Erişilebilirlik

Türk Öğrenciler ABD’de Nelere Dikkat Etmeli?


Avukat Arda Beşkardeş

Avukat Arda Beşkardeş

ABD’de öğrenim görmek çok kişinin hayali de olsa amaçları dışına çıkan eğitim kurumları ve kuruluşları öğrencilerin bu hayalini kabusa dönüştürebiliyor.

New York Barosu üyesi ve dünyanın en büyük uluslararası eğitim derneği, Uluslararası Eğitimciler Birliği (Association of International Educators- NAFSA) üyesi ve sertifikalı olarak bu kuruluşta eğitimcilik yapan Avukat Arda Beşkardeş, Türkiye’den ABD’ye gelecek öğrenciler ve ABD’de öğrenim gören Türk öğrencilere; Amerika’nın Sesi aracılığıyla öğrenim süreçlerinde yardımcı olacak çeşitli bilgileri paylaştı ve önemli uyarılarda bulundu.

FBI kötü niyetli öğrenci simsarlarının peşinde

Bir süre önce Amerikan İç Güvenlik Bakanlığı’nın bizzat kurduğu ortaya çıkan ve FBI ajanlarının kötü niyetli öğrenci simsarlarını yakalamak amacıyla kullandığı New Jersey eyaletindeki sahte üniversite örneğinden yola çıkan Arda Beşkardeş, önemli açıklamalarda bulundu.

Beşkardeş, İç Güvenlik Bakanlığı’na tuzak amaçlı üniversite kurdurtan Amerikan makamlarının ülkede öğrenci hakları konusunda ne kadar ciddi olduğunu kanıtladığını söyledi: “Buradaki hedef burayı bir laboratuvar olarak kullanıp, kötü amaçlı kişilere ulaşmaktı. Bu tür öğrencilerin bu ülkeye nasıl geldikleri değil de, nasıl getirildiklerini bulmayı amaç edinmişler. Bu olay sonrası bu kadar maliyetli bir operasyon için oldukça az bir sayı da olsa, 21 kişi tutuklandı. Bu kişilerin çoğu ya Amerikan vatandaşı ya da yeşil kart sahibi ve bunlar eğitim danışmanı olarak çalışan kişilerdi. Bu eğitim danışmanları, Amerika’ya öğrenci olarak gelmek isteyen ve okula devam etmeden çalışmak isteyip hem de diploma almak isteyen kişiler başvurmuşlar. Amaçları okumak değil de bir şekilde Amerika’ya kapak atmak isteyen kişilerle temasa geçmişler.”

Federal ajanlar okul görevlisi rolünde

Beşkardeş sözlerine şöyle devam etti: “Federal ajanlar okul görevlisi rolünü üstlenmişler ve temasa geçtikleri eğitim danışmanı kişilere, ‘Bu okulun bir tane bile hocası yok. Bu okul sadece öğrencilere vize verecektir. Onun dışında hiç bir şey yapmayacaktır’ demişler. Eğitim danışmanları da okul görevlisi olarak bildikleri ajanlara, ‘Bu bizim canımıza minnet. Başka okullarla da bu işi yapıyoruz’ şeklinde cevap vermişler. Tabi FBI bu konuşmaları kayda almış. Burada daha çok Amerika’da bulunan öğrenciler seçilmiş, Amerika’ya vize ile gelen bu öğrenciler gittikleri diğer okullardan bu okula geçiş yaparak hiç gitmeyecekleri bu okula kayıtlarını yaptırıp çalışma hayatlarını sürdürmüşler. Operasyon sonucunda okul şartlarını bilmedikleri gerekçesiyle özellikle, Amerika’da bulunan öğrenciler hedef seçilmiş. Bu okula transfer yaptıran öğrencilerin bazılarının Morgan Stanley, Apple, Facebook gibi büyük şirketlerde, paravan okuldan aldıkları sahte belgelerle gerçek çalışma izinleri alarak iş buldukları ortaya çıktı.”

Türk öğrencilerin canı yanmadı

Beşkardeş, geçtiğimiz hafta yaşanan bu olayın ardından okulla ilişkili bir Türk eğitim danışmanı veya öğrencinin bulunmadığını belirterek, “Bu en son New Jersey’deki okul konusunda Türk öğrencilerin canı yanmadı. Ancak bu canları yanmayacak anlamına gelmez. Bu son okul olayında yaklaşık 1100 öğrencinin CEVIS sistemine girilen statüsü yanmış durumda. Yeniden de bu statüyü kazanmak oldukça masraflı. Bu öğrencilerin büyük bir kısmı yaptıklarının bilincindeydi” dedi.

