Erişilebilirlik

Saldırının Ardından İstiklal Caddesi


Cumartesi günkü intihar saldırısından 24 saat sonra İstiklal Caddesi, önceki Pazar günleriyle kıyaslanmayacak kadar sakindi. Özellikle Galatasaray Lisesi’nden Tünel’e doğru olan bölümde çok az insan vardı.

İstiklal Caddesi’nin Fransız Konsolosluğu ile patlamanın gerçekleştiği Beyoğlu Kaymakamlığı kısmı arasındaki bölümde daha çok turistler, olay yerini görmek için gelen meraklı ve -teröre karşı kararlı duruş sergiledikleri göstermek isteyen- tepkili İstanbullular vardı.

Dükkanların çoğu kapalı

Terör eyleminin meydana geldiği yerin 10 metre önünde bulunan Atlas Sineması, 11 ve 15 seanslarında tek bir bilet bile satamayınca film gösterimine son verdi. Sinemanın sorumlusu Cevdet Pişkin, “ pasajda bizim dışında 60 dükkan var. Hiçbiri bugün kepenk açmadı. Biz de hiç bilet satamayınca sinemayı bugünlük kapattık” dedi.

Pişkin’in yanında bulunan bir başka Beyoğlu esnafı Ömer Kalkan da yalnız pasajdaki dükkanların değil cadde boyunca birçok esnafın bugün çalışmadığını söyledi. Zaten İstiklal Caddesi boyunca yapılan 20 dakikalık yürüyüşte karşılaşılan manzara da Kalkan’ı teyit ediyor.

İstiklal Caddesi’ni kesen sokaklardan birinin hemen girişinde bulunan Hayvore lokantası, dünkü saldırıda kimi ölen kimi yaralanan turist kafilesinin kahvaltı ettiği mekan.

Lokantanın işletmecisi Hızır Keskin, “ turist rehberi David uzun zamandır tanıdığım bir kişi. Dün bizde kahvaltıya geldiler. Çıktıktan beş dakika sonra saldırıya uğradılar” dedi.

Keskin, turist grubunun doğrudan hedef alınmadığı kanısında.

“Son saldırılardan sonra ben sürekli lokantada görevli arkadaşlardan birini güvenlik amaçlı olarak dışarda tutuyorum. O kimseyi görmediğini söyledi. Zaten sonrasında emniyetten memurlarla da kamera görüntülerine baktık etrafta şüpheli şahıs yoktu”

Ancak Emniyet'ten şu ana kadar saldırganın, turistleri takip edip etmediği konusunda resmi bir açıklama gelmedi.

Saldırının olduğu yerde birkaç bina neredeyse tamamen Türk bayraklarıyla donatılmış durumda. İstiklal Caddesi’nde kestaneci, mısırcı gibi seyyar satıcılarla açık olan mağazaların önemli kısmı da camekana ya da kapının üstüne bayrak astı.

Teröre bayraklı tepki

Caddedeki en ilginç görüntü ise, patlamanın hemen önünde tezgah açan karanfil satıcısı. Şarapnel parçalarının saplandığı bir dükkanın üzerine asılan beyaz brandanın önüne bırakılan karanfillerin tanesini 3 liradan satıyor. Seyyar çiçekçi, henüz öğle saatleri olmasına rağmen 100’den fazla karanfil sattığını söyledi.

Karanfiller ve mumların bırakıldığı brandanın önünde “korkmayacağız, yılmayacağız, alışmayacağız, korkutamazsınız” yazılı dövizler yer aldı. Vatandaşlar, ellerine aldıkları bu dövizlerle fotoğraf çektirerek “birlik ve beraberlik” mesajı verdiler.

İHKİB Başkanı: Teröre alışmayacağız, yılmayacağız

Karanfillerle olay yerine gelenler arasında İstanbul Hazır Giyim Konfeksiyon İhracatçı Birlikleri Başkanı Hikmet Tanrıverdi de vardı.

Amerika’nın Sesi’nin sorularını yanıtlayan Tanrıverdi, “ Biz İHKİB yönetimi olarak hem burada çalışan üyelerimize destek vermek hem de Türkiye ve dünyaya mesaj vermek için geldik. Birilerinin Türkiye’de karanlık emelleri var. Bir bataklığın içine çekmek istiyorlar. ‘Alışmayacağız teröre’ mesajı vermek için buradayız. Yılmayacağız. Ancak bugün alışveriş merkezleri boş, turistler ülkelerine geri dönmek istiyor. Bizim işimiz ihracat. O yüzden bu ortamı tekrar geri döndürmemiz lazım” dedi.

İTO Başkanı: Londra ve Paris ne kadar güvenliyse İstanbul da o kadar güvenli

Az sonra bir başka işadamı grubu Tünel’den saldırının gerçekleştiği yere geldi. Grubun içinde oğlunu omzunda taşıyan Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan, Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı Mehmet Büyükekşi ve İstanbul Ticaret Odası Başkanı İbrahim Çağlar da vardı. İşadamlarının amacı teröre karşı birlik mesajı vermekti.

Amerika’nın Sesi’ne konuşan İTO Başkanı İbrahim Çağlar, laftan anlamayan birçok ülke var. Bizim insanlarımızın bir bölümü de öyle. Bugün Paris ne kadar güvenliyse Londra da o kadar güvenli. Bu tür olaylar olabilir. Bizim insanlarımız tedirgin değil. İşyerleri açılmış herkes işinin başında” dedi.

Çağlar, İstanbul’un bir dünya kenti İstiklal Caddesi’nin de İstanbul’un kalbi olduğunu bu yüzden terörün hedefi olduğunu söyledi.

Vatandaş ne düşünüyor?

Pozitif mesajlar kadar eleştirel yaklaşımlar da vardı İstiklal Caddesi’nde. Olay yerine karanfil bırakmak için gelen Kısmet Özcan ise İstanbul gibi bir metropolün güvenlik zafiyeti içinde olmasının kabullenilecek bir durum olmadığını ifade etti. Özcan, “ Alman Lisesi okulu kapattı diye yerden yere vuruldu. Ancak istihbaratın Türk makamlarından alındığı açıklandı. Peki biz İstanbullular neden bundan haberdar olmuyoruz? Panik yaratmayalım diye söylemiyorlarsa o zaman bu saldırılarının önüne geçmeliler. Neden zaaf gösteriyorlar? Yarın öbür gün bu saldırıların tekrarlanmayacağından emin olan var mı?” diye konuştu.

Arka arkaya Ankara ve İstanbul’da meydana gelen saldırıların ardında yabancı istihbarat servislerinin olduğunu düşünenlerin sayısı da az değil. Onlardan biri Galata’da bir kafe işleten Mehmet Yılmaz.

“Kesinlikle Türkiye şu anda diyet ödüyor. Sebep de şu anki yatırımlar 3. havalimanı, köprüler, TANAP gibi büyük projeler. Cumhurbaşkanı’nın dünya beşten büyüktür sözünün bedeli ödeniyor. Bu sözlerden rahatsız olanlar tetiğe bastı. Ancak bu coğrafya onların eskiden bildikleri coğrafya değil. Türkiye diz çöküp etek öpmeyecek.”

İstiklal Caddesi’nde dikkatlerden kaçmayacak şekilde yoğun polis gücü bulunuyor. Özellikle cadde üzerinde bulunan Fransa, Hollanda, Yunanistan, Rusya, Başkonsoloslukları ile Saint Antoine Kilisesi önündeki güvenlik önlemleri de arttırılmış durumda.

XS
SM
MD
LG