Erişilebilirlik

TBMM’de Yolsuzluk Soruşturma Komisyonu


Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki tarihi nitelikteki oturumda 4 eski bakan hakkındaki iddiaları araştırmak üzere soruşturma komisyonu kurulmasıyla ilgili CHP önergeleri reddedilirken AKP önergesi kabul edildi. AKP’den 9 kişi katılımıyla kurulacak 15 kişilik tek bir soruşturma komisyonuyla 4 eski bakan hakkında soruşturma yürütülecek.

TBMM Genel Kurulu’ndaki görüşmelerde, eski bakanlar Muammer Güler, Zafer Çağlayan, Egemen Bağış ve Erdoğan Bayraktar hakkında Meclis Araştırma Komisyonu kurulması oylandı. Oylamada AKP’nin önergesi 9 ret oyuna karşılık 453 oyla kabul edildi. 6 milletvekili çekimser kalırken 1 oy boş kullanıldı.

İlk tartışma: TBMMTV neden yayında değil?

Meclis Genel Kurulu, saat 14.00’de başladı ancak ilk saatlerde gündem dışı konuşmalar ile TBMMTV’nin TRT-3 kanalıyla yayın yapmaması tartışmaları yaşandı. Oturumu yöneten isim Meclis Başkanvekili Meral Akşener, muhalefet partilerince itirazlar üzerine ara vererek TBMMTV’nin açılmasıyla ilgili müzakareler için zaman tanıdı. Bu arada CHP, MHP ve HDP grup başkanvekilleri TBMM Başkanı Cemil Çiçek’i ziyaret etti. Ancak Çiçek, CHP, MHP ve BDP'nin, 4 eski bakanla ilgili soruşturma komisyonu kurulmasına ilişkin önergeleriyle görüşmelere ilişkin Meclis TV'den yayın yapılması talebini geri çevirdi. TBMM Başkanlığı yazılı gerekçesinde; TRT-3’deki spor yayınlarının aksamasına meydan verdiği için Meclis TV yayına izin verilemeyeceği bildirildi.

MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, TRT'nin, bugün TBMM Genel Kurulu'nda, dört eski Bakanla ilgili Meclis Soruşturma önergelerinin görüşmelerini "canlı yayın akışının bozamayacağı" gerekçesiyle yayınlamayı reddettiğini ve kendini TBMM'nin üzerinde gördüğünü savundu. Vural, "TBMM, TRT 3'ü TRT'den almalı ve yayınlarla ilgili düzenlemeyi kendi yapmalıdır. TRT, Meclis Başkanlığı'nın teklifini reddederek, kendini TBMM'nin üzerine görmüştür. Demokrasi ve hukuk devletinin geldiği nokta bu. Kapalı devlet, şeffaf olmayan bir devlet. TRT, yalan gerekçelerle TBMM Genel Kurulu'nda bugün yapılacak görüşmeleri yayınlamayı reddetmiş ve kendini Meclis'in, Türk milletinin üzerinde görmüştür. Madem öyle o zaman yarın yapalım görüşmeyi. Hadi bakalım hodri meydan" dedi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin de, TRT'nin spor yayını olduğuna ilişkin yazıyı protesto edeceklerini belirterek, “Böyle gerekçe olur mu? 3 partinin grup başkanvekili şimdi Cemil Çiçek’le görüşmeye gidiyor eğer sonuç alınmaz hepimiz gideriz, gerekirse Cemil Çiçek’in makamını basarız" diye konuştu.

Canlı yayın eleştirilerini yanıtlayan AKP Grup Başkanvekili Nurettin Canikli ise, "Bugüne kadar Meclis TV’nin yayın politikası nasılsa bugün de aynen öyle uygulanıyor. Özel bir durum söz konusu değil. Fezlekeler bugüne TBMM Başkanlığı’na gönderilen fezlekeler Türkiye’de herkesin elinde var. Hiç kimsenin ulaşamadığı iddiaları gerçeği yansıtmıyor. Bilgi edinme konusunda talebiniz varsa zaten bunlar herkesin elinde var. Siz Meclis Başkanlığı’nı suç işlemeye teşvik edemezsiniz" dedi.

1 Mayıs’a poşulu tepki

Bu arada CHP İstanbul Milletvekili Süleyman Çelebi, 1 Mayıs’ta polisin bazı gençlere zorla poşu takıp görüntü almasını eleştirmek için kürsüye boynunda poşuyla çıktı. Çelebi, AKP Hükümeti’ni bayram ilan edilmiş böylesi bir günde uygulanan polis müdahalesinde yaşananları eleştirdi.

Muhalefet sıraları doluydu

TBMM Genel Kurulu’ndaki 4 eski bakan hakkındaki iddialar nedeniyle soruşturma komisyonu kurulmasıyla ilgili önergelerin görüşüldüğü oturumda, CHP tam kadro yerini aldı. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu başta olmak üzere 134 CHP’li milletvekili Meclis’teydi. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ise, Ordu'da mitinglere katılacaktı ancak son dakika sürpriz yaparak Meclis Genel Kurulu'na geldi.

