Erişilebilirlik

Sur’da Binlerce Yıl Sonra Yeni Sayfa


Sur İlçesi’ne bağlı Fatihpaşa, Cevatpaşa, Cemal Yılmaz, Savaş, Dabanoğlu ve Hasırlı mahallelerinde 2015 yılının sonlarında başlayan operasyon ve çatışmalar 103 gün sürdü. Operasyonlar sona erse de, bölgedeki sokağa çıkma yasağı hala devam ediyor. Bölgede hem çatışmalardan zarar gören 2600 ev hem de sağlam kalan yapıların tamamı yıkıldı. Altı mahalledeki yıkım çalışmaları tamamlanırken, bölgedeki enkazın temizlenmesi devam ediyor. Yıkımın ardından Sur'daki 6 mahallenin büyük bölümü düz araziye dönüştü. Yıkım çalışmaları sürerken, bölgede 2000 ev inşa edilmesi kararlaştırıldı. İlk etapta 44 evin temeli atılarak yapımına başlandı.

Bölgedeki operasyonlar nedeniyle binlerce aile evini terk etmek zorunda kaldı. Bazı aileler Diyarbakır'ın diğer ilçelerine taşınırken, bazı aileler ise şehir dışına göç etmek zorunda kaldı.
Evini terk etmek zorunda kalan ailelere her ay aylık bin lira kira yardımı yapılırken, bu yardımdan halen 1700 ailenin yararlandığı belirtildi.Yıkımı tamamlanan 6 mahallede evlerin dışında sosyal tesisler, kafeler ve butik otellerin de yapılacağı bildirildi. Bu arada zarar gören camiler, kiliseler ve hamamların aralarında bulunduğu 13 tarihi yapının restorasyonu ise devam ediyor. Yaklaşık 2 milyar lira harcanacak proje 10 yılda tamamlanacak. Çatışmalarda ağır hasar gören 500 yıllık tarihe sahip Kurşunlu Camii ise restore edildi. Restorasyon çalışmalarının 2019 başlarında tamamlanması planlanıyor.

Çatışmaların bulunduğu bölgedeki tarihi yapılardan biri de Surp Giragos Ermeni Kilisesi. Çevre duvarı yıkılan ve duvarlarında kurşun izleri bulunan kilise çatışmalarda kullanılmış. Çatışmaların üzerinden bir yılı aşkın bir süre geçmesine rağmen izler hala taze. Kilise dinlenme, revir olarak kullanılmış. PKK’nın gençlik örgütü YPS militanları tarafından kullanılan kilisedeki yataklar hala duruyor. Kilise YPS militanları terk ettikten sonra, bir süre güvenlik güçleri tarafından kullanıldı.

Sur’da binlerce yıl sonra açılan yeni sayfaya tepki var. Diyarbakır Mimarlar Odası Başkanı Şerefhan Aydın, Amerika’nın Sesi’ne yaptığı açıklamada, Sur’da bir medeniyetin yok edildiğini söyledi. Sur’un cehenneme çevrildiğini savunan Aydın, “Orayı bir cehenneme çevirdiler çünkü binlerce insanı evsiz, barksız bıraktılar, dağıttılar. Bölgenin veya ülkenin farklı farklı noktalarına gönderdiler. Daha önce Başbakan demişti ‘Toledo yapacağız’. Onların Toledo anlayışını görmüş olduk. Diyarbakır mimarisi, dokusu ve evleri diye yaptıkları anlayışlarını çok iyi gördük şimdi orada yapımı devam eden 44 tane Diyarbakır evinin ne halde olduğunu gördük. Betonarme yapı yapıp üzerine bazalt kaplamayla ‘Diyarbakır dokusuna göre ve yaptık’ dediler. Oysa bu kepazeliktir, tarihe bu yapılmaması lazımdı. Binlerce yıllık tarihi olan Diyarbakır mimarisini bu şekilde harcamamaları lazımdı.”

Şerefhan Aydın, Mimarlar Odası ve sivil toplumun bu süreci kabul etmediğini, Diyarbakır’ın dahil edilmediği sürece halkın razı olacağını düşünmediğini kaydetti. Aydın, “Şu an halka rağmen bir şey yapılıyor. Halk istemiyor Bakanlar Kurulu’nun acele kamulaştırma kararıyla bunlar yapılıyor,” dedi.

“Orada on binlerce yıllık medeniyetler yaşamış onlarca medeniyetin izi var” diyen Aydın sözlerini şöyle tamamladı: O medeniyet, tarih, sosyal, kültürel binlerce yıldır yaşayan insanların anıları yok edildi. Kentin yerlilerini Sur’da anısı ve yaşanmışlığı var. Yapılan yıkıp yeni bir şey yapmaya çalışıyorlar”.

Diyarbakır Sanayici ve İş İnsanları Derneği Başkanı Burç Baysal ise çalışmalardan memnun ancak yöntem konusunda eleştirileri var. Baysal, yerel aktörlerin de yenileme ve mimari çalışmalarda yer alması gerektiğine dikkat çekerek, “Onlarca kez Sur restorasyonu konusunda Ankara’daki uzmanların, oturdukları yerden yapılan çalışmaların başarıya ulaşamayacağı konusunda eleştiri getirmiştik. Siyasetçiler tepki de göstermişti. Geldiğimiz noktada haklı çıktık. Bu koşullarda yapılan işlemlerde, gerçekliğimizin içinde olmadığını net olarak biliyorduk. Eleştirilerimizin başında, yerelle ortaklaşma çabalarının ortaya konulmaması yer alıyordu, eğer (bu) olsaydı ‘tarihimizle geçmişimizle, mimari örnekleriyle buluşsaydık daha memnun olurduk’ diye dillendirmiştik. Mevcut yapıların yapılması konusunda tutumuz yok. Tabi ki restorasyon çalışmaları konusunda STK ve diğer dinamiklerin beklentisi vardı. Merkezi hükümetten bütçe alıp, Sur’daki görüntü kirliliğini ortadan kaldırmak ve kalkınmaya destek olması, turizmin tetikleyicisi olması niyetini ortaya koymuştuk. Bu çalışma önemlidir ve önemsiyoruz ama çalışma ile ilgili kaynakları doğru kullanılması açasından Diyarbakır ve bölge coğrafyasına uygun koşulların ortaya konması için yerel aktörlerle konuşulması gerekiyor,” dedi.

Baysal, birçok sanatçı, yazar, sivil aktivist ve STK’nın bu işe kafa yorduğunu ve bu insanlardan fikir almanın daha doğru bir sonuç çıkaracağına inanıyor: “Ne kadar haklı olduğumuz ortaya çıktı. Hükümet çevrelerine yapılan ziyaretlerde, bu yapıları bilenlerin bunları eleştirdiğini de biliyoruz. Onlarca etnik yapı, farklı inancın ortaya koyduğu yapıtları bunlarla eşdeğer olarak ortaya koymalıydık. Yarına yamalı bohçalarla insanları buluşturmamız lazım. Bunların tekrar gözden geçirilmesi ve yerel paydaşlarla ortaklaşılması lazım. Varsın uzun sürsün. Bunlar hızla yapılmaz. Sanat tarihçileri ve düşünürleriyle ortaklaşmaya davet ediyoruz. Bunun dışında yapılacaklar kaynakların heba edilmesidir.”

XS
SM
MD
LG