Erişilebilirlik

Şırnaklı ‘Mülteciler’ Kendi Çadır Kentlerinde


14 Mart’tan beri sokağa çıkma yasağının sürdüğü Şırnak’ta operasyonlar sona erse de kente giriş hala yasak. Kentteki çatışmalardan kaçan binlerce kişi aylardır çadırlarda yaşıyor. Çadırlarda yaşam, sıkıntılar arasında sürüyor.

Hala dumanların tüttüğü Şırnak’a 10 kilometre mesafede küçük bir çadır kent. Çadır kentte gün yeni başlıyor. Kahvaltılar yapılmış, günlük hayat başlamış. Kahvaltı sonrası kimi kadınlar bulaşık yıkıyor, kimisi ise çadırlarının içini temizliyor. Yaşlılar da çadırların önünde sohbet ediyor.

Buranın özel bir adı yok. Resmi olarak kurulmuş bir çadır kent değil. Şırnak’taki çatışmalardan kaçanların kurduğu ve yerleştiği çadırlar. Buradaki çadır sayısı 20 civarında. Ancak yol güzergahı üzerinde bunun gibi en az 4 bölge bulunuyor. Çadırda kalanlara göre ise civarda 500’e yakın çadır kurulmuş. Çekim yaptığımız alanda yaklaşık 150 kişi yaşıyor. Çoğu kadın ve çocuk. Erkekler çalışmak için başka yerlere gitmiş. Birçoğu çobanlık yapıyor.

Çadırlarda kalan ailelerin çocukları okula gitmiyor. Çocuklar zamanlarının büyük bölümünü oynayarak geçiriyor. Çadırlarda elektrik ve su sınırlı. Civardaki köylerden alınan elektrik günde sadece birkaç saat var. Su ise yakınlardaki şantiyeden alınıyor. Buzdolabı çamaşır makinesi gibi ev aletleri bulunmuyor. İnsanlar sıcak havalarda bile sıcak su içmek zorunda kalıyor. Elektriğin olduğu saatlerde ise çocuklar televizyon başına toplanıyor.

Kadınlar günlük işlerini tamamladıktan sonra çadırlarının önünde toplanıp sohbet ediyorlar. Sohbetlerin ana konusu Şırnak’taki çatışmalar. Hepsinin umudu çatışmaların biran önce sona ermesi ve evlerine dönmeleri. Çadırının önünde duman altındaki kenti izleyen Fatma Kartal, 4 kez göç etmek zorunda kaldıklarını söyledi. Kartal, “Biz Şırnak’tan göç ettik, evimize yuvamıza ne yaptılar bilmiyorum? Şiliyan köyüne gittik, oradan çıktık, başka yere geçtik. Burada bizi aradılar.Bize bir şey yapmadılar ama eşyalarımızı aradılar. Orada bir hafta kaldık Çemgök köyüne gittik orada bir gece kalabildik. Sonra da buraya geldik. Artık halimiz kalmadı. Ne su var, ne bir şey var. Orucuz, bir buzdolabı yok ki soğuk su içelim. Belki ölene kadar burada kalırız” dedi.

Çadırın önünde yün eğiren Şükriye Edin, bir yandan çadır komşularıyla sohbet ediyor, bir yandan da sorularımızı yanıtlıyor. Edin, 5 kez yer değiştirmek zorunda kaldıklarını belirterek, “En son buraya geldik işte, halimizi görüyorsunuz. Bu 5’inci kezdir göç ediyoruz. Köyümüz, evimiz, topraklarımız yakıldı. Halimiz görüyorsunuz işte. Ne suyumuz var, ne elektriğimiz var, bu çadırlarda yaşıyoruz, kimisi aldı, kimisi kiraladı, hepsi naylon çadırlar. Her evde 6-7 çocuk var. Nasıl geçinelim? Banyo bile yok. 3 aydır buralardayız. 3 ay bir yerde böyle yaşarsanız nasıl olur? Hayatımız yok, göç yaşantısı bizimkisi” diye konuştu.

Çadır sakinlerinin bazıları getirebildikleri hayvanlarını da beraber getirmiş. Aileler bu hayvanları besleyerek, geçinmeye çalışıyor.

XS
SM
MD
LG