Erişilebilirlik

Türk-Suudi İşbirliği ABD ve Rusya’ya Mesaj mı?


İncirlik Hava Üssü, Adana

İncirlik Hava Üssü, Adana

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun, IŞİD ile mücadele kapsamında Suudi Arabistan’ın İncirlik Hava Üssü’ne askeri uçak-personel sevkiyatı yapacağını açıklaması Türkiye’nin, Suriye politikasında ABD ile Rusya’ya yönelik tavır alması olarak yorumlandı. Ortadoğu politikalarını inceleyen Yard. Doç. Dr. Berk Esen, hükümetin Suudi Arabistan adımıyla ABD ve Rusya’ya mesaj verirken, Türkiye’yi savaşa yakınlaştırdığı görüşünde.

Almanya’nın Münih kentinde 11 Şubat’taki ABD, Rusya, Katar, Suudi Arabistan, İran, Irak, Almanya Fransa, İngiltere, Mısır, ve Türkiye’nin katıldığı Uluslararası Suriye Destek Grubu toplantısında, Birleşmiş Milletler’in (BM) ev sahipliğinde yapılacak Cenevre toplantısı için uzlaşma çıkmadı. BM Genel Sekreteri Suriye Özel Temsilcisi Staffan De Mistura’nın danışmanı Jan Egeland koordinasyonunda toplantı hazırlığı heyetine, Uluslararası Suriye Destek Grubu’ndaki ülke temsilcileri de davet edildi. Türkiye’nin Münih toplantısı sonrasındaki tavrı ise, Bakan Çavuşoğlu’nun dönüşü sırasında Suudi Arabistan’ın Türkiye askeri uçak-personel göndereceğini açıklamasıyla ortaya çıktı.

Rusya’nın Suriye’deki askeri bombardımanını sürdürdüğünü anımsatan Çavuşoğlu, “DAEŞ ve El Nusra, ikisi de terör örgütü. Ama Rusya bugüne kadar 'terör örgütleriyle mücadele ediyorum' diyerek daha çok muhalefete saldırdı ve saldırıların yüzde 88'i muhalefete yönelikti. Dün akşam dahil. Azez'den yine destek verdi. 'Terörle mücadele ediyorum' diye Rusya bu bölgelerde saldırılarını devam ettirirse çatışmalar da durdurulamaz, ateşkes de sağlanamaz. İnsani yardımlar da etkili bir şekilde ulaştırılamaz” dedi. Cenevre’de 25 Ocak’ta masaya oturulamamasına gerekçe olarak Rusya, Beşar Esat rejimi ve İran'ın tutumunu işaret eden Çavuşoğlu, “Saldırılar devam ederken anlamlı müzakerelerin devam etmesi söz konusu değildi. Yine 3 Şubat'ta müzakerelere devam edilmemesinin başka bir sebebi de insani yardımların önündeki engeller kalkmamıştı. Umarım önce çatışmaların durdurulması sağlanır. Bir hafta gibi bir süre öngörülüyor. Muhalefet arazideki güçlerle de görüşecek. Umarım kalıcı bir ateşkese dönüştürülür. Siyasi çözüm en gerçekçi ve kalıcı çözümdür” açıklaması yaptı. Çavuşoğlu, Suudi Arabistan’ın ise IŞİD ile mücadelesi çerçevesinde İncirlik Hava Üssü’ne savaş uçağı gönderileceğini de açıkladı.

Çavuşoğlu’nun açıklaması ardından Türkiye medyasına, Suudi Arabistan’tan birkaç hafta içerisinde 8 veya 10 askeri uçak geleceği bilgisi yansıdı.

Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamaya göre ise; Çavuşoğlu ayrıca dün gece de ABD Dışişleri Bakanı John Kerry ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi.

NATO üyesi Türkiye’ye, Suudi Arabistan’ın askeri uçak göndermesi yönündeki gelişme Suriye politikası bakımından dikkat çekti. Geçmişten bugüne NATO kuvvetlerine ev sahipliği yapmakta olan Türkiye’de ilk kez Suudi askeri gücü bulunacağı konuşuldu.

Berk Esen

Berk Esen

Esen: ‘Tehlikeli ve kaygı verici’

Türkiye’nin yeni hamlesini değerlendiren Bilkent Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü öğretim üyesi Yard. Doç.Dr. Berk Esen, Suudi askeri varlığına kapı açılması için şunları söyledi:

“Ne yazık ki Türkiye’nin Suriye politikası çok kötü bir yönde ilerliyor. Çavuşoğlu’nun açıklamasını çok kaygı ve endişe verici olarak yorumluyorum. Türkiye, Suriye’deki savaş başladıktan sonraki birkaç ayını Esat rejimini reformlara ikna etmeye ayırdı. Ancak o reformlar gerçekleşmeyince başında Suudi Arabistan ve Katar’ın yer aldığı ve sekteryan (dinsel-mezhepsel) hedefler takip eden bir koalisyona Türkiye kendini eklemlendirdi. Ne yazık ki son dört yıldır da giderek artan bir şekilde bu koalisyon ile birlikte artarak, Suriye’deki iç savaşı daha kötüye noktaya çekecek bir politika takip ediyor. Bu açıklamayı da bu politikanın yeni bir ayağı olarak gördüm ve kaygı verici buldum.”

Resmi açıklamaya göre; Suudi Arabistan’ın IŞİD’e mücadele hedefine yönelik olarak askeri güç gönderdiğini ancak bunun farklı hedefi olduğunu düşündüğünü de paylaşan Esen, “Rusya’nın orada bu kadar etkin bir rol oynaması Türkiye’yi kaygılandırıyor. Türkiye bu yeni hamleyle hem Rusya’ya karşı bir adım kurmaya hem de PYD-YPG güçleriyle çok yakınlaşmış ve onlar üzerinden bir kara harekatı yürüten ABD’ye de bir mesaj vermeye çalışıyor” dedi.

Suriye savaşını ve Kürt Sorunu’nu büyütür mü?

Türkiye’nin bu gelişmeyle birlikte savaşa yönelik sürüklenmeye yol açabileceğine de işaret eden Esen, ayrıca Türkiye’ye yöneltilen mezhepsel, Sünni politikalar eleştirisini arttıracağını da dile getirdi. Bunun ayrıca Türkiye’nin iç siyasetine de olumsuz etkisi olacağını belirten Esen, Kürt Sorunu’nun da büyümesine neden olabileceğini de vurguladı. Esen, öncelikle Suriye’deki iç savaşa Türkiye’nin çekilmesi tehlikesinden endişe duyduğunu söyledi. Esen, bir akademisyen ve bir vatandaş olarak Türkiye’nin en kısa zamanda kendisini Suriye’deki iç savaşın parçası haline getirmekten kaçınması gerektiğini dile getirdi.

Suudi Arabistan açısından Türkiye’ye askeri güç göndermenin anlamını sorduğumuz Esen, bunun İran’ın yeni durumuyla birlikte değerlendirilebileceğini ifade etti. Suudi Arabistan’ın da ABD’nin İran ile işbirliğine ve aynı zamanda Rusya’nın varlığını arttırmasına karşı bu hamleyi atıyor olabileceğini kaydeden Esen, bu boyutuyla da bölgedeki gelişmelere ilişkin karşılıklı bir mesaj verme durumu olduğuna işaret etti.

XS
SM
MD
LG