Erişilebilirlik

Selçuk Şirin: ‘IŞİD Ötekileştirilen Gençleri Topluyor’


Gençler neden şiddet ve teröre ilgi gösteriyor? Amerikalı Müslüman gençler nasıl ve neden IŞİD gibi acımasız bir terör örgütünün etkisine giriyor? Bu soruları New York Üniversitesi Uygulamalı Psikoloji Bölümü Javits Kürsüsü Profesörü Selçuk Şirin’e sorduk.

Profesör Selçuk Şirin, gençlerin ilgisini şöyle açıkladı:

“Dünyanın her yerinde gençler risk almayı seviyor. Her kültürde, her dinde terör örgütleri risk almayı seven gençleri saflarına çekmeye çalışıyor. Amerikalı Müslümanlar arasında teröre eğilimli olan gençlerin oranı çok düşük. Hatta Amerikalı Hrıstiyanlar’ın seri katillerin oranına göre, sayı çok daha az. Amerika’daki Müslümanlar arasında radikalleşme oranı dünyanın diğer ülkelerindekine göre çok daha az. Bütün bunları söyledikten sonra Amerika’da son birkaç olayda da gördüğümüz gibi şiddete ve terörün gençlerin doğasına cazip gelen bir an önce aklına eseni yapmak, zaten şiddetin bir de o tarafı var psikolojik olarak söylüyorum buna meyil gösteren var ama bunu çok genelleyip Amerika’daki Müslümanlar arasında böyle yaygın bir durum varmış şekline dönüştürmek istemem çünkü bizim yaptığımız araştırmalarda olsun uluslararası çalışmalarda olsun Amerika’daki Müslümanlar’da böyle ciddi bir sorun olduğunu söyleyemeyiz. Küçük bir grup böyle terör örgütlerine ilgi duyuyor bunu da çok genellememek gerekir."

Selçuk Şirin, Amerikalı gençlerle Avrupalı gençleri birbirinden bu konuda tamamen ayırmak gerektiğini söylüyor:

“Avrupa ve Amerika’yı tamamen birbirinden ayırmamız gerekiyor. Özellikle IŞİD’e katılım yoğun bir şekilde Avrupa’dan ve Asya’dan. Amerika neredeyse yok. Avrupa’nın neden bu kadar fazla Müslüman kökenli terörist ürettiği konusunda Avrupa’nın biraz da kendisine bakması gerekiyor. Çünkü Avrupa’da yerleşik olan Müslümanlar, birinci, ikici hatta üçüncü kuşakta bile Avrupalı sayılmıyor. Bunun birçok tarihsel nedeni var, önyargılar var Amerika’da genelde olmayan, etnisiteye dayalı ulusal kimlik yapısı var. Amerikalı olmak için herhangi bir ırka, dine, renge bağlı olmanıza gerek yok, ama Avrupa öyle değil. Almanya’daki Türkler’den de biliyoruz. Üç kuşak orada yaşadıkları halde Alman sayılmıyorlar, Almanca öğrenmiyorlar. Aynı şekilde İngiltere’ye yerleşen Pakistanlılar ile Amerika’daki Pakistanlılar arasında da çok fark var. Benzer bir ayrışma görüyoruz. Çünkü Amerika’ya gelen Pakistanlılar, bir süre sonra ‘Ben Amerikalı’yım’ diyebiliyor. Bu kapı açık onlara. Ama İngiltere’deki Pakistanlılar için durum çok farklı. Onlar ne kadar uğraşsa da oradaki belli kültürel kodlar göçmenleri toplumdan ayrıştırıyor. Dolayısıyla Avrupa’da yerleşik olan Müslümanlar arasında tarihten de gelen bütün bu ayrışmaya yönelik bir reaksiyon sözkonusu. Fransa’daki gençlerin birkaç yıl önce başlattıkları terör eylemleri olsun, İngiltere’deki Müslüman gençlerin IŞİD’e katılma oranının yüksek olması gibi gerçekler var. Almanya’dan da katılım var. Brüksel’deki olayları biliyorsunuz. Eğer siz bu gençleri kendi toplumunuzun doğal bir parçası saymıyorsanız orada bir reaksiyon ister istemez oluşur. Örneğin Orlando’daki saldırıyı biraz incelediğimiz zaman oradaki Müslüman faktöründen ziyade, Amerikan faktörünü, yani o gençte bir Amerikalı genç portresi görüyoruz. Odasının duvarlarında Amerikan posterleri vardı, cinsel kimliğiyle ilgili sıkıntıları olduğu ortaya çıktı. Kolayca silaha ulaşabilme unsuru da var, bütün bunlar Amerikalı Müslümanlar’a değil ama Amerika’ya has özellikler.”

Sosyal medyanın gençler üzerindeki etkisi, terörist olan gençlerin ruh hali gibi konularda da New York Üniversitesi Psikoloji Bölümü Javits Kürsüsü Profesörü Selçuk Şirin’den bilgi aldık.

Söyleşinin tamamını yukarıdaki videodan izleyebilirsiniz.

XS
SM
MD
LG