Öncelik AKP’nin önergesine verilince tartışma başladı

Görüşmelerde, MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, Meclis İçtüzüğü'ne göre, AKP’nin önergesini 24 Nisan’da yenilediğini anımsatarak, TBMM Genel Kurulu’nda ilk sırada ve bugün görüşülmesine karşı çıktı. Vural, "Bu önergenin bu şekilde görüşülmesi mümkün değildir; çünkü bu önerge, bundan önceki önergelerden sonra verilmiştir. Malumlarınız olduğu üzere, Meclis soruşturmaları önergelerinin verilmesi süreye tabidir, görüşülmesi süreye tabidir. Bu görüşmelerin bu süreye ve veriliş sırasına göre yapılması kesinlikle gereklidir. Bu bakımdan Meclis soruşturmasıyla ilgili AKP’nin grup önerisi çerçevesinde öncelikli olarak bunun görüşülmesini temin etmeniz Meclis iradesini etkilemek amacını taşıyor. Danışma Kurulu kararıyla aynı mahiyette olup, aynı konuda olup ancak daha sonra verilmiş hangi önerge daha önce verilmiş bir önergen önüne konulmuştur? Böyle bir uygulama söz konusu değildir" dedi.

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay da, CHP'nin önergelerini Şubat ayında vermiş olduğunu anımsatarak, "Bu bakımdan bu önergenin diğer önergelerin gerisine alınarak, soruşturma önergelerinin görüşüldükten sonra olsa bunu işleme almanız hukuk normları bakımından da bir zarurettir" diye konuştu.

Tartışmalar devam etmesine karşın muhalefet ne TBMMTV’nin yayın yapması ne de öncelikle CHP’nin önergelerinin görüşülmesi yönünde AKP’nin 312 kişilik TBMM Genel Kurulu’ndaki ezici çoğunluğu karşısında sonuç alamadı. Böylece AKP’nin 4 eski bakan hakkında tek bir soruşturma komisyonu kurulmasına ilişkin görüşmeye geçildi.

Zafer Çağlayan: O saati ben ödedim

Kendilerine 10’ar dakika konuşma süresi verilmiş olan 4 eski bakandan ilk olarak Eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan kürsüye geldi. Ancak Çağlayan’ın konuşması için ek süre talep etmesi tartışmaya neden oldu. Akşener’in Danışma Kurulu’nun konuşma süreleri için aldığı kararı uygulayacağını açıklamasına AKP’li Canikli tepki gösterince CHP ve MHP sıraları ayaklandı. Gerilim artınca Akşener, oturuma 10 dakika ara verdi.

Sonrasında Çağlayan kürsüye geldi ve 10 dakikalık konuşmasını yaptı. İlk kez kamuoyu karşısında hakkındaki rüşvet ve yolsuzluk iddialarını yanıtlayan Çağlayan, kendisine saat hediye edilmesi ve Rıza Sarraf ile ilişkisi hakkında şunları dile getirdi:‘17 Aralık’tan itibaren sistematik bir itibarsızlaştırma çalışmasıyla karşı karşıya kaldık. Bunları kamuoyu ibretle izledi. Hala savcılık tarafından yürütülen soruşturmada gizlilik kararı olmasına rağmen hakkımdaki iddialara delilleriyle cevap vereceğim. Bunları konuşarak aslında suç işliyoruz. Büyük bir iftira büyük bir yalanla karşı karşıyayız. Bahse konu saatin bedelinin tarafımca ödendiğini belirtmiştim. Diyorum ki bu saat tarafımca alınmıştır bedeli ratafımca ödenmiş ve mal beyanıma girmiştir. Defalarca umre ziyareti yaptım. Söz konusu ziyareti ben bir acenta üzerinden yaptım ve tüm masrafları tarafımca ödendi. Bu bir itibarsızlaştırma operasyonudur. Umre konusunun gündeme gelmesi Türk milletinin dini duygularının istismar edilmesi çabasıdır. Gana’dan geldiği iddia edilen uçaktaki 1,5 ton altınla ilgili şahsımla ilgili adli operasyonu engellediğim iddia edildi. Gana’dan gelen uçak gerekli belgeleri sunamadığı içi işlem yapılmıştır. Daha sonra belgeler tamamlanmış ve uçak Dubai’ye gitmiştir. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı kovuşturmaya yer olmadığına hükmetmiştir. Altın ithali gümrük vergisi ve KDV’ye tabi değildir. Ortada 1 lira vergi kaybı yoktur. Reza Sarraf’ın İran’a yapılan ihracatlarda komisyon oranının düşürüldüğünü sağladığım iddia edildi. Halkbank bir yandan kamu bankası bir yandan da 1980’den itibaren İran’da temsilciliği olduğu için devredeydi. Piyasa koşullarına göre komisyon oranlarının normal olduğu çok net bir şekilde ortaya konmuştur. Tamamen ulusal ve uluslararası şartlara uygundur.’

