Erişilebilirlik

Suriyeli Sığınmacıların Paris’te Bayram Kabusu


Paris’in kuzeyinde Saint Ouen mahallesinde çadır kuran 50 kadar Suriyeli aile, Kurban Bayramı’na buruk girdi. Artık bulaşıcı hastalıkların da baş gösterdiği büyük bir kirlilik içinde haftalardır sokakta yatan aileler Paris makamlarından oturma izni bekliyor.

Paris’teki sığınmacılar arasında Suriye’nin Humus, Halep, Tartus, Lazkiye ve Şam’dan gelenler var. Kimisi Cezayir-Fas-İspanya-Fransa yolunu izleyerek gelmiş, kimisi de Türkiye ve Avrupa üzerinden geçmiş. Kimisi Esat rejiminden, kimisi IŞİD teröründen kaçtığını söylüyor. Pek çoğu da “İkisi de canavar. İkisi de sorumlu” diyor.

Her çadırın altında trajik bir hikaye var. Kimisi eğitimli, kimisi değil, ama hepsi aynı koşullar altında yaşıyor. Hijyen koşulları berbat, bulaşıcı cilt, solunum yolu hastalıkları baş göstermiş. Parisliler binlerce kıyafet ve yiyecek yardımı yapmışlar ama bu yardımlar yerlere saçılmış. Belli ki artık en azından giyecek ihtiyacı yok. Gönüllü kişi ve dernekler her gün yemek, su, çocuk bezi ve ilaç dağıtıyorlar. Ama ciddi bir organizasyon olmadığı için her şey yerlere saçılmış durumda.

Bütün olup bitenlerden hiç bir sorumluluğu olmayan çocuklar savaşın en büyük kaybedeni. Çocuklar yıkanmıyor, çoğunun yüzünde deri dökülmesi, kiminin yüzünde çiçek hastalığı izleri var. Dokuz aylık Fatma, yolda doğmuş. Babası hikayesini anlatırken, o da babasının kucağında, ailesi ve iki kardeşiyle yaşadıklarından habersiz bizi dinliyor. Haftalardır su ve sabun yüzü görmeyen çocuklar rüya kent Paris’in göbeğinde tam bir kabus yaşıyorlar. Yardım etmek isteyenler ise güçsüz. Ellerinden bir şey gelmiyor.

Çocuklara bayram şekeri

Bayram dolayısıyla çocuklara şeker paketleri yaptıran bir genç kız, “Bugün bayram diye geldim. Çocuklara küçük hediyeler ve şeker getirdim. Hiç değilse bir an için yaşadıklarını unutup mutlu olmalarını istedim. Ama organizasyon yok, evleri yok her şeyden önce. Kendimi bu dev sorun karşısında çok güçsüz hissediyorum. Elimden ne gelir bilemiyorum” diyerek üzüntüsünü dile getirdi.

Medecin du Monde, Secours Musulmanes, Herkese Bir Tas Çorba, Revivre gibi dernekler hergün gelip sığınmacılara yiyecek ve giyecek getiriyor. Her gün çorba ve sıcak yemek dağıtmaya çalışıyor. Ama buna rağmen, idari birimlerin ciddi bir organizasyon yapamaması nedeniyle israf ve yokluk çelişkisi aynı anda yaşanıyor.

Hastane’de tedavi yasak

Hemen yanlarında Avrupa’nın en büyük hastanelerinden Hopital Bichat var ama onların o hastanede tedavi olma şansı yok. Hopital Bichat doktorları hastanede sığınmacılar için bir birim açılmasını sağlamak amacıyla idari başvuru yapmışlar, izin çıkmasını bekliyorlar. Medecins du Monde’a bağlı gönüllü doktorlar sığınmacıları düzenli olarak ziyaret ediyorlar, ateşlerini ölçüp, ağrılarını dindirmek için ağrı kesici veriyorlar.

Ama sağlık koşulları gün geçtikçe ağırlaşıyor. Tuvalet olmadığı için göçmenler önce civardaki lokanta ve kafelerin tuvaletlerini kullanmış. Mahalle esnafı başta yardım etmek istese de artık bu sorunla baş edemez hale gelince girişleri yasaklamış. Göçmenler de ihtiyaçlarını gidermek için yakındaki parkları ve park eden araba aralarını kullanıyor. Üstelik Paris Belediyesi ne bir tuvalet ne de bir düzenle yemek sistemi kurmuş.

Ellerinde plastik eldivenlerle göçmenlere yardım dağıtan bir genç kadın, “Yardım verirken dikkat ediyoruz. Çünkü bulaşıcı bir deri hastalığı baş gösterdi. Ama bizim tek tek çabalarımız burada durumu değiştirmeye yetmiyor” dedi.

İşkence gören doktor

Suriye’deki savaştan 2 yıl 2 ay önce kaçan doktor Saad ise dil bildiği için göçmenlerin her türlü sorunuyla ilgileniyor. Göçmenlerin giderek ciddi hal alan sağlık sorunlarını aktaran Doktor Saad, “Deri dökülmesi, egzama, kaşıntı, anjin, ishal, göz ve diş hastalıkları. Burada durum her geçen gün daha da kötüye gidiyor” diye konuştu.

Kendi dramı ise orada bulunan ailelerin hepsinden daha ağır. Muhalefete katıldıkları için oğlunu Şam rejimi öldürmüş, kendisi ise 7 ay işkence görmüş: “Oğlum öldürüldü. Ben muhalifleri tedavi ettiğim için işkence gördüm. Ama burada yaşananlara baktığımda, Suriye’de kalıp ölmeyi tercih ederdim. Bu insanlar için tek çıkış yolu ölüm. Burada bunları yaşamaktansa keşke Suriye’de kalsalardı diyorum”

Kişi başına 11,5 Euro yardım

Paris Belediyesi gezici birimler aracılığıyla göçmenlerin sığınma taleplerini kaydediyor. Dernekler de bu süreçte onlara yardımcı oluyor ama bir türlü sonuç alamamaları nedeniyle bekleyiş uzuyor. Bu süre içinde başvuru yapanlara yetişkin başına 11.5 Euro yardım yapılıyor. Homs kentinden kaçan 55 yaşındaki mağaza sahibi göçmen, Fransız devletinin ilgisizliğinden ve yavaşlığından şikayet ediyor:

“Yerde oturan eski mağaza sahibi esnaf sakat ve bir bacağı yok … Bunlarda iş yok. Bunların bize kağıt vereceği falan yok. Herkes buradan Belçika’ya Almanya’ya gidiyor. Burada bir yıldır oturma izni alamayanlar var. Oysa Almanya’da üç ayda veriyorlar.”

Kamu kurumları ise gelen mülteci sayısı karşısında tümüyle çalışamaz hale gelmiş. Alanda sığınmacılarla konuşan yetkililer barınak ihtiyacını karşılayamadıklarını dile getiriyor. Fransa Başbakanı Manuel Valls aynı akşam bir televizyon kanalına çıkarak "İki yıl içinde 30 binden fazla sığınmacıyı kabul edemeyiz. Suriye'deki diktatörlükten kaçan herkesi Avrupa'da ağırlayamayız" diyerek sığınmacılar için kapıları kapatacaklarının ipuçlarını veriyordu.

XS
SM
MD
LG