Erişilebilirlik

Türk Şirketleri Kendilerine Yeni Pazar Arıyor


Türk Şirketleri Kendilerine Yeni Pazar Arıyor

Türk Şirketleri Kendilerine Yeni Pazar Arıyor

Türk ekonomisi Avrupa Birliği üyeliği sürecinde istikrarlı bir şekilde büyümeye devam etti. Ancak Avrupa’da Türkiye’nin üyeliğine karşı çıkan sesler arttıkça, Ankara’nın birliğe üyelik hevesi de azaldı. Türkiye bir yandan bölgesel nüfuzunu arttırmaya çalışırken, diğer yandan da ihracatını başka ülkelere yönlendirmeye çalışıyor.

Erensan gibi sanayi tipi buhar kazanları üreten ihracatçı şirketler artık küresel hedeflere sahip. Eskiden Türkiye, ihracat ürünlerini, kaliteye aç ama ucuz mal isteyen Avrupa pazarlarına satmak zorundaydı: “Bu kazanın üzerine her kaynak ustasının imzasını kazıdık.”

Erensan Genel Müdürü Ali Eren’e göre, Türkiye, ihracatının yüzde 55’ini Avrupa’ya yapıyor. Ancak Eren, Batı pazarlarına bağımlılığı azaltmak için üst düzey hükümet yetkilileriyle birlikte çalışıyor: “Asya pazarlarındaki payımızı arttırıyoruz. O bölge bizim için çok önemli. Sonra Kuzey Afrika’dan başlayarak Afrika ülkelerine yayılmak istiyoruz. Ortadoğu büyük bir pazar. Sonra Güney Amerika ve kuzeyde Rusya da bizim için önemli pazarlar.”

Türkiye dünyanın en büyük 17’nci ekonomisi. Ülkenin en büyük kenti olan İstanbul’da sokaklar pahalı markaların mağazalarıyla dolu. Kapalıçarşı ve Mısır çarşısı bile dolup taşıyor. İstanbul Boğazı dünyanın en işlek suyollarından biri.

Uluslararası Kriz Grubu uzmanı Hugh Pope, Türkiye’nin müthiş bir on yıl geçirdiğini söylüyor: “Türkiye ihracatını üçe katladı, vatandaşlarını refaha kavuşturdu. Ülkenin yoksul doğu bölgelerinde bile bu gelişmeyi görmek mümkün. Türkiye büyük bir başarı sağladı.”

Ancak Türkiye’nin en sağlam sektörlerinden tekstil sanayii, ekonomik durgunluğun etkisini yaşıyor. Türkiye küresel mali krizi büyük ölçüde geçiştirmeyi başardı. Ancak sanayiciler, ülkeyi zor günlerin beklediği görüşünde.

Tişört üreticisi Turan Cömert artan fiyatlar ve Asya’dan gelen rekabetten kaygılı: “Ücretler her gün yükseliyor, elektrik fiyatları artıyor ve Bangladeş’le rekabet edemiyoruz. Onların masrafları bizden az. Elimizdeki tek güç kalitemiz.”

Ekonomi uzmanları Türk lirasının değer kaybetmeye başladığına dikkati çekiyor. İhracat-ithalat dengesizliği çok yüksek. Gelecek yıllardaki ekonomik büyüme beklentileri yüzde 2 buçuğa çekilmiş durumda.

Ekonomist Emre Alkin’e göre, düşük büyüme oranı tahminleri Türkiye’nin planları için bir engel oluşturacak: “Durgunluk kaygısı var, yani yumuşak inişten söz etmiyorum. Durgunluk gerçekten kötü olur.”

Emre Alkin’e göre Türkiye’nin ekonomik geleceği, geleneksel ihraç ürünlerinin yanısıra, hibrit araçlar, yazılım ya da uçak sektörü gibi yüksek teknolojili katma değer sanayilere yönelmesine bağlı.

Türkiye’nin bu hedeflere ulaşmak için daha çok girişimciye ihtiyacı olacak.


XS
SM
MD
LG