Erişilebilirlik

Terör Zanlılarına 'Yasal Hak' Tartışması


Terör Zanlılarına 'Yasal Hak' Tartışması

Terör Zanlılarına 'Yasal Hak' Tartışması

Times Square’deki bombalama girişimi, terör zanlılarının hakları konusundaki tartışmayı yeniden canlandırdı. Bazı Kongre üyeleri ve köşe yazarları Amerikan vatandaşı bile olsalar, terör zanlılarının anayasanın tanıdığı hukuki haklardan yararlanmasına izin verilmemesini istiyor. Amerika’nın Sesi muhabirlerinden Jerome Socolovsky’nin haberini sunuyoruz:

Tartışma, Miranda uyarıları olarak bilinen hukuk ilkesi üzerinde yoğunlaşıyor.

Bu ilke Anayasa Mahkemesi’nin 1996 yılında soygun sanığı Ernesto Miranda’nın haksız olarak hüküm giydiğini belirleyen kararıyla doğdu. Anayasa Mahkemesi kararında, bu kişinin, Anayasa’nın öngördüğü, polis sorgusundan önce avukatıyla görüşme ve sessiz kalma haklarından haberdar edilmediğini belirtiyordu.

Miranda uyarıları o tarihten bu yana Amerikan yargı sisteminin, çok dikkat edilen temel taşlarından biri oldu. Ancak bugün birçok kişi terörizm davalarında bu ilkenin, zanlıdan önemli bilgiler almaya çalışan polisin elini kolunu bağladığını öne sürüyor.

New York Üniversitesi Anayasa Hukuku profesörlerinden Richard Pildes, “İnsanlar haklı ya da haksız olarak, terörle ilgili davalarda, tıpkı sıradan bir davadaki gibi Miranda uyarıları yapıldığı taktirde, sanığın susup, hayati önem taşıyan bilgileri vermeyeceğinden kaygı duyuyor,” diye konuşuyor.

Arizonalı Cumhuriyetçi Partili Senatör John McCain, Times Square sanığı Faysal Şahzad’a, yakalandıktan sonra Miranda uyarılarının yapılmasını hata olarak görüyor.

Terör zanlılarına Miranda uyarılarının yapılması konusundaki tartışma, Noel günü bindiği uçağı bombalamaya çalışan Nijeryalı Ömer Faruk Abdülmuttalib’e, bu uyarılarının yapılmasıyla başladı.

Birçok Amerikalı, yabancı uyruklu olmasına rağmen Abdülmuttalib’e Amerikan vatandaşlarına tanınan bu hakkın tanınmasına büyük öfke duydu. Şimdi ise, sonradan vatandaş olan Şahzad’ın, terör zanlısı olarak bu haktan yararlanıp yararlanmaması tartışılıyor.

Uzmanlar terör zanlılarının, bağlı oldukları örgüt hakkında değerli bilgilere sahip olduğuna işaret ediyor. New York Üniversitesi profesörü Richard Pildes kamu güvenliği tehdit altında olduğu durumlarda Miranda hakları olmadan sanıktan bilgi alacak sorgulamanın mümkün olduğunu belirtiyor. Ancak uzman bu gibi durumların koşullarını belirlemenin zorluğuna işaret ediyor:

”Eğer ateşlenmeye hazır bir silah, ya da köşede patlamaya hazır bir bomba varsa, kolaylıkla, kamuya yönelik tehdit var, diyebilirsiniz,” diyen Pildes, “Örneğin bir terör zanlısından mümkün olduğu kadar çok bilgi almayı istiyorsunuz. Hangi örgüte bağlı olduğu, örgütün yapısı gibi bilgileri almaya çalışmanın, böylesi bir durumda Miranda ilkesinin kamunun emniyeti istisnasına girip girmediği, çok açık ve kesin değildir,” diye sözlerine devam ediyor.

Başkan Obama terörizme karşı savaşta Amerika’nın temel hukuki garantilerini korumak istediğini söylüyor. Times Square ve Noel sırasındaki uçak bombalama girişimlerinden sonra uzmanlar, kamu düzeni ve hukuk ilkeleri arasında denge kurmanın zorluğunu, Obama yönetiminin öğrenmekte olduğunu belirtiyor.

XS
SM
MD
LG