Erişilebilirlik

Ruhani: 'İlk Adımı Suudi Arabistan Atmalı'


İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani ile Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande, "Fransa-İran ilişkilerinde yeni bir sayfa açtık" mesajı verdi. Ancak iki lider Suriye'de Beşar Esat'ın statüsü ve Suudi Arabistan ile İran arasında yaşanan kriz konularında uzlaşamadı. Fransa'nın ısrarla "Esat'ın gitmesi" görüşünü savunmasına Ruhani, "Buna Suriye halkı karar verir" karşılığını verdi. Ruhani, Hollande'ın Suudi Arabistan krizini yatıştırması çağrısına da "İlk adımı atması gereken Suudi Arabistan'dır" diyerek topu Riyad'a attı. Hollande ve Ruhani, iki ülke arasında 118 Airbus uçak alımını da kapsayan yaklaşık 30 milyar dolarlık 20 ayrı anlaşmayı imza altına aldı.

Hollande, 17 yıl aradan sonra Fransa'ya ayak basan ilk İran CumhurbaşkanıHasan Ruhani'yi devlet töreniyle ağırladı. Önce Askeri Okul 'İnvalides' önünde Ruhani için askeri tören düzenlendi. Ardından Fransız işadamları birliği MEDEF'e geçen Ruhani, Fransa ile yeni bir döneme başlamaya hazır olduklarını söyledi. Başbakan Manuel Valls de, "İran Fransa'ya güvenebilir" sözleriyle yanıt verdi.

Ruhani daha sonra Fransız diplomasisini belirleyen önemli düşünce kuruluşu Fransa Uluslararası İlişkiler Enstitüsü (IFRI)'de bir konuşma yaptı. İran Cumhurbaşkanı, kendisini birinci sıradan izleyen eski Fransa Cumhurbaşkanı Valerie Giscard d'Estaing'e "1978 yılında, Humeyni'yi ağırladığı için" teşekkür etti. Çok sayıda konuğa hitap eden İran Cumhurbaşkanı, diplomatik açıdan iki konunun kendileri için hayati önem taşıdığını, bunlardan birincisinin "sınır güvenliğini tehdit eden IŞİD terörü", ikincisinin de "Suudi Arabistan ile gerilen ilişkiler" olduğunu söyledi.

20 anlaşma imzalandı

IFRI'nin ardından Elysee Sarayı'na geçen Ruhani, Hollande ile 2 saate yakın görüştü. Görüşmeden sonra iki lider 20 kadar anlaşmayı imzaya bağladı. İmzalanan anlaşmalar arasında 118 Airbus uçak alımını düzenleyen 20 milyar dolarlık anlaşma da yer aldı. İki ülke arasında, eğitim, inşaat, enerji, ulaşım ve tarım alanlarında imzalanan ticari anlaşmaların değerinin ise 30 milyar doları aştığı belirtildi.

Görüşmenin ardından kameraların karşısına geçen iki liderin uzlaştıkları konuların yanısıra, görüş ayrılıkları da su yüzüne çıktı. Suriye krizi konusunda İran'ın son derece önemli bir rol oynadığını kaydeden Fransa Cumhurbaşkanı, "Nükleer anlaşma görüşmeleri de zorluydu. Hatta savaşın eşiğinden dönüldü. Eğer aynı kararlılıkla, aynı güç ve enerjiyle çalışırsak, Suriye ve terörle mücadele konusunda da sonuç elde edebiliriz. Diplomasi, en zor sorunlar için bile çözüm bulabilir" dedi.

Ruhani de, IŞİD ile mücadelede işbirliğine hazır olduklarını açıklayarak, IŞİD'in “insanlık için ‘pimi çekilmiş’ bir bomba tehdidi oluşturduğunu dile getirdi. Ruhani ve Hollande, karşılıklı istihbarat değişimi de dahil her türlü işbirliğini yürüterek IŞİD ile ortak mücadele ve daha aktif bir ilişki yürütmeye konusunda hem fikir olduklarını açıkladılar.

