Erişilebilirlik

Trump: ‘Seçim Sonucunu Kabul Edip Etmemeye Zamanı Gelince Bakacağım’


ABD’de 8 Kasım’da yapılacak başkanlık seçimlerinde Cumhuriyetçi Parti’nin adayı Donald Trump ile Demokrat Parti’nin adayı Hillary Clinton, milyonlarca Amerikalı seçmenin önünde son kez canlı televizyon tartışmasında kozlarını paylaştı.

Geceye damgasını vuran kısım ise Donald Trump’ın seçim sonucunu kabul edeceğini taahhüt etmemesi oldu.

Trump bir süredir başkanlık seçimlerine hile karıştırılacağını iddia ediyordu. Tartışmanın moderatörü olan Fox News kanalı sunucusu Chris Wallace’ın Trump’a yönelttiği, Clinton’ın galip gelmesi durumunda seçim sonucunu kabul edip etmeyeceği sorusunu Cumhuriyetçi aday, “Zamanı geldiğinde bakacağım. Sizi şüphede bırakacağım” şeklinde yanıtladı.

Clinton ise, Trump’ın sözlerini “korkunç” olarak niteledi ve “başkanlığa aday bir kişinin böyle bir pozisyon takınmasından dehşete düştüğünü” söyledi.

Tartışmanın ardından, Trump’ın bu sözlerini değerlendiren bazı uzmanlar, Cumhuriyetçi adayın milyonlarca destekçisinin Clinton’ın olası galibiyeti halinde sonucu kabul etmeyebileceği ve bunun da ABD’nin yenilenin galibi kutlamasını öngören demokrasi geleneğini tehlikeye atabileceği yorumunu yaptılar.

Cumhuriyetçi Ulusal Komitesi yetkilileri de tartışmanın ardından yaptıkları açıklamalarda, Trump’ın seçimi geride bitirmesi halinde sonucu kabul edeceklerini belirtirken, bazı Cumhuriyetçi senatörler de Trump’a tepki gösterdi.

Trump'ın kampanya menajeri Kellyanne Conway ise, konuyla ilgili CNN'e yaptığı açıklamada, "Donald Trump seçimin sonucunu kabul edecek çünkü seçimi kazanacak" derken, 2000 yılında Cumhuriyetçi Parti'nin o dönemki adayı George W. Bush'un kazandığı başkanlık seçimlerinde de Demokrat aday Al Gore'un sonuca itiraz etmesini örnek gösterdi.

Birbirlerinin elini sıkmadılar

Tartışma aslında karşılıklı kişisel suçlamalar ve harareti yüksek önceki tartışmaların aksine, politika odaklı ve seviyeli bir havada başlasa da ilerleyen dakikalarda ortam yine gerildi ve Trump yine saldırgan ve rakibine sık sık müdahale eden tavrına geri döndü.

Trump, Clinton için tartışmanın bir yerinde “edepsiz kadın” ifadesini kullanırken, Clinton da Trump’ın ABD başkanı olabilecek kapasitede olmadığı görüşünü tekrarladı.

Hararet dozu giderek artan tartışmanın başında da sonunda da iki adayın birbirlerinin elini sıkmadığı görüldü. Bir önceki tartışmada adaylar, başta el sıkışmamış ama sonda birbirlerinin elini sıkmıştı.

Tartışmada beklendiği gibi Clinton’ın e-postalarının Wikileaks tarafından sızdırılması konusu ilk gündeme gelen konulardan biri oldu. Clinton konuyu Rusya’ya getirerek, e-postaların ‘hack’lenmesinde Rusya’nın rolü bulunduğunun Amerikan istihbarat servisleri tarafından teyit edildiğine dikkati çekti ve Trump’ı Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in yanında yer almakla eleştirdi. Clinton, ABD tarihinde ilk kez yabancı bir ülkenin seçimlere müdahale ettiğini savundu.

Trump’a ‘Putin’in kuklası’ suçlaması

Trump ise, Moskova’nın e-postaların ‘hack’lenmesinde rolü bulunduğu yönündeki istihbarat servislerinin açıklamalarının doğruluğunu kabul etmeyi reddetti. Clinton, Rus lider Putin’in Trump’ı desteklediğini çünkü ‘ABD başkanı olarak bir kuklayı görmeyi tercih edeceğini’ öne sürdü.

Trump ise, Putin’le herhangi bir ilişkisinin olmadığını vurguladı ve seçimlere dışarıdan müdahale varsa bunu kınadığını belirtti.

Las Vegas’ta 90 dakika süren tartışmada ilk soru Yüksek Mahkeme’ye yargıç atamaları konusunda oldu. İki aday da Yüksek Mahkeme konusunda birbirine zıt pozisyonlar ortaya koyarken, Trump, başkan olması halinde mahkemeye kürtaj karşıtı yargıçlar atayacağını söyledi. Clinton ise, bunun tersi tavır ortaya koyarak, “Bu kararın artık tersine çevrilemeyeceği bir noktaya geldik” dedi ve bu konudaki kararın kadınlara bırakılması gerektiğini, hükümetlerin kadınların kararlarına müdahale etmeye hakkı olmadığını vurguladı.

