Erişilebilirlik

Ünlü Ressam O'Keefe Phillips Galeri'deki Sergisiyle Yine Gündemde


Bulutların Üstündeki Gökyüzü-1963

Bulutların Üstündeki Gökyüzü-1963

1996'da 98 yaşında ölen ünlü Amerikalı ressam Georgia O'Keefe New Mexico'yu anlatan eserleriyle Washingtonlu sanatseverleri büyülüyor

20’inci yüzyılın en önemli Amerikalı ressamlarından biri sayılan Georgia O’Keeffe, en çok Amerika’nın güneybatısının doğal güzelliklerini ve çiçekleri resimlediği eserleriyle tanınıyor. 1986 yılında 98 yaşında ölen sanatçının eserleri Washington’da sergileniyor. Sergide sanatseverlere, ressamın 1915’ten 1970’lerin sonuna kadar yaptığı çizimler, suluboya çalışmaları ve soyutlamalarından oluşan güzel bir koleksiyon sunuluyor.

Georgia O’Keeffe, en çok çiçek ve Amerika’nın güneybatısını resimlediği eserleriyle tanındığı için birçokları, onun aynı zamanda soyut resimler yaptığını bilmiyor. Washington’daki Phillips sanat galerisindeki sergi, O’Keeffe’in tanınmış eserlerinin yanısıra soyut çalışmalarına da yer veriyor.

Elsa Smithgall Phillips Galeri'nin küratörlerinden ve şunları söylüyor:

Birçok sanatseverin aklına O’Keeffe deyince çiçekler, güneybatı çöllerindeki beyaz kemik kalıntıları ve New York eyaletindeki George Gölü’nün yemyeşil doğası gelir. Ancak bu sergide sanatçının hem en tanınmış eserlerini hem de soyutlamalarını biraraya getirdik. O’Keeffe bu eserlerini çok sık sergilemezdi.”

Sanatçının 1915'te yaptığı bu karakalem çalışmalar, sergideki soyutlamalar arasında. Smithgall açıklıyor:

“Bu zarif karakalem çalışmaları şekil olarak çok canlı ancak bildiğimiz hiçbir nesneye benzemiyor.”

O’Keeffe 1920’lerde soyut çalışmaları bir kenara bırakıp daha bilinen nesneleri çizmeye başladı. O’Keeffe, bu döneme ait çalışmalarının cinsellik içerdiği iddialarını şiddetle reddetmişti. Elsa Smithgall, bu konuya şöyle açıklık getiriyor:

“O’Keeffe, 1920’li yıllardaki çalışmalarının cinsel içerikli olduğuna dair yorumlara şiddet karşı çıkmıştı. Sanatçı, bu görüşlere katılmadığını vurgulamış ve çalışmalarını başka bir yöne çevirmeye başlamıştı. Sanatçının amacı, eleştirmenleri, eserlerini farklı şekilde yorumlamalarını için yönlendirmekti.”

O’Keeffe, 1929 yılında gittiği New Mexico’da kendisini New York’ta olduğundan daha rahat hissediyordu. Uçsuz bucaksız çöllerden büyülenen sanatçı 1949’da New Mexico’ya taşındı. Elsa Smithgall, bu değişikliğin sanatçıya yeni bir boyut kazandırdığını söylüyor:

“New Mexico’ya taşınmak O’Keeffe’in ufkunu açtı, New Mexico manzaralarını, güneş ışığında bembeyaz görünen kocaman kemikleri resimlemeye başladı. Kalça kemiğinin deliğini çerçeve yapar, gökyüzüne bakardı.”

Bu yıllarda sanatçının resimleri farklı tatlar kazandı. Elsa Smithgall anlatıyor:

“O’Keeffe çicekleri adeta mercek altına almaya başladı. Sanatçı, ölçeğini tamamen değiştirdi ve çiçekleri büyüteç altındalarmış gibi resimlemeye başladı. Bakış açısı da farklılaştı, kuş ya da arı gözü biçimini aldı.”

1950 ve 60’lı yılların sonundaysa O’Keeffe yeniden soyut çalışmalara yöneldi. Phillips Galeri'den Elsa Smithgall'un bu konudaki yorumu şöyle:

“Bu çalışmalar ‘evet işte bir O’Keeffe eseri’ diyeceğiniz türden değil. Bu nedenle insanı çok şaşırtıyor. Eserleri olağanüstü yapan unsur, sanatçının çok az kompozisyonla son derece anlamlı biçimler yaratmış olması. Bu açıdan bakıldığında bu eserler, sanatçının ilk yıllardaki karakalem çalışmalarını anımsatıyor.”

Georgia O’Keeffe’in daha sonraki yıllarda yaptığı tablolar, soyut eserler veren yeni nesil sanatçılara ilham kaynağı oldu. O’Keeffe, bugün de tüm dünyada hala en çok sevilen ressamlardan biri.

Phillips Galeri'deki sergi 9 Mayıs'a kadar açık kalacak.

XS
SM
MD
LG