Erişilebilirlik

Türk Dışişleri: “İsrail ile İşbirliği Olanaklarına Bakacağız”


Türkiye, İsrail ile ilişkilerde normalleşme olduğunu artık ekonomi başta olmak üzere işbirliği olanaklarına bakıldığını açıkladı.

Ortadoğu coğrafyasında yaşanan savaş tablosu dikkate alındığında, Türkiye ile İsrail ilişkilerinde normalleşme sağlanması yıllarca uluslararası kamuoyunu da meşgul etmişti. Başbakan Binali Yıldırım ile İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu’nun, eş zamanlı şekilde 27 Haziran günü iki ülke arasında Mavi Marmara kriziyle ilgili anlaşmaya varıldığı açıklamasıyla ilişkilerde normalleşme süreci başlamıştı.

İsrail’in Türkiye’ye, öldürülen vatandaşları için tazminat ödemesine ilişkin anlaşma yürürlüğe girdikten sonra Aralık ayında her iki ülke karşılıklı olarak başkentlere büyükelçi tayin etmişti. İsrail’in Ankara Büyekelçisi olarak Eitan Na’eh ve Türkiye’nin Tel Aviv Büyükelçisi olarak Kemal Ökem iş başı yapmıştı.

Şimdi büyükelçiler de göreve başladıktan yaklaşık 1 ay sonra Türk Dışişleri Bakanlığı kaynakları, İsrail ile ilişkiler üzerine değerlendirmede bulundular. Kaynaklar, Türkiye–İsrail ilişkileri açısından artık “normalleşme süreci” denilemeyeceğini belirterek, elçiler de görev yerinde iken artık “normalleşti” demek gerektiğini ifade ettiler. İki ülke arasındaki anlaşma açısından detaylar olabileceğini ancak ilişkilerde artık işbirliği sürecine geçilmeyi öngördüklerini kaydeden kaynaklar, İsrail ile ilişkiler konusunda özetle şu mesajları verdiler:

“İsrail ile Türkiye bölgedeki iki önemli ülke. 2010’dan itibaren ilişkilerimiz o düzeye geriledikten sonra bizim birbirimizi tamamlayıcılığımız, bölge için önemimiz eksilmedi. İki ülke arasındaki ilişkiler asgariye indirildi ama birbirine olan ihtiyacı eksilmedi. O dönemde elimizde olan parametreler de o dönemde yoktu. Doğalgaz konusu, Suriye krizi, Arap Baharı-Kışı bunlar olmamıştı. Normalleşme olduğunda İsrail ile biz yeni baştan yürümüyoruz. İlişkiler belirli bir aşamada idi ve ilişkiler süreklilik arz eden şekilde başladı. İki ülke açısından güvenlik ihtiyaçları da hep oradaydı. İşbirliği olanaklarına yeniden bakmak durumundayız. Dolayısıyla tekerliği yeniden keşfetmiyoruz. Hangi sektörlerde neleri yapabiliriz, neler kendi başına devam edebilir elimizde uzunca bir liste var.”

Sıra “güvenlik işbirliği” konusuna da gelecek

Türkiye ile İsrail arasında 1 ay içerisinde “siyasi istişareler toplantısı” yapılmasını öngördüklerini de paylaşan kaynaklar, anahtar kavramı “ortak yarar” diye görmek gerektiğini belirterek, bölgesel konularda işbirliğine gidilebileceğini vurguladılar. Her iki ülke açısından da bölgede “güvenlik ihtiyacı” bulunduğunu kaydeden kaynaklar, “Savunma, askeri ilişkiler gündeme mutlaka gelecektir. İsrail’in tehdit algısı, bizimki farklılık gösterebilecektir. Ama bunları istişare edeceğiz” diye konuştular.

İsrail’in Rusya ile son dönemde gelişen ilişkilerini de anımsatan kaynaklar, Suriye bakımından İsrail’in Rusya ile komşu olduğunu ve “koordinasyon” adı altında ilişkilerde ilerleme sağlandığını gözlemlediklerini anlattılar.

İsrail ile ilişkilerde Filistin konusunda ise Türkiye’nin tutum değişikliği olmayacağını da vurgulayan kaynaklar, “Biz Filistin’i devlet olarak tanıdık. Filistin’in adil, müzakere edilmiş bir şekilde kendi topraklarında başkenti Doğu Kudüs olarak tarih sahnesine çıkmasını, iki devletin barış içinde yaşamasını istiyoruz. BM’de Filistin’e devlet olarak gözlemci statüsü tanıyan 137 ülke var. Tarih, bütün geçmişiyle birlikte ortada durangerçek Filistin. Buna bizim destek vereceğimizi de İsrail de biliyor. Hak ihlallerini de izliyoruz, bakanlığımız da bunlara karşı açıklama yapıyor, yapılmaya da devam edecektir” dediler.

Kaynaklar, Türk Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun olası İsrail ziyaretiyle ilgili de takvim ayarlaması yapılacağını ifade ettiler.

Sırada “Serbest Ticaret Anlaşması”, “vize kolaylığı” var

Ekonomi alanında İsrail ile ilişkilerde kriz döneminde de gerileme olmadığını vurgulayan kaynaklar, ikili ilişkilerde ekonomi alanında kendiliğinden gelişmeler olmasını beklediklerini de dile getirdiler.

İkili ticaret kriz döneminde 2,5 milyar dolar seyrindeyken, günümüze 4,5 milyar civarında bir hacime geldiğini kaydeden kaynaklar, “Bu bile iki ülkenin birbirine olan ihtiyacın devamı olduğunu göstermektedir” yorumunu yaptılar.

İsrail’in bilişim, enformasyon, yazılım alanlarında önemli mesafeler kat etmiş olduğunu belirten kaynaklar, İsrail’in ortaya çıkardığı ürünleri sanayii üretimine geçirme ve satışa sunma ihtiyaçları olduğunu anımsattılar. İsrail ile hali hazırda “Çifte Vergilendirme Önleme Anlaşması” bulunduğunu hatırlatan kaynaklar, hedefte “Serbest Ticaret Anlaşması” imzalanması olduğunu açıkladılar. Kaynaklar, “Tarım ürünleri de kapsayacak şekilde serbest ticaret anlaşmamızı da genişletirsek bu da bizim üreticilerimiz için önemli” görüşünü aktardılar.

Türkiye’nin yıllar sonra ilk kez İsrail’de düzenlenen Şubat ayındaki Uluslararası Akdeniz Turizm Fuarı’na da katılacağını açıklayan kaynaklar, “Turizm konusunda İsrailli turistlerin rağbet gösterdiği bir ülkeyiz. 2010’a değin öncesinde 500 bini aşan rakamlardan bahsederken birden 80 bine düşen şimdilerde 260 bin civarında dolaşan bir turist rakamı var. Bunu geliştirmek olası, bunun için çalışacağız” dediler.

Türkiye’nin İsrail ile “vize serbestisi” uygulamasına geçmek isteyeceğini ancak karşı taraf açısından nüfus boyutuyla sıkıntı duyulabileceğini belirten kaynaklar, İsrail’in 8 milyonluk bir ülke olmasına karşın Türkiye’nin 80 milyona yaklaşan nüfusunu anımsattılar. Ancak İsrail’in en azından iş adamlarına, öğrencilere vize kolaylığı sağlayabileceğini sözlerine eklediler.

XS
SM
MD
LG