Erişilebilirlik

‘Temiz Bir Hükümet İçin Umut Arayışı’


Türkiye’deki 17-25 Aralık yolsuzluk davalarının kilit ismi Rıza Sarraf’ı hazırladığı iddianameyle Miami’de tutuklatan New York Güney Bölgesi Savcısı Preet Bharara, Türkiye’de ilgi odağı olmasının nedeni konusunda kişisel görüşlerini açıkladı.

Bharara, Türkiye’de yolsuzluk sorununun üzerine yeterince gidilmediğini düşünenlerin olduğunu belirterek, ”Türkler, bir başka ülkede temiz bir hükümet için umut arayışında” dedi.

Türk gazetecilerin dava süreciyle ilgili çeşitli sorularını yanıtsız bırakan Bharara, “Bizim en önemsediğimiz konu, adalet” dedi. Soruları cevapladığı sırada adalet kelimesini Türkçe söyleyen Bharara, bu kelimenin ilk ve tek öğrendiği Türkçe kelime olduğunu belirtti.

Yolsuzluklarla mücadeleyi anlattı

Savcı Bharara, Demokrasi’nin şeffaflaşmasına katkıda bulunanların ödüllendirildiği ‘Common Cause’ kuruluşunun New York’ta düzenlediği geleneksel ödül gecesine baş konuşmacı olarak katıldı.

Hükümetlerde yolsuzluklar konulu konuşmasında, Bharara, aralarında New York Daily News gazetesinin sahibi ve yayıncısı Mort Zuckerman, eski senatör Olympia Snowe, New Economy Network’ün kurucusu Sarah Stranahan gibi çok sayıda seçkin ve ünlü konuğa, kendisi ve ekibinin yolsuzluklarla yaptıkları mücadeleyi anlattı.

Bharara, yürüttüğü uluslararası yolsuzluk operasyonları nedeniyle Rusya, Fransa, İsviçre, Jamaika ve hatta kendi doğduğu ülke olan Hindistan’a kadar birçok ülkede sorunlarla karşılaştığını ve adının pek iyi anılmadığını dile getirdi. Savcı, bu ülkelere son olarak Türkiye’nin de eklendiğini belirtti.



‘Demokrasi, yolsuzluklarla mücadele edilirse korunur’

Yolsuzlukla mücadele etmenin demokrasiyi korumak olduğunu vurgulayan Bharara, “ Yolsuzlukla mücadele etmenin temel noktası şeffaf ve temiz bir hükümete sahip olma hayalidir. Benimle çalışanlar kendilerini bu ilkeye adamış kişilerdir. Belki bizim bürodan kazanacakları paranın çok daha fazlasını dışarıda başka işlerde çalışarak elde edebilirler, ancak bu görevi bir amaç için yapıyorlar. Ülkelerinin ve yaşadıkları toplumun biraz daha iyi olmasını sağlamaya çalışıyorlar. Burada önemli olan nokta yasaların dışına çıkan bir politikacıyı cezalandırmak değil, bozulan siyasi sistemin değişmesine yardımcı olmak. Hepimizin temel isteği aynı. Çalışan bir hükümet, halkın yaşam şartlarını daha da iyileştiren, eşit ve adil bir hükümet,“ şeklinde konuştu.

‘Türkiye’den aşırı ilginin nedeni temiz bir yönetim için umut arayışı’

Salonda konuşmasını takip eden Türk gazetecilerin de bulunduğunu vurgulayan Bharara, Türkiye’de kendisine duyulan aşırı ilgiyi ise şöyle anlattı: ”Türkiye’nin bana olan ilgisi FBI’ın 15 gün önce, Türkiye’de tanınan biri olan Rıza Sarraf’ı bazı yaptırım kararlarına uymadığı, kara para akladığı gibi nedenlerle tutuklamasıyla başladı. Twitter’da sekiz bin yüz takipçim vardı. O günden itibaren takipçi sayım 270 bine yükseldi ve son olarak 298 bin kişiye ulaştı. Bütün bu takipçilerimin hemen hemen hepsi Türkiye’dendi. Nedeni, Türkiye’deki yolsuzluklarla ilgili yaşanan sorunun çözümsüz kalmasıydı. Benim bu yolsuzluklar konusunda yorumum olmayacak. Adımı hayatında hiç duymamış, benim hiç bulunmadığım bir ülkeden, adımı zor bir şekilde telaffuz eden, İngilizce konuşamayan, Türkçe tweet yazan bu kişiler, yüz binlerce takipçi temiz bir hükümet için başka bir ülkeden umut arayışındalar.”

‘Türkiye’ye gitmek istiyorum’

Yolsuzlukların küresel bir sorun olduğuna işaret eden Savcı Bharara, “Bugün dünyanın bir çok ülkesinde yapılan yolsuzlukları ortaya çıkartan gazetecilerin hayatı mahvediliyor, ” dedi. Hayatında hiç Türkiye’ye gitmediğini söyleyen Bharara, bazı Türk gazetelerinde yer alan Gezi olaylarıyla ilgili iddialara da cevap verdi. Bharara,“Türkiye’ye ne Turist olarak gittim ne de orada direnişte bulunan bir protestocu ya da organizatör oldum. Türkiye’de özgür olmayan gazeteler bunları yazdı. Bir gün Türkiye’ye gitmeyi çok istiyorum ” diye konuştu.

XS
SM
MD
LG