Erişilebilirlik

Washington'da Gündem Hükümet-Gülen Gerginliği


Turki Amerikan Kurultayı

Turki Amerikan Kurultayı

Washington’da Gülen Hareketi’ne yakın Türki Amerikan Birliği Kurultayı'na, önceki yıllardaki gibi bu yıl da onlarca Amerikalı Senatör ve Temsilciler Meclisi üyesi katıldı, ancak üst düzey katılım olmadı

Washington’da Gülen Hareketi’ne yakın Türki Amerikan Birliği Kurultayı'na, önceki yıllardaki gibi bu yıl da onlarca Amerikalı Senatör ve Kongre Üyesi katılırken, Türkiye Büyükelçiliği’nden ve Ak Parti’den herhangi bir temsilci katılmadı.

Amerika’da Gülen Hareketine yakın derneklerin çatı kuruluşu olarak bilinen Turkic American Alliance (Türki Amerikan Birliği), ülkenin tüm eyaletlerinde faaliyet gösteriyor.

Birliğin son yıllarda yaptığı geleneksel toplantılardan Türki Amerikan Birliği Kurultayı’nın bu yıl dördüncüsü düzenlendi. Birliğin, başkent Washington’da yaptığı toplantılara çok sayıda Kongre üyesi katılıyor.

Kongre Üyeleri Türkiye'yi övdü

Çarşamba sabahı çalışma kahvaltısıyla başlayan kurultayda söz alan Kalifornia eyaleti Kongre üyelerinden Xavier Berecca, katılımcılar arasında her kesimden kişinin olması konusunda duyduğu memnuniyeti dile getirdi ve “İşte ben bu salonda Amerika’yı görüyorum” dedi.

Toplantıda konuşan bir başka milletvekili New Yorklu Paul Tonco’ydu. Tonco, katılımcılar arasında yer alan Türki cumhuriyetleri temsilcilerini kastederek Amerika’nın bu ülkelerle olan ilişkilerinin önemini vurguladı: “Amerika hem sizin hem de bizim ekonomimizi geliştirebilir. Türkiye her zaman Batı ile Doğu arasında bir köprü oldu. Hem kültürel hem de ekonomik açıdan Türkiye önemli bir ülke. Umarım bu ilişkileri geliştirilmeye devam ederiz.”

İhsan Dağı: "Türkiye liberal demokrasi olmadan yaşayabilir mi?"

“Türkiye, Davalar ve Sıkıntılar” başlıklı oturumda konuşan akademisyenlerden Profesör İhsan Dağı Türkiye liberal demokrasi olmadan yaşayabilir mi sorusunu sordu ve ekledi: "Adalet ve Kalkınma Partisi’nin askeri vesayeti sona erdirmesinin demokratik liberal bir ortam yaratmayacağını gördük. Toplumda çoğulculuktan çok çoğunlukçuluğa eğilimli.Türkiye’de otoriter politikalar uzun dönemde varlığını sürdüremez. Ülkede barışı ve bölünmüş toplumun liberal demokrasiye ihtiyacı var.Tek parti tarafından yapılabilecek anayasa eski anayasadan daha iyi olmayabilir. Bu reformlar ve değişikliklerle sunulan belki tercih edilen bir anayasa olabilir. Eğer iktidar tarafından yapılacaksa daha otoriter bir sistemi yansıtabilir. Güçler ayrılığı yok bu öneride. Bağımsız bir yargı yok. Turkiyenin geleceği için Türkiyenin yeni bir sosyal toplumsal sözleşmeye ihtiyacı var.”

Özcan: "Büyüme modeline ihtiyaç var"

Maryland Üniversitesi Öğretim Üyesi Şebnem Kalemli Özcan ise 17 Aralık sonrasında yaşananların Türkiye ekonomisine etkilerini masaya yatırdı. Türkiye’nin, gelişmekte olan 20 ülke arasında, en zor durumdaki özel sektöre ev sahipliği yaptığını hatırlatan Özcan, “Orta vadede Türkiye'nin bir büyüme modeline yatırım yapması gerekiyor. Eğer bunları uygulamazsak maalesef bu ekonomide krizler yaşanacaktır. Yabancı yatırımcı açısından genel bir belirsizlik ve çekince var” şeklinde konuştu.

İhsan Yılmaz: "Bu cumhurbaşkanlığı kavgası"

Fatih Üniversitesi Öğretim Üyelerinden Profesör İhsan Yılmaz ise Adalet ve
Kalkınma Partisi ve Gülen Hareketi arasında yaşanan gerginliğe, şu sözlerle başka bir boyut getirdi.

“Aslında bu kavga Erdoğan ve Hizmet Hareketi kavgası degil. Erdoğan'ın tek başına cumhurbaşkanı olma kavgasıdır. Çünkü sadece Hizmet’le değil Youtube, Twitter ve internetle de kavgalı. Onunla ters düşen şirketler vergi cezalarıyla karşı karşıya kalıyor.Mahkemeler yürütmenin parçası haline geldi Erdoğan’ın süper güçlere sahip cumhurbaşkanı olması amacıyla. Gazeteciler işlerinden oluyor. Türkiye’de demokrasi çok hassas bir noktada."
XS
SM
MD
LG