Erişilebilirlik

Terörle Mücadele İçin ‘İhbarcı’ Aranıyor


Türkiye terörle mücadele için ihbar yöntemini devreye soktu. Kimliği gizli tutulacak ihbarcıların, Türk vatandaşı olması gerekmiyor. Düzenlemeye göre, en büyük ödül 4 milyon lira. HDP, MHP ve CHP terörle mücadele için devreye sokulan ödül yönetmeliğine karşı çıkıyor. Avukat Efkan Bolaç ise düzenlemenin evrensel insan haklarına aykırı olduğu görüşünde.

Türkiye, Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçların faillerinin yakalanmasına yardımcı olanlara ödül verilmesi için yönetmelik hazırladı. Düzenleme 31 Ağustos günü Resmi Gazete’de yayınlandı.

Düzenlemeye göre, suçun aydınlatılmasına yönelik bilgilerin ödüllendirmede değerlendirilebilmesi için, daha önce terörle mücadelede görev alan istihbarat ve kolluk görevlileri ile bu amaçla görevlendirilmiş diğer personel tarafından temin edilmemiş olması gerekiyor.

En büyük ihbarcı ödülü 200 bin lira

Yönetmelikte ödülün miktarının 200 bin Türk lirasını geçmeyeceği belirtiliyor. Ancak suç failinin terör örgütünde üst düzey yönetici olması veya aydınlatılacak suçun toplumda oluşturduğu infial ve etki de dikkate alınarak ödülün miktarı, Ödül Komisyonu’nun önerisi ve İçişleri Bakanı’nın onayı ile 20 katına kadar artırılabilecek.

Üstelik ihbarda bulunan şahıs, bu yönetmelik kapsamında birden fazla suçun aydınlanmasına veya birden fazla failin yakalanmasına yardımcı olursa, ödül miktarı aydınlatılmasına yardımcı olduğu her suç ve fail için ayrı ayrı belirlenebilecek.

Kimlikler gizli tutulacak

Yedi kişilik Ödül Komisyonu, İçişleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı’nın başkanlığında Emniyet Genel Müdürlüğü ile Jandarma Genel Komutanlığı’nın belirleyeceği üçer üyeden oluşacak.

Ödüller İçişleri Bakanlığı bütçesine konacak ödenekten karşılanacak. Kişinin ödül kazanması için Türk vatandaşı şartı aranmayacak. Ayrıca ödül kazanacak kişilerin kimlikleri gizli tutulacak.

Avukat Efkan Bolaç: ‘Düzenleme western filmlerindeki kelle avcılarını anımsatıyor’

İnsan hakları konusunda çalışan Avukat Efkan Bolaç, düzenlemenin devletinin zafiyetini ortaya koyduğu kadar kişi hak ve hürriyetleriyle çeliştiği kanısında.

Amerika’nın Sesi’nin sorularını yanıtlayan Avukat Bolaç, “Bu yönetmelik western filmlerinde kelle avcılarını akla getiriyor. Hükümet ona benzer bir model oluşturmaya çalışıyor. Dünyanın en büyük üçüncü ordusu ve Rusya’dan sonra dünyanın en büyük polis gücüne sahip bir devlet, ‘baş çıkamıyorum’’ diyerek vatandaşına ispiyonculuk öneriyor” dedi.

Bolaç: ‘Faşizan ülkelerde olabilecek bu düzenleme evrensel insan haklarına aykırı’

Avukat Bolaç, bu düzenlemenin özel hayatın mahremiyetiyle de çeliştiğini belirtti:

“Bunun sonu yok. 3 gün sonra öğrenci evleri basılabilir. Ya da bir kişi, komşusundan hoşlanmadığı için onu ihbar edebilir. İnsanlar birbirlerinin kuyusunu kazabilir. Vatandaşından milis gücü yedeklemek ya da paramiliter güç olarak ondan yararlanmak faşizan ülkelerde var olabilecek bir süreçtir. 90’lara dönüşü hatırlatan bu düzenleme evrensel insan hakları kurallarına da aykırı.”

Selahattin Demirtaş: ‘Dünyanın en büyük Üçüncü ordusuna sahip devlet ispiyonculuktan medet umuyor’

Yönetmeliğe siyaset dünyasından da eleştiriler geldi. En büyük tepkiyi gösteren ise yurtdışında temaslarda bulunan Halkların Demokratik Partisi Eş Başkanı Selahattin Demirtaş oldu.

HDP lideri, “Türkiye Cumhuriyeti Ordusu, NATO’nun en büyük ordusu. Yanılmıyorsam dünyanın en büyük üçüncü ordusudur. Polis teşkilatı da en büyük teşkilatlardan biri. Milli İstihbarat, Jandarma İstihbarat ve Emniyet İstihbarat birimleri var. Böylesine büyük olduğunu söyleyen bir devlet, güçlü olduğunu belirten bir hükümet, nasıl bütün bu güçlere rağmen çaresiz kalıyor da, ispiyonculuktan medet umuyor” dedi.

Selahattin Demirtaş, hükümeti ispiyonculuktan medet ummakla itham etti: “Bütün yurttaşlarıma tavsiyem, para için sakın komşularınızı ihbar etmeyin. İspiyonculuk onursuzluktur. Suçla mücadele başka bir şeydir, yurttaşını onursuzluğa teşvik etmek başka bir şeydir. Sizin ispiyonladığınız insan gerçekten öyle midir değil midir bilemezsiniz. Onun başına gelecek her şeyden siz sorumlu olursunuz.”

Oktay Vural: ‘PKK’nın silahlarıyla birlikte kalmasını sağlayan hükümeti ihbar ediyorum’

Milliyetçi Hareket Partisi TBMM Grup Başkan Vekili Oktay Vural da düzenlediği basın toplantısında HDP’lileri özerklik ve özyönetim cesaretlendirmekle suçladığı hükümeti ve cumhurbaşkanını eleştiri yağmuruna tuttu.

Vural, “Terör örgütünün silahları ile birlikte kalmasına göz yuman, 2013’te ‘yığınak yapıyorlardı’ diyen ey Davutoğlu, terör örgütünü korumak ve kollamaktan, terör örgütü silahları ile birlikte varken gözünü kapatmaktan dolayı seni ihbar ediyorum. Yalçın Akdoğan… Terör örgütünün silahları ile birlikte kalmasını sağlayıp, terörle mücadeleden vazgeçen politikalarınızdan, PKK’yı korumak ve kollamaktan dolayı sizi ihbar ediyorum. Beşir Atalay, Bülent Arınç, dönemin Başbakanı. Silahları ile birlikte kalmalarını sağladınız, ihbar ediyorum” dedi.

Kılıçdaroğlu: ‘Kürt Sorunu uluslararası arenaya taşınırsa ne olacak?’

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ise NTV canlı yayınında ihbar ödülü koyan hükümetin sorununun büyüklüğünü kavrayamadığını söyledi. Kılıçdaroğlu, “Bu olaylar ilk çıktığında iki baldırı çıplak deniyordu. O kadar büyüttüler ki sorunu. Korkumuz Türkiye’nin çözebileceği sorun olmaktan çıkıp uluslararası arenaya taşınırsa ne olacak?” sözleriyle Kürt Sorunu’nun uluslararası bir meseleye dönüşme ihtimalinden duyduğu endişeyi dile getirdi.

XS
SM
MD
LG