Erişilebilirlik

Schengen Tartışması AB’yi Böldü


Son dönemde sığınmacı krizi nedeniyle çetin bir sınavdan geçen Avrupa Birliği ülkelerinde gözler bu pazartesi Türkiye ile yapılacak özel zirveye ve 18-19 Mart'ta AB liderlerinin kendi aralarında düzenleyecekleri konferansa çevrildi.

Bu iki toplantı, sığınmacı krizi ekseninde Schengen alanıyla ilgili yapılan tartışmalara liderlerin ortak bir cevap verebilmeleri için son şansları olarak yorumlanıyor.

AB Konseyi Başkanı Donald Tusk'un ev sahipliğinde, Başbakan Ahmet Davutoğlu ile tüm AB üyesi ülkelerin katılımıyla gerçekleştirilecek özel zirve öncesinde, Schengen alanı konusunda derin ayrılıklar sürüyor. Macaristan başta olmak üzere Doğu Avrupa’daki üye devletler, Almanya Başbakanı Merkel’in Türkiye ile işbirliği ısrarının, mülteci krizinin çözümüne katkısı olmayacağını öne sürüyor. Bu üyeler, Yunanistan'ın Schengen bölgesinden çıkarılmasını da gündeme getiriyor.

Sığınmacı sorununun AB'nin dış sınırlarının daha iyi korunması ile kontrol altına alınabileceği yönündeki görüşünü savunmayı sürdüren Merkel ise, Yunanistan’daki ve Türkiye’deki sığınmacıların durumunun iyileştirilmesine öncelik veriyor. Merkel, AB’nin vaat ettiği 3 milyar Euro’luk yardımla Türkiye’nin 2 milyon 500 bin mülteciyi uzun vadelitutmayı taahhüt etmesi ve Ege Denizi’nden Yunanistan’a geçişleri de engellemesi durumunda, sığınmacı krizinin önüne geçilebileceği görüşünde.

Ancak Merkel’in diğer AB ülkelerini ikna edememesi durumunda Schengen üyelerinin sınır kontrollerini başlatacaklarına kesin gözüyle bakılıyor ve bu serbest seyahatlerin sonu olarak tanımlanıyor.

Avrupa Birliği’ne üye 28 ülkeden İngiltere ve İrlanda dışında 26’sının iç sınırlarını kaldıran Schengen’in tarih olması olasılığına ekonomi dünyası tepkili. Avrupa Birliği içindeki sınırlarda eskiden olduğu gibi pasaport ve mal kontrol dönemine dönülmesinin bedelinin çok yüksek olacağını savunan ekonomi uzmanları, Schengen’in kalkması durumunda üretimin düşeceğini ve çok sayıda insanın işini kaybedebileceğini ileri sürüyor.

Tahminlere göre gümrük kontrollerinin yeniden başlatılması, AB ülkelerinin gayri safi milli hasılalarına 10 yıl içinde yaklaşık 470 milyar Euro zarar olarak yansıyacak.

Erlangen Üniversitesi’nden ekonomist Prof. Alp Bahadır, Schengen’siz bir Avrupa’da ihracat başta olmak üzere uluslararası rekabette yavaşlama meydana geleceğini ifade ediyor. Bahadır, bu durumun AB’nin lokomotif ülkesi Almanya ekonomisini de büyük ölçüde olumsuz etkileyeceğini öngörüyor.

Alp Bahadır, Visegrad Grubu olarak tanımlanan AB üyesi Doğu Avrupa ülkeleri, Çek Cumhuriyeti, Slovakya, Polonya ve Macaristan’ın, Avrupa entegrasyonunun simgesi Schengen’in rafa kaldırılması yönündeki tutumlarının kendi açılarından ekonomik nedenleri görüşünde.Bahadır, bu ülkelerin umudunun Alman ekonomisinin zayıflamasına paralel kendi ekonomilerinin güçlenmesi olduğunu öne sürüyor.

XS
SM
MD
LG