Amerika’da Türk öğrencilerin sayısı fazla

Amerika’da 1,2 milyon civarında yabancı öğrencinin bulunduğunu, uluslararası eğitimin de Amerika’nın çok ciddi bir gelir kaynağı olduğunun altını çizen Beşkardeş, “ABD’de Türk öğrencilerin sayısı da oldukça fazla. İlk sırada genelde nüfusu yüksek, Çin, Hindistan gibi ülkeler de olsa, Türkiye’de sıralama da 13’üncü olarak yer alıyor. Bu Türkiye’nin nüfusuna göre oldukça yüksek bir rakam. Türk öğrenciler New York sıralamasında ise 7. sırada yer alıyor. Amerika’da öğrenciler, 11 Eylül’den sonra yaşanan talihsiz bazı olaylar sonrasında kurulan ‘CEVIS’ adı verilen bir sistemle takip ediliyorlar. Bazı kurallara uymazlarsa da bu sistemden kolayca çıkartılıyor. Yeniden girmeleri ise uzun ve çok daha fazla paraya mal oluyor. Öğrencilerin statülerini korumak için dikkatli olmaları gerekiyor.”

‘Savcı Bharara New York’ta beş kampüsü olan okulu kapattı’

Rıza Sarraf davasıyla gündemde olan savcı Preet Baharara’nın da bu konuya geçtiğimiz yıllarda el attığını belirten Beşkardeş, “New York’ta beş tane kampüsü olan bir okulu usulsüz şekilde öğrencilere vize vermekten kapattırmıştı. Bu okul da eğitim danışmanlarınla çalışıp öğrencilerin devam mecburiyeti olmadan vizelerini hallediyordu. Öğrencilerden bu yolla yaklaşık 7,4 milyon dolar alan bu okul kapandı ve sahibi hapse atıldı. Bazı öğrenciler okulun bu durumunu bilmeden okula gidiyordu. Onları affettiler ancak bunu tezgahlayan öğrenci danışmanlarının peşine düştüler” dedi

Türk öğrenciler ne yapmalı?

Türk öğrencilerin Amerika’da öğrencilik hayallerini gerçekleştirmesi için bazı önemli ayrıntılara çok dikkat etmesi gerektiğini belirten Beşkardeş, “Çok kişinin bir suçu işleyip de yakalanmaması o suçu mubah kılmıyor. Bu Türk kanunlarında da Amerikan kanunlarında aynı. ‘Başkaları yapıyor, ben de yaparım’ demek hiç bir zaman bir savunma değil. Amerika’ya gelmeden önce çocuklar bir şekilde eşten, dosttan, forumlardan bir şekilde duyup, ‘Herkes bir şekilde New York’a gidiyor, iş buluyor, garsonluk yapıyor. New York’a giderim, orada hem okur, hem de çalışırım’ veya ‘Okuyor gibi yapıp çalışırım’ düşüncesiyle geliyor. ‘Onlar yapıyorsa ben de yaparım’ veya ‘Onların başına bir şey gelmiyorsa benim de başıma bir şey gelmez’ diye düşünüyor. ‘Herkes yapıyorsa bu takip edilmiyor’ diyorlar. Bu doğru değil. Sonuçta bu bir suç. ‘Bir suçu bin kişi yapsın, bir kişi yakalansın 999’unu niye cezalandıramazsınız?’ diyemezsiniz. Bu savcılık yetkisi, bu yüzden bir kişiyi cezalandırabilirler” dedi.

