Erişilebilirlik

RTÜK’ten TRT’ye 1 Kasım Cezası Kapıda


TRT

TRT

1 Kasım Genel Seçimleri ile ilgili en önemli eleştirilerden birisi ulusal ve yaygın medyada muhalefet partilerine eşit görünürlük imkanı tanınmadığı yönünde iken; kamu yayıncılığı gerçekleştirmek ile sorumlu TRT’ye de eşitliğe aykırı yayın çizgisi nedeniyle RTÜK’ün cezai işlem kararı alacağı ortaya çıktı. RTÜK üyeleri Süleyman Demirkan ve Engin Öngel, TRT’ye kamu yayıncılığı ilkesine aykırı yayınları dolayısıyla ceza verilmesi hazırlığında bulunduklarını ifade etti.

1 Kasım’daki seçim atmosferini değerlendirmek ve gözlemlemek üzere AGİT Parlamenterler Asamblesi ve Avrupa Konseyi Parlamenterler Asamblesi üyeleri bugünlerde Türkiye’de. Uluslararası Gözlemciler Heyeti olarak Türkiye’deki seçimlere ilişkin rapor hazırlayacak parlamenterler, 1 Kasım arifesinde sivil toplum örgütleri, kamu kurum ve kuruluşları ile siyasi parti temsilcilerini dinledi.

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) üyeleri de, Türkiye’deki seçimler öncesindeki medya ortamı hakkında bilgi vermek üzere Uluslararası Gözlemciler Heyeti ile bir araya geldi. AKP kontenjanından RTÜK üyeliğine seçilmiş ve Kurul Başkan Yardımcısı İlker Ilgın da toplantıdaydı. Toplantıda özellikle devlet kuruluşu niteliği ve yasal mevzuat uyarınca kamu yayıncılığı yapmakla yükümlü TRT’nin durumu gündemdeydi.

RTÜK üyeleri, TRT’de özellikle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katıldığı, konuştuğu programları kesintisiz yayınlanmasıyla birlikte muhalefet partileri aleyhine bir tablo oluştuğunu vurguladı.

Demirkan: ‘YSK’nın açıkladığı ilkeler paspas ediliyor’

CHP kontenjanından RTÜK’e seçilmiş üye Süleyman Demirkan, Amerika’nın Sesi’ne yaptığı açıklamada, seçimler öncesinde kamuoyuna siyasi partiler hakkında medya aracılığıyla eşit, adil bilgilendirme yapılıp yapılmadığıyla ilgili özetle şu görüşlerini dile getirdi:

“Eşit bilgilendirme yapıldığı söyleyebilmek için saf, sersem, vicdansız, kulakları sağır, gözleri kör olmak gerekir. Elbette eşit, adil bir yayın ortamı söz konusu değil ülkemizde. YSK’nın açıkladığı RTÜK’ün internet sitesinde de yer alan yayın ilkeleri sürekli paspas ediliyor. Son olarak iki TV kuruluşuna da kayyum gerekçesiyle yapılan gasp olayı da otoriter ve faşist bir gidişatın çok somut örnekleri. Asla kabul edilemez. Askeri darbelerde örnekleri görülmeyen faşizan uygulamalarla karşı karşıyayız. Eşit, adil seçimler için en temel ayaklarından biri olan yayın adaletinden çok uzağındayız. Muhalefet partileri seslerini yok etmeye, çoğulcu sistemi yok etmeye yönelik adımlar atılıyor. Gözleri açık, kulakları açık tüm vatandaşlar bu gerçekleri görüyordur diye umut ediyorum. Umudumuz yine demokrasi ve hukuk temelinde yapılacak seçimlerde.”

Seçimlere ilişkin bu tablo karşısında Anayasa ve RTÜK’ün kendi yasası çerçevesinde yapması gerekenleri yerine getireceğini belirten Demirkan, ancak RTÜK’ün bir yargı kuruluşu olmadığını ve hukuk temelinde adım atacağını ifade etti.

RTÜK’ün uzmanlarıyla yayın denetçiliği yapan bir kamu otoritesi olduğunu da anımsatan Demirkan, kayyum kararıyla Koza-İpek Medya Grubu’na el konulması sürecinde RTÜK’ten hiçbir bilgi alınmadığını vurguladı. Demirkan, “RTÜK’e sorulmadan, bu yayın kuruluşları künyesi kimdir, geçmişteki yayınları nedir diye sorulmadan bu operasyon yapılıyor. Terörle ilişkisi var mıdır diye sorulmuyor. Yargı kararı deniliyor ancak siyaseten kurulmuş mahkeme yapısında tek hakim tarafından alınmış bir karardır. Bir savcı talep ediyor, bir hakim karar veriyor. Kayyum olarak atananlar da iktidar partisi militanları, yandaşları. Bunu kimse kabul etmez. İnsanım diyen her kimse bu haksızlığa karşı çıkar” diye konuştu.

Öngel: ‘Eşit, adil bir seçime gidilmedi’

HDP kontenjanından RTÜK’e seçilmiş üye Engin Öngel, ne yazık ki Türkiye’de eşit, adil bir seçime gidilmediğini söyledi. TRT başta olmak üzere hemen hemen bütün yayın kuruluşlarında eşit bir yayıncılık ilkesinin işletilmediğini gördüklerini belirten Öngel, “Bu durum, pek çok kanalın iktidara yakın çizgide olması, az sayıdaki muhalif kanalın ise son örneklerde olduğu gibi susturulmuş olması, susmayan medya kanallarının da bir takım baskılar altında kalması nedeniyle muhalefet, bu seçimlerde kendini ifade edecek kanalı çok fazla bulamadı” dedi.

TRT açısından bakıldığında tarafsız kamu yayıncısı olması gerekirken tamamiyle iktidar odaklı bir yayın kuruluşuna dönüştüğünün görüldüğünü belirten Öngel, seçim öncesindeki medya tablosunu şöyle ifade etti:

“Son 1 ay içerisindeki yayınlarında TRT’nin siyasi tartışmalarda davet ettiği konuk dağılımına bakıldığında AK Parti’yi temsilen 37 konuk alınırken; CHP, HDP ve MHP ile diğer partileri temsilen ise sıfır konuk alındığı görülüyor. Bu gerçekten demokrasi, basın özgürlüğü ve siyaset özgürlüğü açısından son derece vicdanları sızlatan bir durumdur. Ne yazık ki Türkiye’de de tek parti zihniyeti ve yönetimi, topluma dayatılıyor. Oysa bütün siyasi partilerin, bütün alternatif görüşlerin kendilerini topluma anlatabilme imkanının bulunması gerekiyor. Ama görüldüğü gibi iktidar baskısıyla bu pek mümkün olmadı.”

RTÜK’ün yayınlara ilişkin raporları değerlendirmeye devam ettiğini kaydeden Öngel, 7 Haziran sonrasında Kurul’da muhalefet lehine sayısal tablo değiştiği için TRT başta olmak üzere gerekli kararlar alınabildiğini söyledi. Öngel, 1 Kasım ertesinde RTÜK’ün özgür bir medya ortamı oluşmasını teşvik edeceğini de sözlerine ekledi.

XS
SM
MD
LG