Erişilebilirlik

'Sarraf’ın Türkiye’de Siyasilerle Rüşvet İlişkileri ABD’de Delil Sayılır'


New York Güney Bölgesi Başsavcısı Preet Bharara

New York Güney Bölgesi Başsavcısı Preet Bharara

New York Güney Bölgesi Başsavcısı Preet Bharara ile Rıza Sarraf’ın avukat Benjamin Brafman arasında yarın görülecek kefalet duruşması öncesi son hamleler tamamlandı.

Brafman mahkemeye verdiği başvuruda müvekkilinin, Türkiye’de açılan soruşturmada suçlu bulunmadığını belirtip, bu delillerin ABD’de görülen bir davada kanıt olmayacağını savunmuştu.

Savcı Bharara, ise bugün öğleden sonra mahkemeye Brafman’ın iddialarıyla ilgili görüşlerini içeren bir dilekçe ve bazı yeni delilleri sundu.

Başsavcı Preet Bharara'nın Rıza Sarraf'ın kefalet başvurusuna karşı çıktığı dilekçe (indirmek için buraya tıklayın)

‘Tek bir savcının aldığı karara uymak zorunda değiliz’

Bharara, Türkiye’de soruşturmanın sürdüğü sırada görevlilerin işlerinden el çektirildiğini, sonrasında ise yeni bir savcının soruşturmayı devraldığı ve kapattığını hatırlattı. Nezaketen de olsa, tek bir savcı tarafından verilen bu nihai karara uymak durumunda olmadıklarını, Türkiye’de kapatılan 17 Aralık soruşturmasındaki delillerin ABD’de görülecek davada da kanıt olabileceğini savundu.

Bharara, dilekçesinde şu görüşlere yer verdi, “İran ambargosunu delmek için Sarraf’ın Türkiye de üst düzey hükümet yetkilileriyle kurduğu rüşvet çarkını ortaya çıkartan polisler ve adli makamlar görevlerinden alındı. Bazıları Sarraf davasını takip etmemeleri için hapse atıldı. Soruşturmayı yürüten savcının yerine getirilen başka bir savcı da bu davayı sonlandırdı. Bir tek savcının almış olduğu bu karara nezaketen de olsa uymak zorunda değiliz. Sarraf’ın Türkiye’de üst düzey hükümet yetkilileriyle kurduğu rüşvet ilişkileri, yapılan takip ve dinlemelerle ortaya çıktı. Bunlar bizim için de kanıttır. Amerikan makamları da Sarraf’ın, para trafiği rüşvet ve iş ilişkisi içerisinde olduğu bu kişilerle ilgili soruşturma yapıyor.”

Sarraf’ın FBI ifadesinin görüntüleri delil oldu

Sarraf’ın avukatı Brafman, tarafından İngilizce anlamadığı ve Türkçe tercüman olmadığı için beyanlarının yanlış anlaşıldığı iddiasına Bharara’dan çok kuvvetli bir delille cevap geldi. Bharara, mahkemeye, Sarraf FBI tarafından sorgusu yapıldığı sırada çekilen görüntü kayıtlarını sundu. Bu şekilde savcı, Sarraf’ın İfadesinin alınması sırasında Türkçe konuşan bir çevirmenin yer aldığını ispat etti. Ayrıca Sarraf’ın bir FBI ajanına kendi İngilizcesinin tercümanınkinden çok daha iyi olduğunu söylediği konuşmanın kayıtlarının zaman kodları da Bharara’nın sunduğu deliller arasında yer alıyor. Sarraf’ın son derece iyi bir İngilizcesinin olduğunu vurguladı. Bharara şöyle devam etti, “Rıza Sarraf, mahkeme öncesinde Miami’de FBI tarafından alınan ilk ifadesinde serveti ve seyahat ettiği ülkeler konusunda bize yalan söyledi. Savunma makamının İngilizce bilmediği yönündeki tanımlamaları da gerçekle bağdaşmıyor. Savunma makamının iddia ettiği gibi kendisine Türkçe tercüman verilmemiş değil. Ekte sunulan video bantta görüleceği gibi ifadesi tercüman eşliğinde alınmış. İfadesi sırasında sıkça tercümanın sözünü kesip görevlilerin sorduğu sorulara bizzat kendisi yanıt vermiş. Cep telefonundan elde edilen delillere göre Sarraf’ın ticari yazışmalarını yapacak düzeyde, tatil, yat satın alma konusunda konuştuğu kişiler çok iyi derecede İngilizce konuştuğu görülüyor.”

‘Kaçma riski yüksek kefaletle bırakılmasın’

Savcı Bharara’nın dilekçesinde Sarraf’ın mal varlığıyla ilgili beyanların, savunma makamının daha önce yaptığı başvuruda belgelerle yalanlandığına dikkat çekiliyor. Dilekçede ayrıca, kefaletle serbest kalması halinde, özel uçağı ve denizaltısı da bulunan sanığın kaçma riskinin yüksek olduğu vurgulanıyor.

Sarraf’ın Türkiye ve Birleşik Arap Emirliklerinde kurduğu şirketler aracılığıyla İran’a uygulanan ambargoyu nasıl deldiğinin ayrıntılarına da yer verildi. Amerikan Maliye Bakanlığı tarafından Sarraf’ın Dubai merkezli bir şirketine kesilen cezanın belgesi de, delillerle birlikte ek olarak sunuldu.

XS
SM
MD
LG