Erişilebilirlik

Trump'ın Zaferi Ülkelerin Borçlanma Maliyetlerini Arttırıyor


Gelişmekte olan çok sayıda ülkenin ekonomilerinin büyük bölümü Amerika’ya yaptıkları ucuz ihracata dayalı. Washington’daki siyasi depremin en şiddetli ekonomik artçı şoklarını bu ülkeler hissediyor.

İktisatçı Davis Rees, Trump'ın gelişmekte olan ülkelere ve serbest ticarete ilişkin sert tavrının yatırım risklerini arttırdığının, bu yüzden de yatırımcıların, gelişmekte olan ülkelerden çekilip güvenli limanlara kaçmaya başladığını belirtiyor.

Bu da dolar karşısında değer kaybeden, gelişmekte olan riskli pazarlardaki yüklü miktarda döviz ve borcun satılması anlamına geliyor. Bu eğilim devam ettiği takdirde sıradan vatandaşlar da krizin etkisini hissedecek.

Ekonomik büyüme ve istihdamın azalacağını söyleyen Rees, borçlanma faizlerinin de artacağını ekliyor.

Bu baskılar nedeniyle hükümetlerin borçlanmak için ödediği faizler de yükseliyor. Bu durum, sadece gelişmekte olan pazarlar için geçerli değil.

İtalya’da yakında yapılacak anayasa referandumu öncesinde yaşanan belirsizlik nedeniyle tahvil satışları son 18 ayın en üst seviyesinde gerçekleşti.

Meksika-Amerika sınırına duvar örüp milyonlarca kaçağı sınır dışı etme sözü veren Donald Trump’ın başkan seçilmesiyle birlikte Meksika’nın borçlanma maliyeti son beş yılın en üst seviyesine tırmandı.

Peki küresel ekonomi, 2008 mali krizinden sonra yaşanan kredi sıkıntısıyla yeniden karşılaşır mı? David Rees şu cevabı veriyor: "Meksika’nın durumu, Amerika’yla olan yakın ilişkisi ve Trump’ın bu ülkeye yönelik tavrı nedeniyle özel bir durum. Diğer ülkelerdeki tahvil satışları Meksika’ya kıyasla daha düşük. Kredi krizi söz konusu değil.”

Uzmanlar, Donald Trump’ın seçimden sonra takındığı uzlaşıcı tavrın yatırımcıları rahatlattığını söylüyor. Ancak Trump’ın kampanya taahhütlerinden biri olan küresel ticaret anlaşmalarının iptali, piyasalarda ağır kayıplara yol açabilir.

XS
SM
MD
LG