Esat çatlağı

Ancak beklendiği gibi, Suriye lideri Başar Esat'ın statüsü konusunda iki lider arasında görüş ayrılığı ortaya çıktı. İran'daki insan hakları ihlallerinin ve Suriye dosyasındaki uzlaşmazlığın sorulması üzerine Ruhani, "Suriye halkına, kendi geleceklerini belirlemesi için yardım etmeliyiz. Irak'ın toprak bütünlüğü de bizim için önemli. Teröre karşı mücadelelerinde bu iki ülkeyi desteklemeliyiz. Ancak Suriye'de, Suriye halkı karar vermeli. Halkı tarafından seçilen kişi kabul edilmeli. İnsan hakkı ihlallerinden söz ediyorsunuz. Burada ciddi bir IŞİD problemi var. Bu grubun petrolünü alanlar, insan haklarını en çok ihlal eden ülkelerdir. Her cumhurbaşkanı kendi ülkesinin yasalarını uygulamalı. Ben Cumhurbaşkanı olarak kendi ülkemdeki anayasa ve yasaların uygulanmasından sorumluyum" yanıtını verdi.

‘Top Suudi Arabistan'da’

Hollande, Suudi Arabistanlı Şii lider Al Nimr'in asılmasının ardından İran ile Suudi Arabistan büyükelçiliği önündeki protesto gösterileriyle başlayan krizin yatışması için "tarafları diyaloğa" çağırdı.

Ruhani ise daha sonra Fransız Le Monde gazetesi ve France 24 haber kanalına verdiği mülakatta "Diplomatik ilişkilerin yeniden kurulması için adım atması gereken taraf Suudi Arabistan'dır. Riyad'ın tepkisi büyükelçilik saldırısının boyutuyla orantılı değildi. Bu, hata işleyen birisinin sorumluluktan kaçmak için oyunu bozmasına benziyor" diye konuştu.

Hollande ve Ruhani arasındaki karşılıklı paslaşma, Tahran ve Paris'in Suriye krizinin çözümü önünde dev bir engel oluşturan "Esat'ın gidip gitmeyeceği" konusunda hala derin görüş ayrılıklarının sürdüğünü gösterdi. Her iki lider kameraların önünde "diyaloğun önemine" dikkat çekerek görüş ayrılıklarını perdelemeye çalıştı. Ancak Paris, "Esat bir an evvel gitmeli" derken, Tahran Esat yönetiminin en büyük destekçisi olmaya devam ediyor. Paris, Suudi Arabistan ile son derece yakın ilişki yürütürken, Tahran, "IŞİD'in yaratıcısının Riyad yönetimi olduğunu" savunuyor.

Fransa, yeniden yaptırım istedi iddiası

Öte yandan, Le Figaro gazetesinin haberine göre, Elysee Sarayı'ndaki görüşmede Hollande, İran’la yapılan nükleer anlaşmaya uyulup uyulmadığını dikkatle izlemeye devam edeceklerini iletti. Ruhani ise, "Karşı tarafın da sözünü tutması şartıyla, biz sözümüzde duracağız" yanıtını verdi. Görüşmeden yalnızca birkaç saat önce, uluslararası haber ajansı AP, "isimsiz bir kaynağa dayandırdığı" haberinde, "Paris, balistik füze denemeleri nedeniyle İran'a yeni yaptırımların uygulanması için Avrupa Birliği’ne çağrı yaptı" denildi. Ancak taraflar bu bilgiyi doğrulamadı.

Protesto gösterileri

Ruhani Elysee Sarayı'nda Hollande ile görüşürken, İranlı muhalifler de Fransız Meclisi ve Dışişleri Bakanlığı'nın kesiştiği noktada protesto gösterileri düzenlediler. Ruhani'nin molla rejiminin bir temsilcisi olduğunu savunan binlerce İranlı muhalif, özellikle idam cezalarına karşı çıkarak, Ruhani döneminde 2 bin kişinin idam edildiğini belirtti. Paris'te merkezi bulunan Femen grubu da, İran'daki idamları protesto etmek için temsili infaz sahnesi sergileyerek Ruhani'yi protesto ettiler.

XS
SM
MD
LG