Tartışmada ağırlıklı konuşulan bir diğer konu da göçmenlik konusuydu. Trump, Clinton’ı ‘sınırları açma’ politikalarını savunmakla eleştirirken, Clinton bunu reddetti ve Trump’ın fikirlerinin ayrım gözetmeden toplu sınır dışı uygulamalarına yol açacağı ve aileleri birbirinden ayıracağını, ülkeyi ‘paramparça edeceğini’ savundu. Clinton, kendi planının Trump’ın suçlamalarının aksine sınır güvenliğini içerdiğini ve sadece şiddet yanlısı, suça bulaşmış kişilerin sınır dışı edilmesini öngördüğünü söyledi. Clinton, Trump’ı kendi binalarında kaçak göçmenler çalıştırmakla suçlayarak, bu kişilerin ekonomiye katkı yapacakları ve “Trump gibilerin” sömürüsüne maruz kalmayacakları kapsamlı bir reforma ihtiyaç duyulduğunu vurguladı.

Trump, Clinton’ın Putin’i ‘sevmemesinin’ nedeninin, Putin’in ona karşı her alanda “zekaca üstün gelmesi” olduğunu ve Putin’in Başkan Barack Obama’ya da Clinton’a da saygı duymadığını öne sürdü.

‘Taciz iddiaları uydurma’

Tartışmada Trump’ın kadınlar hakkında müstehcen ifadeler kullandığı ses kaydı ve sonrasında bazı kadınların Trump’ın tacizine uğradıkları iddiaları da gündeme gelirken, Trump bu iddiaları ‘uydurma ve yalan’ olarak niteledi. Bunların ya Clinton kampanyası tarafından üretildiğini ya da kadınların şöhret olma peşinde olduğunu savunan Trump, mitinglerinde çıkan kavgaların da Clinton kampanyası tarafından parayla tutulan kişilerin ürünü olduğunu öne sürdü.

Clinton, Trump’ın “kadınları aşağılamanın kendisini yücelttiğini düşündüğünü, kadınların itibarını hedef aldığını” söyledi. Demokrat aday, Trump’ın “ne zaman bir konuda sıkıştırılsa, hemen sorumluluğu reddetme tavrına büründüğünü” belirterek, onu sadece kadınlar örneğinde değil başka örneklerde de hiçbir zaman özür dilememekle eleştirdi.

“Belgesiz göçmenler bir milyarderden daha fazla federal vergi ödüyor”

Clinton Vakfı’na bağışlarla ilgili tartışmalar konusundaki bir soru üzerine Clinton, vakfın dünya genelinde muhtaç kesimlere yaptığı yardımları savunurken, Trump vakfının ise topladığı bağışlarla Trump’ın dev portresini satın aldığını öne sürdü. Trump ise, Clinton’ın bir yandan kadınları savunduğunu söylerken, diğer yandan vakfının “kadınlara kötü muamele eden” ülkelerden bağış aldığı suçlamasını yöneltti.

Clinton tartışmada yine Trump’ı vergi beyannamelerini açıklamamakla eleştirirken, “belgesiz göçmenler bile bir milyarderden daha fazla vergi ödüyor, bunu hayret verici buluyorum” dedi.

Trump tartışmada seçim hilesi iddialarını da yinelerken, Clinton’ın ‘e-postalar ve diğer konularda yaptıklarının’ ardından başkanlık için yarışmasına izin bile verilmemesi gerektiği görüşünü dile getirdi. Clinton ise, Trump’ın işine gelmeyen her gelişmeyi ‘hileli’ olarak nitelendirmekle eleştirdi.

Suriye’de uçuşa yasak bölgeye desteğini yineledi

Dış politikanın konuşulduğu bölümde Musul operasyonu ve IŞİD’le mücadele konuları gündeme geldi. Clinton, IŞİD’e karşı savaşta Ortadoğu’ya Amerikan askeri göndermeyi desteklemediğini yinelerken, Suriye’de uçuşa yasak bölge oluşturulmasına desteğini de tekrar etti. Trump ise, Musul operasyonundan kazançlı çıkacak tarafın İran olacağını ve “İran’ın Irak’ı teslim almakta olduğunu” iddia etti.

Clinton, ön seçimlerdeki rakibi Bernie Sanders’ın sözlerinin tartışıldığı bir kısımda, Sanders’ın Trump için söylediği “ABD Başkanlığı için en tehlikeli kişi” sözünü hatırlatarak, “Bence haklı” ifadesini kullandı ve Trump’ı sürekli komplo teorileri üretmekle eleştirdi.

Trump, Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esat’ın Obama’dan da Clinton’dan da “daha akıllı ve daha sert” olduğunu öne sürdü.

Tartışmada Clinton’ın sosyal güvenlik ve vergiler konusunda konuştuğu bir sırada Trump’ın araya girerek “edepsiz kadın” demesi dikkat çekti ve bu ifadesi özellikle sosyal medyada geniş yankı buldu.

Ankete göre gecenin galibi yine Clinton

CNN televizyonunun tartışma sonrası açıkladığı ankete göre, Amerikalı izleyicilerin gözünde gecenin galibi ilk iki tartışmada olduğu gibi yine Clinton oldu. Tartışmayı izleyenlerin yüzde 52’si tartışmadan Clinton’ın galip çıktığı görüşünü dile getirirken, Trump’ı galip görenlerin oranı ise yüzde 39’da kaldı.

XS
SM
MD
LG