Erişilebilirlik

Suriye’de IŞİD’in yenilmesi konusunda tüm taraflar hemfikir olsa da taraflar, pozisyonlarında değişikliğe gitmiyor. İç Savaş’ın devam etmesi de IŞİD’le mücadelenin sona erdirilmesi olasılığını düşürüyor.

BM Güvenlik Konseyi, geçen ay Rusya dahil 14 ülkenin desteklediği bir barış önerisine destek verdi. Bu, konseyin Suriye’deki durumla ilgili sonuca varan ilk kararı oldu. Fransa tarafından kaleme alınan 16 maddelik planda “toplumu kapsayan tüm tarafların onayladığı, yürütme yetkisine sahip ve devlet kurumlarının sürekliliğini sağlayacak bir geçiş dönemi hükümeti” kurulması öneriliyor.

Batı ülkelerine mültecilerin akın etmesi bu ülkelerde savaşın acil olarak sona erdirilmesi gerekliliğini tekrar ortaya koydu.

Hafta sonunda Almanya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Martin Schafer, Dışişleri Bakanı Frank-Walter Steinmeier’ın Rus mevkidaşıyla görüşerek yeni bir diplomatik girişimi başlatma teklifinde bulunduğunu açıkladı.

Schafer, Suriye Savaşı’nın artan acılar ve ülkeden gelen mültecilerin Almanya gibi ülkelerden iltica talebinde bulunması nedeniyle gün geçtikçe daha endişe verici hale geldiğini belirtti.

BBC ile görüşsen Amerika’nın IŞİD’le Mücadele Özel Temsilcisi Orgeneral John Allen, mülteci krizini çözmenin yolunun savaşın sona erdirilmesinden geçtiğini söyledi. İstikrarsızlığın Beşar Esad ve hükümeti tarafından yaratıldığını söyleyen Allen, Esad’ın kendi halkına savaş açtığını belirtti. Allen, “Bugün karşı karşıya kaldığımız kriz temelde bu şekilde yaratıldı,” dedi. Ancak Allen, Suriye’deki savaşın silahla değil “siyasal seviyede, küresel olarak” sona erdirilmesi gerektiğini söyledi.

Ancak Şam hükümeti ve siyasi yelpazenin farklı noktalarında bulunan sayısız muhalif grup ve bunları destekleyen ülkeler arasında siyasi bir anlaşmaya gidilmesi son derece zor görünüyor. Geçen hafta bugünde dek Esad’a milyarlarca dolarlık silah, yakıt ve mali desteğin yanı sıra dolaylı olarak milis sağlayan İran, Esad’ın görevden ayrılmasını kabul etmeyeceğini açıkladı. Ancak bu, tüm muhalif grupların ortak talebi.

İran Dışişleri Bakanı Cevat Zarif geçen hafta, “Suriye Cumhurbaşkanını anlaşma koşulu haline getirenler savaşın devam etmesinden sorumlu tutulmalıdır,” diye konuştu. Bundan bir gün sonra da İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, Tahran’da yaptığı bir basın toplantısında İran’ın, Suudi Arabistan dahil olmak üzere, bölgesel rakipleriyle Suriye’deki durumu görüşmek üzere masaya oturmaya hazır olduğunu belirtti. Ancak Ruhani, ülkede barış sağlanana kadar Esad’ın durumunun tartışmaya açılamayacağını söyledi. Diğer taraftan muhalifler, Esad’ın görevi bırakmaması durumunda barışın sağlanamayacağını düşünüyor.

Rusya’nın Esad’a sarsılmaz desteği de devam ediyor. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Esad’ın görevi bırakması yönündeki talepleri “gerçekdışı ve müzakerelere zarar verici” olarak nitelendirdi.

Son haftalarda Rusya’nın Suriye’ye havadan ve karadan artan silah yardımının yanı sıra istihbarat ve teknik desteği gözönünde bulundurulduğunda, diplomatik çözüm umutlarının düşük olduğu söylenebilir. Rusya’nın Suriye liman kenti Tartus’ta bulunan limanda artan faaliyetleri, Amerikalılar’ın, Rusya’nın askeri yığınak yapmasından şikayet etmesine yol açtı. Lavrov, askeri mühimmat yardımının daha önce de yapıldığını ve bundan sonra da devam edeceğini açıkladı.

Ancak Lavrov, Amerikalılar’ın, Rusya’nın Suriye’ye yüksek eğitimli özel birliklerini gönderdiği iddialarını reddetti. Rusya Dışişleri Bakanı, yollanan donanımın kuşkusuz Rus uzmanlar tarafından kurulacağını ve bu askerlerin, silahların kullanımını Suriye askerlerine öğreteceğini söyledi. Lavrov, yapılan askeri yardımın amacının muhaliflerle değil, IŞİD’le mücadele olduğunu belirtti. Ancak Batılı yetkililer bu sözleri reddediyor ve Rus yardımının amacının Esad’ın hükümette kalabilmesi olduğunu belirtiyor.

BM’nin Suriye Özel Temsilcisi Steffan de Mistura, Ortadoğu ve Avrupa’da yaptığı seyahatlerde üzerinde uzlaşılabilecek bir siyasi anlaşmanın temellerini hazırlamaya çalışıyor. Ancak Amerikalı yetkililer, temsilcinin daha önce önerdiği, yerel ateşkeslerle güven inşası planının gündemden kalktığını belirtti.

Suriyeli muhalif liderler ise, barış umudu azaldıkça mülteci krizinin ağırlaşacağını, çünkü sıradan Suriyeliler’in savaşın biteceğine dair inançlarının kaybolduğu uyarısında bulunuyor. Suriye Koalisyonu’nun Almanya Temsilcisi Besam Abdullah, şu anda dünyanın en büyük insani krizinden kaçan mültecilerin durumlarında iyileşme olacağı ile ilgili herhangi bir umudu kalmadıığını söylüyor.

Avrupa’ya ulaşmak için gerekli olan tehlikeli yolculuğa kalkışanlar arasındaki en büyük grubun Suriyeli olduğunu söyleyen Besam, bunun şaşırtıcı olmadığını ifade ediyor. Besam, Suriyeliler’in, son dört senede kendilerini sivillere yönelik kimyasal silah kullanımı, radikal örgütlerin yükselişi ve masum insanların bombalandığı bir savaşın içinde bulduğunu hatırlatıyor.

XS
SM
MD
LG