Erişilebilirlik

Diyarbakır’ın Sur ilçesinde son aylarda meydana gelen çatışmaların tarihi eserler üzerinde yarattığı tahribat, bir raporla UNESCO ve Kültür ve Turizm Bakanlığı'na bildirildi. Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Kültürel Miras ve Turizm Daire Başkanı Nevin Soyukaya, “Alanın korunması zorunluluğu konusunda ilgili kurumların gerekli işlemleri yapması gerektiği konusunda talepte bulunduk” dedi.

Sur ilçesindeki 500 yıllık Kurşunlu Camii dünkü saldırılarda yakıldı. Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü güvenlik gerekçesiyle yangına müdahale etmelerine izin verilmediğini söyledi. Önceki gün görgü tanıklarının telefonla aktardıklarına göre, bölgedeki tarihi bir hamam da yandı. Daha önce de 515 yıllık Dört Ayaklı Minare kurşunlara hedef olmuştu.

Sur ilçesindeki hendeklerin kapatılması, barikatların kaldırılması amacıyla düzenlenen operasyonlarda tarihi eserlerin zarar görmesi üzerine Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi harekete geçti. Her çatışmadan sonra bölgede inceleme yapan Belediye ekipleri hasarları tespit etti. Son olarak Dört Ayaklı Minare’nin ayaklarının kurşunlanmasının ardından Büyükşehir Belediyesi Kültürel Miras ve Turizm Dairesi oluşan hasarlara ilişkin hazırladığı raporları UNESCO ve Kültür Bakanlığına iletti.

Tarih Tehdit Altında

Büyükşehir Belediyesi Kültürel Miras ve Turizm Dairesi Başkanı Nevin Soyukaya, her sokağa çıkma yasağı ve operasyon sonrası ciddi tahribatlar olduğunu belirterek, ”Son iki gündür de artık çok ciddi tahribatların olduğunu basında görüyoruz ki, bu basın sadece Anadolu Ajansı alana giriyor. Ajansın servis ettiği fotoğraflarla tahribatları görüyoruz. Yangınlar çok ciddi bir boyutta. Pazar günü Paşa Hamamı'nda yangın çıktı. Dün itibariyle de Kurşunlu Camii'nde yangın çıktı. Daha önceki ablukalarda Kurşunlu Camii, kurşunlanarak çok ciddi tahribata uğradı. Alanda her geçen gün dozu artarak süre gelen bir tahribat söz konusu ve kültürel mirasımız çok ciddi risk altında. Bu kabul edilemez bir şey. Bunu kabul etmiyoruz, edemiyoruz. İnsanlar ölüyor yetmiyor, insanlar katlediliyor yetmiyor, tarih de katlediliyor. Bunu kabul etmek mümkün değil. Son derece üzgün ve sıkıntılıyız" diye konuştu.

UNESCO’ya çağrı

Soyukaya, kültürel mirasın korunmasında yasal olarak sorumlu olduklarını, çatışmaların durmasıyla ilgili bir girişimde bulunamadıklarını ifade ederek, "Öncelikle çatışmaların durması gerekiyor ki, insan ve miras katliamı dursun. Ama bizler, teknik bir birim olarak, her çatışma sonrası sokağa çıkma yasağı kalkar kalkmaz, alandaki tahribatı tespit edip, teknik ve bilimsel raporlar düzenleyip, UNESCO Türkiye Komisyonu'na ve Kültür ve Turizm Bakanlığı'na gönderiyoruz. Dün itibariyle alana girmemekle birlikte, basında yer alan yangın fotoğraflarını belge kabul edip, onlara dayanarak yeniden bir talepte bulunduk. Alanın korunması zorunluluğu konusunda ilgili kurumların gerekli işlemleri yapması gerektiği konusunda talepte bulunduk. Dört Ayaklı Minare'nin kurşunlanması sürecinde de aynı talepte bulunduk. Tüm bu talepleri yaparken de alan başkanlığıyla ortaklaşa, bu girişimleri korumaya dönük çalışmaları acilen yapmamız gerektiğini talep ediyoruz. Dün de yaşananlarla ilgili UNESCO'nun teknik birimi ICOMOS ile Kültür ve Turizm Bakanlığı'na gönderdik. Ama Kültür Bakanlığı, Türkiye Cumhuriyeti'nin ilgili yasaları gereği, kültürel mirasın korunmasında birinci derecede sorumlu kurumdur. Yazdığımız raporlara yanıt alamadık. Ama aldığımız duyum, bizim raporlarımızı yerel birimlerine tekrar iletmişler. Mutlaka yapılması gereken şeyler ve alınması gereken önlemler var. En basiti Dört Ayaklı Minare ilk kurşunladığında gereken yapılmış olsaydı, Kültür ve Turizm Bakanlığı alana girmiş olsaydı gerekenler yapılmış olsaydı, ikinci tahribat belki olmayacaktı değerli Tahir Elçi'yi kaybetmiş olmayacaktık "dedi.

Sur İlçesi'ndeki tahribatın çok büyük olması durumunda uluslararası yasaların devreye gireceğini hatırlatan Soyukaya, "Eğer üstün evren değeri, üstünlüğü, otantikliği bozulduğu taktirde risk altında miraslar listesine girer. Yani dünya mirası olmaktan çıkar" şeklinde konuştu.

XS
SM
MD
LG