Erişilebilirlik

Saraybosna Halkı Hala Savaşın İzlerinden Kurtulmaya Çalışıyor


Saraybosna Halkı Hala Savaşın İzlerinden Kurtulmaya Çalışıyor

Saraybosna Halkı Hala Savaşın İzlerinden Kurtulmaya Çalışıyor

Amerika Özel Temsilcisi Richard Holbrooke Balkanlar’da 4 yıl süren savaşı sona erdiren Dayton Barış Anlaşması’na bundan tam 15 yıl önce arabuluculuk etti. Barış anlaşması etnik çatışmayı sona erdirdiği için büyük bir başarı sayılıyor. Saraybosna’da bir çok kişi savaşın geride bırakılması gerektiğini düşünüyor.

Saraybosna kalabalık bir kültür başkenti. Bazı binalardaki şarapnel ve kurşun delikleri kentin yakın geçmişini ele veriyor.

Saraybosna 1990’lı yıllarda 43 ay boyunca işgal altında kaldı. Halk korku içinde yaşadı. 12 bin kişi hayatını kaybetti.

Kentten kaçışın tek yolu havaalanının altına kazılan tüneldi. Tünel aracılığıyla kente malzeme taşınıyor ve Saraybosna halkı dışarı çıkmak için bu tüneli kullanıyordu.

Tünelin altına kazıldığı ev şimdi bir müze. Evin sahibi olan eski asker Edis Kolar, Saraybosna halkının ileriye bakmak istediğini söylüyor:

Bosnalılar tüneli görmeye geldiklerine savaşın anılarını müzelerde ve tarih kitaplarında saklamak istediklerini görüyorum. Siyasetçilerse savaşı unutmamıza izin vermiyor.

Amerika’nın arabulucuğunda varılan Dayton Barış Anlaşması 15 yıl önce Sırp, Boşnak ve Hırvat liderler tarafından imzalandı. Bosnalı siyasetçiler anlaşmanın Balkanlar’a barış ve istikrar getirdiğini söylüyor. Ancak uzmanlara göre liderler başka konularda farklı görüşlere sahip.

Bosna eski Cumhurbaşkanı Haris Silaziç Ohio’daki Dayton kentine gelen heyet üyeleri arasındaydı. Silaziç, Bosnalı Sırplar’a özerklik vererek Bosna’daki etnik temizliğin ebedileştirildiğini söylüyor:

Burada olanlar yasallaştırılmak isteniyor. Sanki olanlar normalmiş gibi savaşın üzerine uluslararası damga konuluyor. Eski Sırp Devlet Başkanı Miloseviç’in projesi tamamlanmış oluyor.

Bosnalı Hırvat politikacı Kresimir Zubak da Dayton’a gelenlerden. Zubak etnik ayrımcılığa çare bulunması gerektiğini söylüyor:

1992’de tarafların hedefleri askeri güçle elde edilmedi ama aynı hedeflere siyasi yollarla şimdi ulaşılmak isteniyor.

Bosnalı Sırp parlamenter Slavko Joviçiç, merkezi bir hükümet için Sırp Cumhuriyeti’nden vazgeçmeyeceklerini söylüyor:

Bosna Hersek’te bir şey asla gerçekleşmeyecek. O da bir grubun ötekine üstünlük sağlaması. Sırp Cumhuriyeti olmadan Bosna-Hersek olamaz.

Bu tür ayrılıklar Bosna’nın eğitim sisteminde de hissediliyor. Değişik etnik grubtan öğrenciler ayrı sınıflarda En kanlı günlere sahne olan Mostar kentinde Birleşmiş Dünya Koleji Bosnalı Müslüman, Sırp ve Hırvatlar’a öğretim veriyor. Öğrenciler ülkelerinin geleceği konusunda iyimser.

Mostar Osmanlı döneminden kalma ünlü köprüsüyle meşhur. 400 yıl boyunca ayakta duran köprü savaş sırasında bombalandı.

Köprünün tahrip edilmesi savaşın sembolü haline geldi. 2004 yılında yeniden restore edilen köprü, savaşın bazı izlerinin silindiğinin işareti oldu. Ancak birçok siyasi yara hala devam ediyor.

Siyasetçiler Bosna’nın geleceğinin Avrupa Birliği’nde olduğuna inanıyor. Uzmanlara göre AB üyeliği Bosna halkının savaşın izlerini geride bırakabilmesine bağlı.

XS
SM
MD
LG