Erişilebilirlik

2015’te Türk-Alman İlişkilerindeki İniş Çıkışlar


2015 yılında, Türkiye ile Almanya arasındaki ilişkiler tam anlamıyla sert inişlere, ardından da sürpriz çıkışlara sahne oldu. Yılın ilk dokuz ayında iki ülke arasında soğukluk ve kısmen gerilim etkili olurken, Almanya’yı sarsan mülteci sorunu Türkiye ile ilişkilerin gündemin ana konularından biri olmasına yol açtı.

‘Diplomatik durgunluk’ dönemi

Başbakan Merkel’in 2013 yılındaki Gezi olaylarında aldığı tavır, Ankara ile soğuk rüzgarların esmesine neden olmuştu. Berlin’in daha sonraki dönemde de Türkiye'ye bakışı ve yaptığı hamleler ‘diplomatik durgunluk’ olarak değerlendirildi. 2015 Ocak ayında Merkel ve Başbakan Davutoğlu Berlin’de bir araya geldiklerinde de, bu atmosfer hissediliyordu. İki lider dış politika ağırlıklı ama bağlayıcı olmayan açıklamalar yaptılar. AB süreci konusunda da somut bir ilerleme tespit edilmedi. Merkel, Türkiye’nin AB adaylığı konusunda, ‘Tam üyelik ile ilgili kuşkularımın yanında her zaman müzakere sürecinin sürdürülmesini destekledim.’ şeklindeki açıklamasıyla olumsuz yaklaşımını değiştirmediğini ifade etti.

Almanya ile Türkiye arasındaki ilişkiler sonraki aylarda daha sıkıntılı bir duruma geldi. Mart ayında Savunma Bakanı Ursula von der Leyen NATO deteği kapsamında Kahramanmaraş’ta bulunan ve iki patriot bataryası, füzeler ve 400 asker oluşan Alman birliğinin, Suriye’deki savaş bitinceye kadar Türkiye’de kalacağını söyledi. Ancak, Ağustos ayında aniden askerlerin bu yılın sonuna kadar Türkiye’den çekileceği duyuruldu.

MİT Gözaltıları

2014’ün son günlerinde Alman güvenlik birimleri, ‘Mit ajanı' oldukları iddiasıyla iki Türk ve bir Türkiye kökenli Alman vatandaşını gözaltına almıştı. 2015’in ilk aylarında Alman basınında konuyla ilgili çıkan haberler, ‘yabancı bir istihbarat örgütü için bilgi toplamak’ suçlamasıyla tutuklananlardan birinin Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın eski danışmanı, AKP’li Muhammed Taha Gergerlioğlu’nun olduğunu ortaya çıkardı. Almanya’da, Türk hükümetine muhalif gruplar, PKK, Gülen cemaati, Ezidiler ve Aleviler hakkında bilgi toplamakla suçlanan Gergeroğlu ve diğer zanlılar hakkında, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu açıklama yaptı ve iddiaların yalan olduğunu, Gergerlioğlu ve ekibinin MİT’le bir ilişkilerinin bulunmadığını duyurdu. Eylül ayında Koblenz Eyalet Yüksek Mahkemesi'nde konuyla ilgili başlayan davada, zanlıların beş yıla kadar hapis cezasına çarptırılabilecekleri tahmin edilirken, Kasım ayında mahkeme heyeti sürpriz bir kararla şartlı tahliyeye karar verdi.

Savcıların Almanya’ya kaçma krizi

Türkiye ile Almanya arasında keyifleri kaçıran bir diğer gelişme, haklarında yakalama kararı çıkarılan ve Gülen cemaati ile ilişkilendirilen eski savcılar Zekeriya Öz ve Celal Kara'nın Gürcistan üzerinden Almanya'ya kaçışı oldu. Bir gazetenin iki savcının Almanya'da olduğunu ortaya çıkarmasından sonra, Ankara iadelerini talep etti. Hatta Cumhurbaşkanı Erdoğan, ‘İade olmadığı takdirde Almanya bizden herhangi bir suçluyu bundan sonra Tayyip Erdoğan imzasıyla isteyemez, alamaz, vermem.’ şeklinde sert bir açıklama yaptı, ancak Almanya buna rağmen Türkiye’ye yanıt vermedi.

Mülteci krizi ve ‘vize kolaylığı’ süreci

Berlin’de 7 Haziran seçimlerinin sonuçlarına ilişkin yapılan yorumlarda, AKP'nin güç kaybetmesi, ‘Erdoğan'ın yenilgisi’ olarak okunurken, 1 Kasım seçimleri öncesinde Başbakan Merkel’in İstanbul’da Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Davutoğlu ile biraraya gelmesi, Almanya’da ‘AKP’ye seçim desteği’ olarak eleştirildi. Almanya’nın karşı karşıya kaldığı mülteci akınına çözüm arayışları çerçevesinde Türkiye’yi devreye sokan Merkel, Erdoğan ve Davutoğlu’na vize kolaylığı, AB süreci ve mali yardım gibi konularda teklifler sundu. 1 Kasım seçiminin ardından ise ikili ilişkiler ve diplomatik trafik son yıllarda yaşanmayan bir tarzda yoğunlaştı.

Almanya’ya gelen mülteci sayısının bir milyon sınırına yaklaşması ve bu sorun nedeniyle Alman siyasetinde yaşanan kaos döneminde Angela Merkel Türkiye ile ilgili politikalarında bir değişikliğe gitmek durumunda kaldı. 11 Kasım’da Merkel, mülteci krizinde ‘kilit ülke’ olarak tanımladığı Türkiye ile özel zirve yapılacağını duyurdu. Merkel’in öncülüğünde 30 Kasım’daki zirvede Avrupa Birliği ve Türkiye arasında eylem planı imzalandı, Türkiye’ye 3 milyar Euroluk maddi destek, üyelik sürecinde canlanma ve AB'ye vizesiz giriş konusunda ilerleme karşılığında mülteci akınına karşı sınırların daha etkin denetimini sağlama taahhüdünü konusunda anlaşıldı. Başbakan Merkel’in mevkidaşı Davutoğlu ile sıklıkla telefon görüşmeleri yaptıkları açıklanırken, iki liderin önümüzdeki 22 Ocak'ta Berlin'de Türkiye-Almanya İş Birliği Toplantısı düzenleyeceklerinin duyurulması son dönemde ivme kazanan ilişkilerin 2016’da da aynı yönde ilerleyeceğinin işareti olarak yorumlandı. Bu arada muhtemelen Şubat ayının ilk günlerinde de Angela Merkel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Yunanistan Başbakanı Alexis Tsipras’ın mülteci krizini görüşmek üzere Sakız Adası'nda bir araya gelecekleri bildirildi.

XS
SM
MD
LG