‘Vize işlemlerine dikkat edin’

Beşkardeş, Amerika’da öğrenim görmek isteyen Türk öğrencilerin konsolosluğa vize için başvurmadan dikkat etmesi gerekenleri de şöyle anlatıyor: “Amerika’ya gelmeden önce bu ülkede okuyabileceğinize dair finansal belgeler göstermeniz gerekiyor. Okul (I-20) denilen bir onay belgesi hazırlıyor sonra bu onay belgesiyle Amerikan konsolosluğuna gidilip belgeler, yetkililer tarafından teyit edildikten sonra öğrenciye vize veriliyor. Türk öğrencilerin bazıları daha bu finans belgelerini hazırlarken başlarını derde sokuyorlar. Türkiye’de bir bankadan aldığı finans belgesinde oynama yapmaktan tutuklanıyordu zor kurtardık. 6 bin doların yanına bir sıfır daha ekleyip altmış bin dolar yapmış ama noktayı kaldırmayı unutmuş. Bu tür finans belgelerinde çok oynamalar yapılıyor. Bu tür şeyler çok oluyor bunda da şaibeli eğitim danışmanları yol gösteriyorlar kimse anlamaz diye. Öğrenciler Amerika’ya gelmeden gelecekleri okulu çok iyi araştırmalı. Öğrenci vizesini sorunsuz alabilmeleri içi çok iyi finansal belgelere ihtiyaçları var. Bu belgelerde işin kolayına kaçarlarsa ileride Amerika’ya geldiklerinde başlarını belaya sokabilme riskleri oldukça yüksek.”

‘ABD’de öğrenciyseniz çalışma haklarınız sınırlı’

ABD’ye öğrenci olarak geleceklerin burada bir çalışma beklentisi içerisinde olmamaları gerektiğini vurgulayan Beşkardeş, “Öğrenciler yasal olarak okulda çalışabiliyorlar veya okul sırasında ve sonrasında izne tabi staj ve çalışma hakları var. Ancak bunların dışında hakları çok kısıtlı. ‘Başkaları yapıyorsa bizde yapmalıyız’ diye bir şey yapmamalılar. Amerika her ne kadar insanları ayırmıyoruz dese de, Müslüman ülkelerden gelen erkek öğrenciler daha da bir mercek altına alınıyor. Kız öğrencilerden fazla erkek öğrencilerin daha fazla takip edildiğini görüyoruz. ABD’ye gelecek Türk öğrenciler için en önemli şey gelmeden önce çok iyi araştırma yapmaları” diyor.

‘Okulunuzu iyi seçin’

Beşkardeş, Amerika’da iyi bir öğrenimin iyi bir okul seçmekle başladığını, belirterek bazı okulların adı çıktığı için bu okula para verip, paralarını da kaptırıp, bir de vizeyi alamayan çok sayıda Türk öğrenci olduğuna işaret ediyor: ”Okulunuzu seçerken çok dikkatli olun. Eğitim danışmanları öğrenciye şöyle diyor bazen: ‘Sen pahalı ve iyi bir okuldan vizeni al. Gidince ucuz ve devam etmek zorunda olmayacağın bir okula geçiririz’ diyor. Bunlar yasal şeyler değil. Bu yüzden eğitim danışmanlarını çok iyi seçmeliler ve işin kolayına kaçmamalıdırlar. Öğrenci araştırmasını yapıp daha sonra eğitim danışmanına gitmeli. Türkiye’de birçok üniversitenin ABD’deki üniversitelerle anlaşması var, bu da halen öğrenci olanlar için başka bir yol. Çok iyi de eğitim danışmanları var ancak amaçları sadece öğrencinin parasını kapmak olan eğitim danışmanları veya danışmanlık şirketleri de var. Buraya geldikten sonra da dikkat edecekleri şey, okulda devam mecburiyeti var, okula gidecekler.”

‘Öğrenci danışmanlarından korkmayın ve dürüst olun’

Beşkardeş, ABD’de okuyan Türk öğrencilerinde okulun yabancı öğrenci danışmanlarıyla ilişkilerini çok iyi tutması gerektiğini ve onları üniversite adına çalışan bir kişi olarak görmek yerine kendilerine yardım eden bir memur olarak görmeleri gerektiğini belirterek, “ Bütün sorunlarınızı açık ve dürüst bir şekilde onlara dile getirin. Onları üniversitenin tarafındaki kişi olarak görmeyin. O kişiler orada size yardım etmek için var. Yapmayı istediğiniz bir çok şeyin yolu ve çözümü vardır am bunu yapabilmek için mutlaka gidip öğrenci danışmanızla açık ve dürüst bir şekilde konuşun. Çoğu zaman sorunun çözümü bulunuyor, sorununuzu korkmadan çekinmeden idari memurlara iletin.”

XS
SM
MD
LG