Erişilebilirlik

Susuzluğa Çare Okyanus Tabanında


Profesör Vincent Post’a göre, okyanus tabanında bulunan kullanılabilir su miktarı, 1900 yılından buyana artezyen kuyularıyla çıkarılan su miktarından yüz kat daha fazla

Avustralyalı uzmanlara göre okyanus tabanının altında bulunan ve geniş bir alanı kaplayan tatlı su kaynakları, dünyada su sıkıntısı çekilen bölgelere yetecek miktarda su elde edilmesini sağlayabilir. Uzmanlar, Avustralya, Çin, Kuzey Amerika ve Güney Afrika yakınlarındaki bölgelerde bulunan bu tatlı su kaynaklarındaki rezervlerin yarım milyon küp kilometre kadar düşük tuzluluk oranı içeren tatlı su bulundurduğunu tahmin ediyor.

Flinders Üniversitesi Çevre Bilimleri Fakültesi Ulusal Yeraltı Suyu Araştırma ve Eğitim Merkezi’nden Profesör Doktor Vincent Post, okyanusların altında bulunan kullanılabilir su miktarının 1900 yılından bu yana artezyen kuyularıyla çıkarılan su miktarından yüz kat daha fazla olduğunu söylüyor.

Uzmanlara göre okyanusların tabanındaki bu tatlı su rezervleri dünyada susuzluk çeken bazı bölgelere asırlarca yetebilecek, küresel bir su krizine de geçici olarak çözüm getirecek kapasitede.
Profesör Doktor Post, bu rezervlerin yüzbinlerce yıl önce, deniz seviyeleri bugünkü seviyesinden daha düşükken ve sahil şeritleri bugünkü konumundan çok daha farklıyken oluştuklarını söylüyor. Profesör’e göre, uzun süreli yağmurların toprağa karışmasından sonra bu bölgelerdeki su tablaları yükselmiş, 20 bin yıl kadar önce buzulların erimeye başlamasıyla da tatlı su depolayan bu bölgelerin hepsi okyanus suları altında kalmış. Kil tabakası ile kaplanmış olan yeraltı su havzalarının bu nedenle tuzlu sudan etkilenmedikleri de belirtiliyor. Tuzluluk oranının gayet düşük olduğu belirtilen bu tatlı su kaynaklarının, kolaylıkla içme suyuna çevrilebileceği tahmin ediliyor.

Okyanusların dibindeki bu su havzalarına ulaşıp, su elde etmenin maliyeti bir hayli yüksek olabilir. Profesör Vincent Post, suyun iki yöntemle elde edilebileceğini, bunlardan birinin karadan delmek, diğerinin de okyanus üzerinde kurulacak devasa platformlardan okyanus tabanını delerek suya ulaşmak olduğunu söylüyor. Özellikle okyanus üzerindeki platformlardan yapılacak çalışmaların yüksek maliyetli olacağına dikkati çeken Profesör Post, bu maliyetin sürdürülebilirlik, çevreye olan etkileri, tuzlu suyu damıtma ve baraj inşa etme maliyetleriyle karşılaştırılması gerektiğini belirtiyor.

Tuzlu okyanus ve deniz sularının damıtılıp, tatlı su haline getirilmesinin son derece maliyetli olduğunu ve yüksek enerji gerektirdiğini belirten Post, bu nedenle düşük tuzluluk oranına sahip okyanuslardaki tatlı su havzalarının çok daha avantajlı ve ekonomik olacağını söyledi.

Okyanusların altındaki bu su havzalarını diğer su havzalarından ayıran en önemli özellik, yenilenebilir olmamaları. Bu nedenle uzmanlar bu kaynakların çok daha dikkatli bir şekilde tüketilmesi gerektiği uyarısında bulunuyor.
XS
SM
MD
LG