Erişilebilirlik

Trump Müdahaleci Dış Politikaya Geri mi Dönüyor?


Başkan Donald Trump, muhaliflerin elindeki bir bölgeye kimyasal saldırı düzenlediği gerekçesiyle Suriye Devlet Başkanı Beşar Esat’ı cezalandırmak için hava saldırıları talimatı verdi. Bu hafta da Trump Kuzey Kore lideri Kim Jong Un’a bir mesaj vermek için uçak gemisi öncülüğünde bir taarruz filosunu bölgeye yolladı. Bu adımlar birçok kişinin, “Trump ‘Önce Amerika’ odaklı dış politikasından daha ana akım bir stratejiye mi geçiyor?’ sorusunu sormasına neden oldu.

Başkan Donald Trump, daha bir hafta önce, seçim kampanyası döneminde yüzlerce kez verdiği sözü yine tekrarladı: “Dünyanın başkanı değilim ve olmak da istemiyorum. Ben Amerika’nın başkanıyım ve bundan böyle artık ‘öncelik Amerika’ olacak.”

Ancak bu açıklamayı takip eden haftada, dünyanın başka yerlerindeki sorunlar Trump’ın ‘Önce Amerika’ politikasının önüne geçti.

Suriye’deki kimyasal saldırı Trump’ı Beşar Esat hükümetine karşı hava saldırıları düzenlemeye iterek, Amerika’yı bu ülkede 6 yıldır süren iç savaşın içine çekti.

Asya’da da USS Carl Vinson taarruz filosu Kuzey Kore’ye doğru yola çıktı. Amaç, Kuzey Kore’nin otoriter lideri Kim Jong Un’a güçlü bir mesaj vermek.

Beyaz Saray’da da bazı yetkililerin görevleri değiştirildi. Trump’ın milliyetçi baş danışmanı Steve Bannon, Ulusal Güvenlik Konseyi üyeliğinden çıkarıldı.

Bu adımlar dış politikada geniş yelpazede bir kesim tarafından memnuniyetle karşılandı. Bazıları “Trump daha müdahaleci bir dış politikayı mı yöneliyor?” sorusunu soruyor.

Ancak Trump’ın geçiş ekibinde görev yapan Jim Carafano, bunu bu şekilde görmenin hata olacağını söylüyor: “Bunun başlı başına müdahaleci bir dış politika olduğunu düşünmüyorum. Başkan, Amerika’nın çıkarları zorlandığında müdahale etmeye hazır olduğunu gösterdi.”

Skype üzerinden konuşan Carafano, bu tavrın, bazı zamanlarda dünya genelinde güç kullanmaya daha isteksiz olan önceki başkan Barack Obama’dan zıtlık gösterdiğine dikkati çekiyor.

Aynı şekilde, çok fazla müdahaleci olmakla suçlayan George W.Bush’tan da.

Trump yönetimi yetkilileri, Suriye’ye askeri operasyonun rejim değişikliği politikasına geri dönüş anlamına gelmediğini belirtiyor.

Obama’nın ilk döneminde Dışişleri Bakanlığı sözcülüğü yapan P.J Crowley bunun akıllıca olduğu görüşünde:

“Başkan Trump Amerika’nın sorunlarını çözmek için seçildi. Suriye’deki sorunları çözmek için seçilmedi. Bu nedenle de Beyaz Saray, Başkan’ın askeri adım atma istekliliğine rağmen Amerika’yı askeri çözümü olmayan bir iç savaşın içine sürüklemeye çok şüpheli bakmaya devam edeceği sinyali veriyor.”

Beyaz Saray Sözcüsü Sean Spicer, geçen hafta atılan adımların medya tarafından ‘abartıldığını’ ve Beyaz Saray’da görevlerde yeni düzenleme yapıldığı yolundaki haberlerin doğru olmadığını söyledi:

“Şu anda yeniden düzenlemeden geçirilen tek şey var o da Washington.”

XS
SM
MD
LG