Erişilebilirlik

“Türkiye-ABD İlişkileri Fabrika Ayarlarına Döndü”


Türkiye’de seçmenin bir kez daha Adalet ve Kalkınma Partisi’nin tek başına iktidarıyla yola devam etme kararının yurtdışındaki yankıları sürüyor. Amerika’nın başkenti Washington’daki Türkiye uzmanları Washington Enstitüsü adlı düşünce kuruluşunda biraraya geldi ve hem seçim sonuçlarını masaya yatırdı, hem de Türkiye’nin bundan sonra nasıl bir yol haritası izleyeceği öngörülerini paylaştı.

“İstikrar oylaması ama istikrar gelmeyecek”

Amerikan İlerleme Merkezi’nden Alan Makovsky’ye göre bu bir istikrar oylamasıydı ancak istikrar getirmeyecek: “Erdoğan bunu öyle okumayacak ve Erdoğan bunu kendisine verilmiş bir yetki olarak görecek. Bu kaygı verici.” Alan Makovsky ayrıca bu seçim sonuçlarından çıkarılması gereken en önemli sonucun her ne kadar seçim kampanyası sırasında düşük profilli bir duruş sergilese de Erdoğan’ın oyuna geri döndüğü anlamı olduğunu vurguladı.

Hükümetin bir süre daha PKK operasyonlarına devam edeceği tahmininde bulunan Makovsky, Türk-Amerikan ilişkilerinin bundan sonraki seyri konusunda “ABD için güçlü bir AKP iktidarının geri gelmesi olumlu. Ama Suriye'de hedeflerimiz farklı,” diyor ancak IŞİD'e karşı oluşturulan koalisyonda daha etkili bir Türkiye olacağına da dikkat çekiyor.

Washington Enstitüsü Türkiye Programı Direktörü Soner Çağaptay ise, Ak Parti’nin seçim zaferini 5 aylık siyasi ve ekonomik istikrarsızlık ve sağ görüşteki insanların oylarındaki kayış olarak özetledi: “Sadece milliyetçi oyları değil Kürt oylarını da almayı başardı. Güneydoğu da sıkıntı görmek istemeyen Kürtlerin de oylarını aldı. Hem muhafazakar hem de milliyetçi oyları almaya başladı.”

“Seçimin kazananları Erdoğan ve PKK”

Soner Çağaptay seçimin kazananlarını şöyle sıraladı: “Seçimin en net kazananı Erdoğan. Diğer kazananı ise PKK. Kürt siyasetinin dilini tekrar şiddete dönüştürerek HDP’nin siyasi yükselişini durdurdular.”

PKK’nın HDP’nin siyasi yükselişinden hiçbir zaman mutlu olmadığını dile getiren Çağaptay, “HDP kaybetti, PKK kazandı” dedi ve PKK’nın son 6 ayda HDP’nin Türkiye partisi olma idealini yok ettiğini savundu.

Bu sonuçların Amerikan yönetimi tarafından nasıl görüleceğini ise “Washington’un bakış açısı AKP fabrika ayarlarına döndü Amerikan ilişkileri bakımından. Ankara ile ilişkileri açısından da bir test olacak bu” sözleriyle özetledi.

“Demirtaş PKK’ya karşı daha güçlü”

Woodrow Wilson Merkezi Ortadoğu Programı Direktörü Henri Barkey ise Türkiye’nin demokratik bir görünümde ama giderek daha fazla otoriterleşen bir ülke olduğunu vurguladı. Barkey, “İstikrar sadece bir partinin iktidarı demek değildir. İstikrar bundan çok daha fazlası anlamına gelir,” dedi.

Seçim sürecinde basına yönelik baskıların kaygı verici olduğunu kaydeden Barkey, “Bugün ülke basınının yüzde 70-80’i hükümet veya Erdoğan’a yakın bir kesim tarafından idare ediliyor” dedi.

Barkey, HDP oylarına en büyük zararı özerk yönetimde ısrar eden, sokaklara bariyer kuran ve çatışma ortamı yaratan PKK’nın verdiğini söyledi. Kürt seçmenin PKK’nın bu tutumunu düşünmeye başlaması sonucu AKP’ye oy verdiğini savunan uzman “Demirtaş da kaybetti ama artık PKK’ya karşı daha önce olduğundan daha güçlü,” dedi.

XS
SM
MD
LG