ın ziyareti sonrası yaptığı açıklamalara baktığımızda en azından Münbiç konusunda bir gelişme beklentisinin Türkiye tarafında daha da yükseldiği görülüyor. Bölgede dengenin oluşturulması adına Washington’un daha net mesajlar vermesi gerekiyor. TSK’nın Afrin’e yönelik operasyonlarında PYD’nin ciddi zaiyat vermesi ve meselenin daha da derinleşme riski net bir şekilde ortaya çıkmış durumda. Bu açıdan Türkiye’nin ortaya koyduğu mesajlar oldukça açık ve bu konuda son dönemde oldukça kararlı olduğunu sahada gösteriyor. ABD’nin PYD konusunda muhtemel bir sıcak çatışma riskini azaltmaya yönelik zamana oynayan bir taktikten, sahada doğrudan sonucu olacak bir şekilde PYD’ye yönelik bir tavır değişikliğine gitmesi muhtemel.”

“Rakka operasyonunda PYD meselesi”

Amerika’nın Sesi - Rakka operasyonu gibi olası operasyonlarda Türkiye’nin katılımı bakımından ABD’nin yaklaşımını nasıl görüyorsunuz?

Özertem - “ABD, IŞİD’le mücadelede mümkün olduğu kadarıyla Türkiye’nin olmasını istiyor. G20 zirvesi esnasında Obama ve Erdoğan görüşmesinin maddeleri arasında da bu konu yer alıyordu. Ancak, Türkiye’nin ne şekilde rol oynayacağı, PYD’nin rolünün sınırlandırılması konusunda Türkiye’nin beklentilerinin nasıl karşılanacağı henüz netleşmemiş durumda. Görünen o ki henüz kristalize olmamış plazmatik bir siyasi sürecin içerisindeyiz. Sahanın gerçekliği, tarafların ortaya koyduğu tavır ve tabi ki ABD seçimlerinin sonuçları bu konuda belirleyici faktörler olacaktır.”

“Geleceği ABD seçimleri sonrasında konuşmalıyız”

Amerika’nın Sesi - Türk-Amerikan ilişkilerinin geleceğine ilişkin yorumunuz ne olur?

Özertem - “ABD seçimleri sonrası bu konuda konuşmak daha uygun olacaktır. Artık ofisi bırakmaya hazırlanan bir başkanın son dönemindeyiz. Her ne kadar seçim öncesi Demokratlar’ın elini güçlendirecek şekilde bir Musul operasyonu başlatılmış olsa da bu daha çok taktiksel bir manevra. Stratejik olarak ABD’nin nasıl bir Ortadoğu ve dünya düzeni istediği ve bu konuda kimlerle hareket etmek isteyeceğini seçim sonrasında göreceğiz. Ancak, her halükarda siyasi anlamda ABD ve Türkiye ilişkilerinde şu dört başlık kısa ve orta vadede ilişkilere şekil verecektir: 1) PYD-PKK meselesi 2) Irak’ın geleceği 3) Suriye’nin geleceği 4) Fethullah Gülen’in iadesi meselesi. Son döneme baktığımızda ne yazık ki siyasi başlıklar ekonomik başlıkların önüne geçmiş durumda. Yeni dönemde bu iki başlık arasında yeni bir dengenin sağlanması uzun vadede ilişkilerin sağlıklı bir şekilde yürütülmesi açısından önemli. Burada siyaset ekonominin önünde gittiği sürece gerilimi çok da düşmeyen ama iki tarafın da birbirini görmezden gelemediği bir ilişki biçimi kaçınılmaz gibi duruyor."

XS
SM
MD
LG