Bağış: Alnımız ak başımız dik

Sonrasında kürsüye Eski AB Bakanı Egemen Bağış geldi. Bağış, kürsüde konuşma yaparken CHP'li vekiller arkasını döndü. Bağış ise, Meclis kürsüsünde şunları konuştu:
‘Tehditle şantajla bizi susturamayanlar 17 ve 25 Aralık darbe girişimleriyle hakkımızda siyasi darağaçları kurmaya kalktı.Bu iddiaların gündeme gelmesinin ardından alnımızın ak başımızın dik olduğunu söyledik. Aradan geçen süreçte herkes konuştu biz sustuk. Artık susmayacağız yutkunmayacağız. Bize bu kumpası kuranlara karşı mücadelemizi milletimizle sürdüreceğiz. Gerçekler er ya da geç ortaya çıkacak. Bu kardeşiniz başörtüsü ile ilgili bir soruya ‘millet neyse vekili de o olmalı’ dediği için yargılandı. Ne garip bir çelişkidir ki dün bize irticacı damgasını yapıştırmak isteyenler bir kaset üzerinden bizim dini inancımızla sorgulamak istediler. 20 yıllık arkadaşımla yaptığım telefon görüşmeyi arşivden çıkarıp montajladılar ve benim imanımı sorgulamak istediler. O gün açıkladım bugün bir kez daha açıklıyorum o kayıt aleni bir montajdır. Avrupa’da dinimize dil uzatmaya kalkanlara gereken cevapları verdiğimiz bilen bilir. Bilmeyen de kendi gibi bilir. Türkiye Ulusal ajansında yolsuzluk yaptığını iddia ettiler. Buna dayanarak AB’nin Erasmus programını askıya alacağını söylediler. Hiçbir usulsüzlük olmadığı Ab tarafından da iddia edildi. Hamdolsun hayatım boyunca kimsenin başını öne eğdirecek hiçbir şey yapmadım, yapmam. Şahsımın bir iş adamından üç kere rüşvet aldığı iddiası alçakça kurgulanmış bir iftiradan ibarettir. Reza Zarrab’ı beş yıldan bu yana tanırım. Reza Zarrab’tan 3 kere de 1,5 milyon dolar rüşvet aldığım iddiası külliyen yalandır. Zarrab’ın babasına, İtalya vizesi alma karşılığı 500 bin dolar rüşvet almışım.’

Güler: Oğluma zorla imza attırılmak istendi

Eski İçişleri Bakanı Muammer Güler de, hakkındaki iddialarla ilgili ilk kez TBMM kürsüsünde konuştu ve şunları ifade etti: "Bu soruşturma maddi delillerden çok itibarsızlaştırmaya yönelik bir operasyondur. Operasyondan önce bütün gizlilik kuralları çiğnenerek bazı basın kuruluşlarına servis yapılmıştır. Soruşturmanın belli bir süre beklenerek yapılması da manidardır. Bakanların şüpheli olarak addedildikleri İstanbul Cumhuriyet Başsavcısının haberi yoktur. EGM operasyon yönetmeliğine de burada uyulmamıştır. Oğlumun ve diğer şüphelilerin ifadesi dahi alınmadan, Mali şube müdürü görevden ayrılanlar soruşturmadan 1 gün sonra tam 308 sayfalık bir dosya hazırlanıyor ve imzalatılmak isteniyor. Bu operasyonu yapanlar kendilerini hakim ve hatta TBMM’nin yerine koyarak kesin bir biçimde suç nitelemesi yapmışlardır. TBMM soruşturma komisyonun yapabileceği işlemler adli kolluk kuvvetleri tarafından yapılmıştır. 17 Aralık’ta oğlumla yaptığım iddia edilen telefon görüşmesi maalesef konuşma yaptığım telefon ile arama sırasında orada bulunan avukatın konuşmaları yok. Ben hukuken elde edilmiş olmasına değil içeriğine bakarım demek hukuk katletmektir. Bu soruşturmada bir bakan şüpheli olarak addedilmiş e hakkında 8,5 ay soruşturma yapılmıştır. Bir bakan şüpheli olarak addedilemez."

CHP’li Ağbaba’dan Güler: Ali İsmail’in katilisiniz

CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, Güler kürsüdeyken "Ali İsmail'in katilisiniz!" diye bağırdı. Eski İçişleri Bakanı Muammer Güler kürsüde konuşmasını yaparken Erdoğan Bayraktar'ın kürsüde konuşma yapmayacağı belirtildi.

Sonuçta, AKP’nin önergesi kabul edilmiş oldu.
XS
SM
MD
LG